İĞNEDEN İPLİĞE HERŞEYİMİZ ÇİN İŞİ…

2015 yılında Dünya ekonomisini, en fazla etkileyen ekonomik gelişmeler:

ABD Merkez Bankası ( FED) in faiz artırması,

Çin ekonomisinde yavaşlama,

Emtia fiyatlarında düşüş,

Avrupa Merkez Bankası (ECB)  düşük enflasyonla mücadele için aldığı politika önlemleri, oldu.  

 

 

Çin ekonomisindeki yavaşlama bütün dünyayı etkiliyor. Zira Dünya dış ticaretinde Çin önemli bir yere sahiptir. En büyük partneri ABD’ dir. İkinci sırada Japonya geliyor. Çin Dünya’nın en önemli emtia ithalatçısıdır. Bu nedenle Çin ekonomisinde yavaşlama, ithalatçı ülkeleri de etkiler.

Aslında, 2015 ve 2016 yılında Çin’deki büyüme yine dünya ortalamasının üstündedir. Ancak yüzde 10’lar düzeyinde büyümeye göre oluşmuş Çin ithalat talebi, yüzde 6’ya gerileyen bir büyüme sonucu azalacaktır. 

Türkiye Çin ile olan dış ticaretinden dolayı yüksek oranda dış açık veriyor. 2014 yılında Çin’den 25 milyar dolarlık ithalat yaptık, buna karşılık 3 milyar dolarlık ihracat yaptık ve 22 milyar dolar dış ticaret açığı verdik. Aynı yıl Çin’den yaptığımız ithalat, Toplam ithalatımızın yüzde 10.3’ü kadar oldu. Dünyada Türkiye Çinin ihracat yaptığı ülkeler arasında büyüklük olarak sekizinci sıradadır. Buna karşılık toplam ihracatımızın yüzde 1.8’ini Çin’e yapıyoruz.  (Aşağıdaki tablo )

 

Türkiye Çin’den, iğneden ipliğe her şey alıyor.   Hazır eşya ve hammadde ithal ediyor. Sırasıyla, Bilgi işlem makineleri, elektrikli cihazlar, pamuk, iplik, aydınlatma cihazları, çanta v.b.  ithal ediyor.

Bir ev hanımından dinledim…  Söyledikleri aynen şöyle :‘’ Önceleri kullandığımız daha kısa ve sağlam toplu iğneleri pazarda bulamadık. Tahtakale’de olur dediler… Tahtakale esnafı da artık Çin malı dışında toplu iğne satılmıyor, dedi. Çin malı toplu iğneler de tel gibi eğiliyor. ‘’

Türkiye pamuk üreticisi bir ülkeydi. Şimdi Pamuğu da Çin’den alıyor. Tekstil için on yıl öncesine kadar iplik üretirdik. Artık ipliği de Çin’den alıyoruz. 

 

Dışa ve Çine bağlanmamızın temel nedeni, dalgalı kur politikası sonucu giren Sıcak para baskısı ve MB yanlış kur politikası ile 2013 yılına kadar kurların düşük kalmasıdır. Bu gün kur arttı, ancak Çin malı yine de dünya fiyatlarına göre ucuzdur. Ancak kalitesi en kötü maldır. Ayrıca da Kapadığımız fabrikaları, ekonomide kırılganlık, dış borç ve jeopolitik riskler nedeniyle yeniden açamıyoruz.    

Çinin daralması ve Yuan’ın değer kazanması bizi, özellikle aramalı ve hammadde konusunda önlem almaya zorlayabilir ve iyi de olur.

Çin’de sosyalist piyasa ekonomisi uygulanıyor. Yüksek düzeyde Merkezi Planlama var. Makul düzeyde de denilse, piyasa devlet tarafından kontrol ediliyor. Yabancı sermaye çekmek için Serbest bölgeler var. Çin devlet Bankaları ve özel bankalar Çin Merkez Bankası kontrolündedir. Borsalar da devlet kontrol ve müdahalesi altındadır. 

Ayrıca Çin’de dış borç balonu var. 2014 verilerine göre Çin’ de yalnızca devletin dış borcu 4.7 trilyon dolardır.  

Siyasi alanda demokrasi yoktur. İktidara ülkenin tek siyasi partisi olan Komünist parti hakimdir.  

Piyasa ekonomisinde mülkiyet ve tam rekabet kuralları, insanlık tarihi kadar eskidir.  Küresel ekonomide herkes oyunu kuralına göre oynamak zorundadır.  Çin, rekabetinde kontrol edildiği bir ekonomiyi ne kadar sürdürebilir. ? Bu soru bizzat dünya ekonomisini olumsuz etkileyen önemli bir sorudur. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir