Neden Borç – Harç İçindeyiz ?

Bir banka genel Müdürü , kredi kartları mağdurları için ‘’ Bunlar hayatını idame ettirmek için kartla harcama yapanlardır ‘’ diyordu. Denize düşen yılana sarılır… Aç kalan kredi kartına sarılır.

Gecikme faizinin fahiş oranlarda olması da eklenince , Türkiye’de  de sık sık kredi kartı mağdurları gündemi oluşuyor.

Bu günkü durumda , toplam krediler içinde takibe düşen kredi oranı yüzde 4.49 iken Bireysel kredi kartlarında bu oran yüzde 6.13’tür.

Halkın geliri azalıyor , borcu artıyor …

1.Türkiye son onbir yıldır  dolar cinsinden orta gelir tuzağına düştü. Kur hareketleri  dolar cinsinden fert başına gelir hesabında etkilidir. Bununla  birlikte Türkiye de Dolarizasyon olduğu için ,dolar cinsinden kişi başına gelir  ,servet etkisi yapıyor ve toplam talebi  etkiliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2018 yılında  kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) 9 bin 632 dolar oldu. Oysaki 11 yıl önce  2007 yılında daha yüksek Fert başına GSYH  9 bin 656 dolar idi. On bir dolar cinsinden  ortalama fert başına gelir on bin doların altında veya üstünde seyrediyor.

2. 4.5 milyon Suriyeli ,halkın ekmeğine ortak oldu. Halkın aşını ve işini elinden aldı. Yetkililer Suriyeliler için ortalama 35 milyar dolar harcandığını açıklıyor.

3. İşsiz sayısı hızla arttı. İşsizlikte en doğru gösterge , iş aramayıp ta çalışmaya hazır olanların da katıldığı ‘’Fiilli İşsiz Sayısı ve Fiili işsizlik Oranı ‘’dır. En son TÜİK’in açıkladığı Nisan  ayı işgücü istatistiklerine göre ,  fiili işsiz sayısı 6 milyon 487 bin  ve Filli işsizlik oranı ‘da yüzde 18.7 dir .

4. İşçi ve memura maaş ve ücret düzeltmesi yıllık TÜFE’ye göre veriliyor. Gerçekte ise Mutfak enflasyonu TÜFE’den her zaman yüksek çıkıyor. Dahası fark sonradan veriliyor. Farkın enflasyonu kadar işçi ve memurun satın alma gücü düşüyor. Yine geçmiş yıllardan büyüme farkı da tam verilmedi. İşçi ve memur nispi olarak yoksullaştı.

5. Halk boğazından kesti. TÜİK’in Türkiye’de gelir gruplarının toplam gıda harcamalarındaki payını açıkladı. En fakir yüzde 20 yi oluşturan 14.6 milyon nüfusun  toplam gıda harcamaları içindeki payı yüzde 12.9’dur. Buna  karşılık en zengin yüzde 20’yi oluşturan 14.6 milyon nüfusun toplam gıda harcamaları içindeki payı yüzde 27.8’dir.

6.Yine TÜİK , hane halkının ortalama aylık tüketim harcamalarını açıkladı. Aşağıdaki tabloda yer alan verilere bakarsak , Türkiye harcama ortalamasına göre ,AGİ dahil 2020 lira aylık asgari ücret alanların geliri gıda ve konut -kirasına  bile yetmiyor.

HANE HALKI VE FERT BAŞINA ORTALAMA HARCAMA (2018-TL  )
HANE HALKI FERT BAŞINA
TOPLAM TÜKETİM HARCAMASI 4.448 2.181
GIDA 900 442
KONUT KİRA 1052 516
ULAŞTIRMA 813 399

7.Türkiye 2003 yılı ile 2018 yılı sonuna kadar geçen 16 yılda 575 milyar dolar cari açık verdi. Cari açık yurt dışına kaynak transferi demektir. Bu cari açık içinde dış borç faizleri de var. Bu faizler de artarak devam ediyor.

8.Son veriler şunu gösteriyor : Büyüme olsa da ,artan gelir toplumun kabul edebileceği bir adalet içinde dağılmıyor. Son on yılda bazıları çok zengin oldu, bazıları daha çok  yoksullaştı. Kaldı ki GSYH da küçülüyor. İşsiz ve  Fakir sayısı artacak demektir.

Elbette bu sonuç Türkiye’nin kaderi değil. Bu durumdan kurtulmak için önce niyet , sonra ciddi bir istikrar programı gerekir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir