POLİTİKA VATANDAŞLIK GÖREVİDİR

Politika, teorinin, iyi niyetin, idealin, heyecanın,  hırsın ve kinin  en etkin ve en son  uygulama  alanıdır. Bu nedenle politika yapmak herkese uyar… Genç, ihtiyar, kadın, kız…

Ayrıca politikaya ne kadar çok ilgi duyarsak, bilinç düzeyimiz o kadar artar… Politik tercihlerimiz iktidara o kadar çok yansır… Bundan da tüm toplum fayda görür.

Aktif politika yapmanın  imkan ve zaman ayırmak  gibi maliyeti de var… Ancak   bu maliyetin daha yüksek oranda, refah olarak bize geri döneceğini de hesaplamamız gerekir…

Herkesin politikanın içinde olması  gerekir. Ancak doğrusu  politikayı toplum için yapmaktır. Bu söylediğimizin daha netleşmesi için ‘’Aktif politikayı kim neden  yapar?” sorusunu açmalıyız.

1)         Bazıları politikayı meslek haline getirmiştir… Bunlar  Profesyonel politikacılardır… Bu gibiler politika dışında iş yapamaz…  Örneğin Baykal dışında bildiğimiz çoğu siyasi parti liderleri böyledir… Baykal ise  politika dışında kaldığı zamanlarda   avukatlık yaparak  geçinmiştir.

 

2)               Politikanın teorisini yapanları, ülkenin sorunlarını yüksek sesle söyleyenleri, siyasi partiler ve kamu oyu ‘’Tribünlere oynamak’’la suçluyor… Bu gibiler baskı sonucu politikaya giriyorlar.

3)               Ekonomik-sosyal ve siyasi alanda, risklerin arttığı dönemlerde, bazı insanlar politika dışında kalmanın etik açıdan doğru olmadığını düşünüyor… Bu aynen savaş döneminde savaşa giren gönüllülere benzer.

Bu günlerde bu gibi sorunlar yoğunlaştı… Sokak terörü tırmandı… AB sürecinde sorun var… Irak ve Kıbrıs sorunu kaygı verecek boyuta ulaştı… İşsiz  sayısı daha çok artacak, zira büyüme yavaşlıyor… Güneydoğu sorunu var… ABD Türkiye‘yi şimdiye kadar olduğundan daha fazla baskı altında tutuyor… Globalleşme sürecinde her ülke kendi ekonomik çıkarını kolladığı halde, biz yüksek oranda cari açık vererek kan kaybediyoruz…

Ülkenin, toplumun ve ailenin geleceğinden endişe edenler bu tablo karşısında kayıtsız kalamıyor… Kayıtsız kalmak çoğu insanı rahatsız ediyor…

4)          1980 sonrası  gençler uzun süre politika dışında tutuldu… Gerçekte Üniversite gençliği sorunlarda daha bilinçli ve daha hızlı tepki vermek imkanına sahiptir… Bu nedenle hepimiz Üniversite öğrencilerinin sorumluluk alarak politikanın içinde olmalarını istiyoruz.  Atatürk’ün ülkeyi gençlere emanet etmesinin sosyo-politik gerekçeleri şimdilerde daha iyi ortaya çıkıyor.

5)               Çağdaşlaşma iddiamızda kadın önemli bir yere sahiptir… Bu iddiamızın gerçekleşmesi  kadınların ülke sorunlarına daha çok sahip olmaları ve politikada daha çok söz sahibi olmaları ile mümkündür.

6)      Politikaya ilgi duymayanlar, vatandaşlık görevini ihmal etmiş olmaktadır… Bu aynı zamanda suskun çoğunluk demektir… Bu çoğunluk politikaya ilgi duymadığında demokratik haklarını, militanların, radikal düşünenlerin, kötü niyetlilerin eline bırakmış olmaktadır… Bu bilinç son dönemlerde gelişti… Ve insanlar politikaya daha çok ilgi duymaya başladılar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir