NİSAN AYINDA KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ?

Gelişmiş ekonomilerde , faiz ile fiziki  yatırım gelirleri arasında birkaç puan fark olur.  Bu fark , tasarrufları yönlendirmeye yeter. Eğer enflasyonist bir gidiş varsa , fiziki yatırımların azalması ve aynı zamanda tüketimin azalması için , reel faizler birkaç puan artırılır. Böylece enflasyon önlenmiş olur.

 

Faizler yüksek iken , tüketim eğilimi düşer.. Çünkü tüketimin maliyeti artmış olur. Tüketim eğilimindeki düşme toplam talebin azalmasına neden olur. Fiziki yatırımlar azalınca da istihdam azalır.. Ekonomide daralma olur.

 

 

 

Bizde ise , bu hareketler spekülatif bir biçimde ortaya çıkıyor.

Örneğin , geçen sene Nisan ayında Borsanın bir yıllık reel kazancı yüzde 71 iken , bu sene aynı dönemde bir yıllık  kazanç eksi 4.99 oldu.

 

Aynı borsanın peş peşe iki yıllık reel getirisi arasında  76  puan fark var.. İşte bu istikrarsızlıktır.  Zira dalgalanma üç- beş puanla sınırlıdır.. Bu farkın adı , ‘’ Ekonomik İstikrarsızlıktır. ‘’

 

Yabancının Türkiye’ye gelmesinin nedeni de istikrar değil , 2006 nisanında ortaya çıkmış olan yüzde 70 Fahiş reel kazançtır. Bu reel kazanç beklentisidir.

 

Aşağıdaki tabloda TÜİK ‘in Nisan ayında ve nisandan nisana son bir yıl içinde  tasarruf araçlarının reel getirisi , yani enflasyonun etkisi giderildikten sonraki gelir , gösterilmiştir.

 

YTL DEĞER KAZANMAYA DEVAM ETTİ.

 

Nisan ayında en çok zararı dolar getirdi.. Dolar yabancı paralar karşısında da değer kaybetti.. Euro ise değer kazandı.. Ancak bizde her ikisi de YTL karşısında değer kaybetti. Euro dolara göre biraz daha az değer kaybetti.

 

Özet olarak , hem nisan ayında hem de nisandan nisana son bir

yılda döviz kurları düşük kaldı .. YTL son dört yılda olduğu gibi bu sene de değer kazandı.

 

 

REEL GETİRİ (YÜZDE )

 

NİSAN AYI

SON BİR YIL

MEVDUAT FAİZİ

0.17

3.14

BORSA

8.59

-4.99

DOLAR

-4.55

-7.97

EURO

-2.68

1.34

ALTIN (KÜLÇE)

-0,70

-0,47

 

 

 

 

YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİSİ ( TÜFEYE GÖRE) 

 

Döviz bir tasarruf aracı  değildir.. Buna rağmen bizde YTL ‘ye olan güven eksikliği , döviz de bir yatırım aracı yapmıştır .. Ve İşin ilginç yanı , döviz kurları düştükçe halkın dövize olan talebi  artıyor. Geçen sene nisan ayında toplam döviz mevduat  hesabı  80.2 milyar dolar iken bu sene nisan ayında 103.9 milyar dolara yükseldi.. Bir yıl içinde 22.7 milyar dolar arttı.

 

Bir yandan döviz  kurları düşerken , diğer yandan halkın daha çok döviz satın alması , devalüasyon beklentisi olduğunu  gösteriyor.  

 

BİR  YILLIK MEVDUATIN FAİZİ DÜŞÜK KALDI.

 

Mevduat faizinin reel getirisi yüksek olmadı.. Bunun nedeni faizlerin geçen sene hazirandan sonra artmış olmasıdır.. Hazirandan önce faizler daha düşüktü.. Mayıs- haziran dalgalanmasından sonra MB gecelik faizleri 4 puan artırdı.

 

Altının rel getirisi ise , hem aylık hem de yıllık bazda eksi oldu. Yıllık bazda altın fiyatları başa baş geldi denilebilir.. Reel kayıp yüzde 0. 47 oldu. 

 

Geçen sene nisan ayında altının bir yıllık reel getirisi , yüzde 29 olmuştu.

 

Altın , 1970 ve 1974 petrol krizlerinden sonra dünya da güvenilir bir yatırım aracı olmaktan çıktı. O kadar ki , 1970 yılına kadar onsu 35 dolar olan altının bu fiyatı 1974 te  400 dolara , on beş yıl sonra bir ara 800 dolara çıktı.. Dört- beş yıl  öncesinde  300  dolar dolayında olan altının bu günkü fiyatı  675 dolardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir