Merkez Bankasından Umut Yok

Merkez Bankasının Eylül enflasyonunu açıklaması ve Merkez bankası başkanının Meclis bütçe ve plan komisyonunda sunumunda, çözüm yolu hem muğlak hem de yetersiz kaldı.

Aslında, herkes Merkez Bankasının enflasyonu artıran nedenleri sıralamasını değil, enflasyonun nasıl çözüleceğinin politikalarını ve şifrelerini bekliyor.

MB enflasyonu;

1- Elektrik, doğalgaz ve petrol fiyatlarının artmasına bağlıyor.

Elektrik dağıtımını özel sektöre bu günkü hükümet verdi. Halkın refahını önemseyen ülkelerde, elektrik ve doğalgaz fiyatları sübvansiyonludur. Sübvansiyonlu fiyatlarla hem üretim maliyetleri düşer, hem de fakir fukara karanlıktan ve soğuktan kurtulur?

MB ekonomi yönetiminin bir parçasıdır. Şikayet etmek yerine, hükümeti neden uyarmadı?

Dahası dünyada petrol fiyatları artınca, bütün petrol ithal edene ülkeler etkilenir. Ama bu ülkelerde enflasyon yoktur. Çin’de petrol ithal ediyor ve fakat enflasyon binde 2 ‘dir.

2- Yine MB başkanı enflasyonun bir başka nedeni olarak vergi artışlarını görüyor. Vergi artışlarının enflasyon yarattığı doğrudur. Ama ekonomi yönetimi bir bütündür. Şikayet etmek yerine, eğer hükümet bütçeden şatafat harcamalarını, popülist harcamaları kaldırmak yerine vergileri artırırsa ben TL’ yi koruyamam demedi?

Dahası eğer MB başkanı bu nedenle yasada yazılı olduğu gibi TL’ yi koruyamıyorsa, neden orda duruyor?

3- MB başkanı Kur artışının da enflasyon yarattığını söyledi. Kur artışını faizleri tek haneye indirerek bizzat MB yarattı. Şimdi de gösterge faizi ile Eylül enflasyonu arasında 31,53 puan fark var. Gösterge faizine göre Reel faiz oranı eksi 19,5 tir.

MB eksi reel faize devam ederse kurlarda artar. MB kendi yanlışını açıklamak yerine reel faiz politikasına geçmelidir. Üstelik bu günkü güven sorunu nedeni ile reel faiz birkaç puan değil, en az beş puan olmalıdır. Tasarruf sahibi ancak o zaman bu reel faizi TL ‘ye yatırım yapmak için riske girmeye değer görecektir.

4- En fazla rahatsız olduğum; BM’ nın ‘’ücret artışları enflasyon yarattı’’ şeklindeki ezberidir.

Teorik olarak enflasyon arz- talep dengesinin bozulmasıdır. Eğer ücretlerde enflasyonun üstünde bir reel artış olursa, fiyatlar genel seviyesi kısa dönemde artar ve fakat reel ücret artışı emek verimliliğini artırır, üretim artar, arz artar ve arz- talep dengeye gelir. Fiyat artışı devam etmez.

Bizde ücretlerde hiçbir zaman reel artış olmadı. Bunu GSYH verilerinden de görüyoruz. 2017 yılı ilk çeyreğinde Ücretlerin milli gelirden aldığı pay yüzde 39 iken, 2023  II çeyreğinde yüzde 34,3’ e  geriledi. Başkanlık sisteminin ekonomide kötü yönetimin bir tahribatı da budur.

Öte yandan; Türkiye de ücret artışları, TÜFE’ ye göre yapılıyor. TÜFE’ nin düşük ilan edildiğini hepimiz biliyoruz. Ücretlilerin harcama sepetinde gıda’nın payı TÜİK’in ilan ettiği paydan daha yüksek çıkıyor. Bunu da TÜİK verileri söylüyor. O zaman enflasyonu altında ücret artışı , neden enflasyona neden olsun ?

Merkez Bankasının ve ekonomi yönetiminin bu günkü anlayışı ile ekonomide tahribat devam edecektir.

Seyahatim nedeni ile pazartesine kadar yazıma ara vereceğim. Salı günü tekrar görüşmek dileğimle.

 

One thought on “Merkez Bankasından Umut Yok

  1. MB başkanı Gaye Erkan ve Mehmet Şimşek Türkiye’nin küresel tefecilere olan toplam 475 milyar dolar borcunun ödenmesini garanti etmeye geldi. Bu yeni bir duyun-u umumiye dönemidir. Bunlardan ekonomiyi düze çıkartmalarını beklemek, güneşin batıdan doğmasını beklemek gibi bir şeydir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir