ÖZEL SEKTÖR ZORA GİRDİ

Kur artışının, enflasyon, üretim daralması ve işsizlik gibi makro etkileri kaçınılmaz olacaktır. Ancak kısa vadede özel firmalar açsından da önemli bir risk yaratmıştır.  

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2016 Ağustos dönemi verilerine göre, Finansal kesim dışındaki firmaların bu sene Ağustos ayı olarak net döviz pozisyon açığı 210,5 milyar dolara yükseldi. Geçen sene Eylül ayında 182,1 milyar dolardı. Yani özel sektör firmalarının döviz pozisyon açığı 11 ayda 28,4 milyar dolar arttı.

  

Özel sektör bu 11 ayda yurt dışından 14,8 milyar dolar yeni borç aldı.
Bu borçların bir kısmının yurt dışında tuttukları kendi paraları olma ihtimali de var.

Özel sektörün ithalat borçları da 28,3 milyar dolardan 31,7 milyar dolara yükseldi. İthalat borçlarının tamamına yakınının vadesi bir yıl ve daha kısa vadelidir. Kur artmadan önce diyelim ki 2.90 kurdan aramalı ve hammadde ithal etmiş ve bunu üretimde kullanmış ve hatta satmış bir sanayici, şimdi bu borcunu 3.40’tan ödeyecektir. Yani kazandığından daha büyük bir maliyet altına girmiştir.  

ÖZEL SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYON AÇIĞI 210,5 MİLYAR DOLAR  

 

Özel sektör 210.5 milyar dolar olan net döviz pozisyon açığı nedeniyle, dolar 3 liradan 3.40 olduğunda, Türk lirası olarak, 84 milyar 200 milyon liralık ilave bir yük altına girmiş oluyor.   

Bu şartlarda özel sektörün dışarıdan borçlanması da daha pahalı olacaktır. Daha yüksek faizle ancak yeni dış borç bulacaktır. 

Bu gün yaşamakta olduğumuz ekonomik sorunlar, üretimde gerileme,  düşük büyüme, işsizlik ve gelir dağılımında bozulma, Türkiye’nin 1994, 2001 yaşadığı finansal krizlerinden daha farklıdır. Finansal krizlerin etkisi çarpıcı oldu ve fakat saman köpüğü gibi geldi, geçti… Finansal krizler Reel sektörü vurmadı.  Kriz yıllarında eksi büyüme yaşadık. Ertesi yıl tekrar yüksek büyüme oldu.  

Bu günkü sorunlar daha ağırdır. Etkisi yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Ancak daha uzun ve daha yıkıcı oluyor. Ekonomiyi kanser gibi içten kemiriyor.  

Finansal krizlerden kurtulmak için şok önlemler ve kısa vadeli tedbirler almak yetiyor. Söz gelimi 1994 krizinde 5 Nisan kararları alındı… 2001 yılında 3 yıllık ‘’Güçlü Ekonomiye Geçiş ‘’ programı uygulandı. Ancak bu gün yaşamakta olduğumuz ekonomik sorunlar için kısa vadeli önlemler yeterli olmaz. Aynı zamanda uzun ve orta vadeli planlama yapmak gerekir. Dahası ekonomiyi olumsuz etkileyen siyasi sorunları da çözmek gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir