MERKEZ BANKASI YÜRÜMÜYOR

Merkez Bankası Kanunu’nda, “Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır… Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler.” deniliyor. Merkez Bankası Yasası’nda, bankaya reel kuru gözetme yetkisi verilmemiştir. Bu nedenle de “Bizim döviz kuruyla ilgili bir hedefimiz yok” diyor. Bunun tersi, MB sık, sık “bizim hedefimiz enflasyondur” diyor.

 

Ne var ki, enflasyonda da başarısızdır… Başarısızlığının iki nedeni var…

Birisi, Merkez Bankası bağımsızlığını koruyamadı. Özellikle faiz konusunda siyasi iktidarın güdümü altında kaldı. Bu güne kadar MB enflasyon hedefi tutmadı. MB’na karşı güvensizlik oluştu.  Bunun içindir ki 2015 TÜFE oranı, beklenenin üstünde gerçekleşti.  

 

 

 

 

 

İkincisi, enflasyona yanlış teşhis konulmuştur. Zira 2004 yılından beri 11 yıldır TÜFE oranları yaklaşık yüzde 10 dolayında çıkıyor. Bu demektir ki Enflasyon kronikleşti. Kronik enflasyonu yapısal sorunlar yaratır. Söz gelimi piyasada oligopol yapılar var. Piyasaya spekülasyon hakimdir.  İstanbul’da meyve ve sebzenin Antalya’daki üreticinin eline geçen fiyattan dört – beş katı fazla fiyata satılması başka türlü izah edilemez.  

Yine piyasada monopolleşme var. Banka ve kredi kartları faizlerinin 21 banka tarafından, MB belirlediği azami faiz oranından üstünden almaları, rekabetin olmadığını ve monopolleşme olduğunu gösteriyor.

Devlette bürokrasinin artması ve devletten iş çıkmıyor olması, kamu harcamalarının verimsiz kullanılması da, verimliğin düşmesine ve maliyet artışlarına neden oluyor.

Kronik enflasyon para politikası ile çözülmez. Yapısal çözümler de siyasi iktidarın işine gelmiyor. Zira bu çözümler orta ve uzun zamanda sonuç veriyor ve siyasi külfetler getiriyor.

Maalesef, Merkez Bankası 2012 öncesi yıllarda uzun süre enflasyonla mücadele etmek için sıcak parayı da fırsat bilerek döviz kurları üstünde baskı kurdu. Söz gelimi Kur artınca daha fazla müdahale etti. Kurlar düşünce fazla müdahale etmedi. O kadar ki’’ bir TL bir dolar olur mu ‘’diye konuşulmaya başlandı. Sonuçta, ithalata bağımlı üretim yapısı oluştu ve cari açık oluştu.

 
2012 sonrasında, yabancı sermaye girişi ve sıcak para girişi azalınca, bu defa kurlar artmaya başladı. Özellikle son iki yıldır bizde dolar kuru dünya ortalamasından daha hızlı artıyor. 2015 Şubat ayında MB TÜFE bazlı reel kur endeksi 108,34 idi… Yani TL yüzde 8.34 oranında daha değerli idi. Dün itibariyle, aynı endeks 87.41 oldu. Yani bu defa Döviz kuru TL karşısında yüzde 12.59 oranında daha değerli oldu. Bir yılda reel kur endeksi 20.93 puan değişti. (Aşağıdaki tablo )

 

Kurların hızlı artması, üretim maliyetlerini artırıyor. Enflasyona yansıyor. MB kurları kısmen frenlemek için yine faiz artırmıyor.

Bunları dikkate alarak, Merkez Bankası Kanunu’nu, MB bağımsızlığına daha fazla güvence getirecek şekilde ve aynı zamanda reel k uru gözetecek şekilde yeniden düzenlememiz gerekmektedir.  Paralel olarak ta Dalgalı kur sistemine daha disiplini bir yapı kazandırmak gerekir.

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir