Otokrasi Yolsuzluğu Besliyor

Lübnan, ağır bir ekonomik kriz yaşıyor. Lübnan Dinarı sürekli değer kaybediyor. Bir dolar 1 527,84 Lübnan Dinarı oldu. Evlere günde bir-iki saat ancak elektrik ve su verilebiliyor. Lübnanlılar yurt dışına göç kuyruğuna girdi.  Ama öte yandan ; Pandora Papers belgelerinde Lübnan Başbakanı Necip Mikati’ nin de vergi cennetine para kaçırdığı belirtiliyor.

Lübnan’da cemaatçi toplum kurgusu, güçlü bir Lübnan kimliğinin oluşmasını engelledi. Demokrasi oturmadı.

Pandore Papers ‘te , İngiltere eski Başbakanı da var. Ancak  açıklanan yüksek meblağlar demokrasinin olmadığı dikta rejimlere aittir.Bunlar arasında  Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve ailesi , Ürdün Kralı Malibu, Kenya Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta, Pakistan Başbakanı Imran Khan’ın kabine bakanları ve aileleri yer alıyor.

Dünyada yolsuzluk demokrasinin olmadığı dikta rejimlerde daha fazla  yeşerir. Çünkü halkın siyasi tercihler yoluyla ve meclisin denetimi yoktur.

Ne var ki ; Dünyada yolsuzluk sonuçlarına bakarsak; özellikle devleti kendi malı gibi kullananlardan hiç birisi cezasız kalmamıştır. Eski adı Zaire, şimdiki Kongo Demokratik Cumhuriyetinde Diktatör Mabutu 1965 yılından 1997 yılına kadar iktidarda kaldı. Mabutu  1997 yılında önce Togo oradan da Fasa sınır dışı edildi.  Kendisini ve beraberindekilerin ülkenin yeraltı zenginliklerinden 10 milyar doların üstünde kişisel servet edindikleri açıklandı. İç harbinde etkisi olmakla birlikte, yolsuzluklar son 20 yılda ülkede büyüme ortalama yılda yüzde 2.1 oranında küçüldü.

Hüsnü Mubarek; 2011 yılında kendisi ve oğulları tutuklandığında, iki oğlunun İsviçre bankalarında 34 milyar doları olduğu anlaşıldı. Amerika’nın Sesi Radyosu Hüsnü Mübarek ve ailesinin 70 milyar dolar malvarlığı olduğunu açıklandı.

Arap Baharı ile devrilen Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali ve ailesi 23 yıl boyunca Tunus’u demir yumrukla idare etti. 15 Milyar dolar serveti sorgulandı.

Kaddafi’nin Kanada’da 2.4 milyar doları, Avusturya’da 1.7 milyar doları, İngiltere’de 1 milyar doları ilgili devletler tarafından donduruldu. Yemen’i 30 yıl boyunca yöneten Saleh’ in, 32 milyar doları olduğu öne sürüldü.

Yolsuzluk alanında uygulamada ve yabancı menşeli raporlarda, Türkiye ile ilgili tenkitler var.

Türkiye de  Sayıştay 2018 yılı Raporu basında yer aldı. Bu raporda; kamuda Hizmet dışında kullanılmak üzere yabancı menşeli araçlar kiralandı; belediyelere ait yerler ihalesiz verildi; Yardım yapılan Dernek ve vakıfların faaliyetlerine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmedi; Bazı karayolu ihalelerinde devlet zarara uğratıldı; Maliye’de ‘iç kontrol’ yapılmadı, Özel hastanelerde hasta ya da yıllık izinde gözüken doktorlar ameliyat yaptı ve  bu işlemler  Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) fatura edildi.’’ deniliyor. 

Avrupa Birliği Raporlarında,  2002 yılında  AB’ ye uyum gerekçesiyle çıkarılan Kamu ihale kanununun, 2019 yılına kadar 50’si kanun ve gerisi kararname olmak üzere  186 kez değiştiği  tenkit edildi. Şubat 2019 ayındaki Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi’nde Türkiye raporunda Türkiye’de yolsuzluğun birçok alanda yaygın olduğu vurgulandı ve bir önceki raporda yer alan uyarılar hatırlatıldı.

2019 Nisan sonunda; OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) yabancı kamu görevlilerine rüşvet konusunda; “Türkiye’nin sürekli olarak OECD Rüşvetle Mücadele Sözleşmesinde belirtilen kilit hususlara uymaması ve yurtdışı rüşvetle mücadele kanunlarını uygulamaması nedeniyle ve Ekim 2019’a kadar   herhangi somut adım atılmaması durumunda  Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu 2020 yılında Ankara’ya üst düzey bir heyet gönderecektir.” şeklinde  uyardı.

Türkiye de en önemli sorun, siyasi iktidarların  seçimlerde devlet  kaynaklarını, kamuya ait  taşıtları ve  bütçe kaynaklarını iktidar partisi için  kullanmasıdır.  Cumhurbaşkanının aynı zamanda iktidar partisi genel başkanı olması ve seçime girmesi demokrasiye sığacak bir tasarruf olamaz. Ayrıca  tüm bakanlar iktidar partisi lehine  seçim çalışması yapmaktadır.  Bu sorun  bu güne kadar  hem diğer partilere  karşı haksız rekabet oluşturmuş, hem kamu kaynaklarının çarçur edilmesine yol açmıştır. Kaynak kullanımında etkinliğin düşmesine neden olmuştur. Sonuçta  kamu hizmetlerini  aksatmıştır.  Ekonomide ortalama verimliliği düşürmüştür.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir