LAİK DEVLETİ KİMLER İSTEMEZ?

Halkın ve siyasi partilerin darbe teşebbüsü karşısında birlik içinde olması Suriye sorunu ve Terör sorununun muhtemel olumsuz etkilerini hafifletti… Siyasi, sosyal ve ekonomik istikrar için altyapı oluşturdu.

Ne var ki, bazı kötü niyetli insanlar dolaylı yoldan Atatürk ve Laiklik tartışması yaratmak istiyorlar. Türkiye’nin laik düzeni istikrarın devamı için tartışılmaz bir niteliktedir.

İnsan karakterinde, Mülkiyet ve özgürlük, temel ögelerdir. Demokratik bir ülkede radikal düşünceler de tartışılmalı. Ancak Dünyanın yaşadığı ve özel Mülkiyetin olmadığı 70 yıllık Sovyetler tecrübesi, Mülkiyet hakkının ne kadar kutsal bir hak olduğunu gösterdi.

Özgürlüğe gelince, dünyada özgür ülkelerin sayısı da artıyor.

 

 

Laik olmayan bir devlet düzeninde Mülkiyet ve özgürlük hakları ya yoktur yada kısıtlanmıştır. Zira devletin laik olmadığı ülkelerde toplumsal kaynaklar dinsel amaçlı kullanılmakta veya kral veya diktatörlere gitmektedir.

Aslında Laik devlet düzeninde, dinsel özgürlükler de garanti edilmiştir… Kamusal fonların tek bir din veya mezhep için kullanılması engellenmiştir… Eğitim sitemi dinsel anlayışlardan bağımsızdır. Dinin ve inançların siyasi bir araç olarak kullanılması ve dinin siyasi arenanın dışında tutulması yasalarla garanti edilmiştir.   

Genel prensipleri böyle olmakla birlikte, biz dahil dünyada lâik olarak tanımlanan ülkelerde uygulamada farklı yorumlar ve eleştiriler yapılmıştır.  

Dünyada Maldivler gibi küçük bazı devletler hariç, laik olmayan 18 devlet var… Bunların 17’si İslam ülkesidir…

Laik olmayan devletlerde hem özgürlük yoktur, hem de fert başına GSYH da düşüktür. Suudiler ve Birleşik Arap emirliklerinde fert başına ortalama GSYH daha yüksektir. Ancak bu ülkelerde de özellikle petrol gelirleri birkaç aileye gidiyor. Halkın geliri düşüktür.

Dini siyasette kullanan siyasi partilere izin veren veya bunlara imkan tanıyan ülkeler sonunda şerait devletine dönüşüyor. Daha önce laik devletler olan Pakistan, Bangladeş, İran, Irak ve Madagaskar şimdi laik değiller.

Özet olarak, Dine dayalı bir devlet düzeni bizzat dine de zarar veriyor. Bundan tek yarar sağlayanlar, diktatörler ve krallar oluyor.

Türkiye olarak en fazla dikkat etmemiz gereken dini siyasetten uzak tutarak, hem dinin kutsallığını korumak, hem de laikliği sürdürmek olmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir