PİYASAYA AKIL SIR ERMİYOR

Fransa’da Avrupa Birliği Anayasasına hayır oyu çıkmasında, Türkiye‘nin muhtemel üyeliği de etkili oldu… Bazı tahminler bu etkinin yüz içinde 14 olduğunu gösteriyor… Yani eğer Türkiye sorunu  olmasaydı Fransa halkı Anayasaya evet diyecekti.

Fransa, AB’nin çekirdek ülkesidir… Eğer Fransız  halkının  AB ile ilgili beklentileri olumsuz ise, Bu durum birliğin geleceğini olumsuz etkileyecektir. Siyasiler aksini söylese de Avrupa’da  halka rağmen hiçbir adım atamazsınız.. 

Zaten bu durum piyasalara da aynen yansıdı… Fransa‘daki referandumun doğal sonucu  olarak, ertesi gün, yani 30 mayısta Euro dolar karşısında yüzde yarım değer  kaybetti… Türkiye’de ise Euro YTL karşısında  yüzde bir değer kaybetti.

Yine aynı gün yani  dolar  Euro karşısında değer kazandığında    YTL karşısında  değer kaybetti.

 

Borsadaki  artışı da  dikkate alırsak, piyasalar Fransa’daki oylamayı  olumlu bir sonuç olarak değerlendirdi…

Fransa‘daki hayır oylarının önceden bilindiği ve bu etkinin endekse zaten  önceden yansıdığı düşünülebilir… Ancak kurlar için ne demek gerekir?

Öte yandan  borsa endeksinin artması ve YTL’nin değer kazanmasından, piyasaların AB’yi istemediği gibi bir sonuçta   çıkmaktadır.

Nereye çekersek çekelim, nasıl izah edersek edelim, piyasaların tepkisi normal değildir… O zamanda insanın aklına dört soru geliyor… 

–       Birisi, piyasalarda maniplasyon, özellikle Merkez Bankasının müdahalesi çok fazla mıdır?

–       İkincisi piyasalara, spekülasyon mu hakimdir? Gerçek tepki daha sonra mı ortaya çıkar?

–       Üçüncüsü ise, piyasalar artık hiç kırılgan değil mi? Örneğin dün Avrupa da birçok borsa ve hatta  Nasdag  değer kaybetti… Demek ki Türkiye’de  sermaye piyasası artık iç ve dış olaylara karşı daha az kırılgandır.

–       Ve son olarak, demek ki  Türkiye‘nin  AB’ye ihtiyacı yokmuş…

–       AB yolunun piyasaları olumlu etkilemesi lafta kalıyormuş… Zira yine kim ne derse desin, Fransa‘nın arkasından Hollanda‘da ki referandum ve Almanya’daki seçim, Türkiye’nin AB yolunu bir yıl öncesine göre çok çok zorlaştıracaktır.

AB’ye gerek olmadığına göre, IMF’ye de gerek olmazdı? Neden yeni standby yaptık?

Ben şahsen, iktisat mantığına uymayan gelişmelerden endişe duyarım… Kısa zamanda altından bir çapanoğlu çıkar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.