Laik Devlet Demokrasinin de Güvencesidir

Türkiye kısmen de olsa Demokrasiyi yaşadı. Devrimleri yaşadı. Kurtuluş savaşı , savaşla sınırlı kalmadı. Atatürk döneminde halk devrimleri kucağında buldu. Bedel ödemedi. Bedel ödemediyi içinde zaman zaman devrimleri savunmakta zayıf  kalıyor.  Bunların başında Laik devlet gelir. Ne var ki bu toplum bir defa laikliği yaşadıktan sonra ,  kolay kolay vazgeçemez. Bu nedenle Türkiye ‘de Laiklik karşıtı kesim , siyasal islam anlayışında olanlarla sınırlıdır.

Kadir Has Üniversitesinin ‘’Türkiye Eğilimleri Araştırması -2020 ‘’ anketine katılanlardan ;

  • Yüzde 25,7’si Muhafazakar ,
  • Yüzde 22,0’si Milliyetçi ,
  • Yüzde 13,9’u sosyal Demokrat ,
  • Yüzde 8,9’ u ise  kendilerini siyasi İslamcı olarak görüyor.

Muhafazkar kesimin bir  kısmı Ak partiye oy verebilir , ancak  laiklik kon usunda taviz vereceklerini sanmıyorum. Rahmeti Demirel Muhafazakardı ve fakat Laikliği en fazla kendisi savunurdu.

Aslında 2016 yılında da  ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi, İslamiyet’in siyaset ve yargıda yer almasının Müslümanların yaşadığı ülkelerde nasıl karşılandığını araştırmıştı.  Bu araştırmaya göre Pakistan , Ürdün ; Malezya gibi ülkelerde Laiklik karşıtı olanların oranı daha yüksek iken , T Türkiye’nin Seküler eğilimde olduğu sonucu çıkmıştı.

Araştırmaya göre ;

  • Yasalarda Kuran’ın sıkı bir şekilde kaynak alınmasını isteyen Türklerin oranı yüzde 13,
  • Dinin siyaset ve yargıda hiçbir etkisi olmaması gerektiğini savunanların oranı yüzde 36,
  • Kuran’ın kuralları ve prensiplerinin dikkate alınmasını, ancak yasalara doğrudan etkisi olmaması gerektiğini savunanların oranı ise yüzde 38 çıkmıştı.

Şimdi gündeme getirilen yeni anayasa tartışmalarında , laiklik karşıtı olanların 1920 anayasasına dönmek istemelerinin neden Laikliği kaldırmaktır. Hükümetin ve halkın bu tuzağa düşmemesi gerekir. Eğer anayasa  tartışılacaksa laiklik bu tartışma dışında tutulmalıdır.

Laiklik demokrasinin de altyapısıdır. Dünyada laik olmayan 18 devlet var. Bunlardan bazıları ; Endenozya , Pakistan , İran , Bengaldeş , Ürdün , Suudi Aarabistan , Yemen , Ümman , Birleşik Arap Emirlikleri , Sudan , Cezayir  , Aganistan , Fas, tır. Bu 18 ülke içinde Fredoom House’ın  ( özgürlükler evi )  insan hakları ve  demokratik Özgürlükler endeksinde , özgür olan tek ülke yoktur. Bu 18 ülkenin altısı kısmen özgür ve 12’si ise özgür olmayan statüdedir.

İslam ülkelerinde , siyasi İslamcılar , krallar , emirler , tarikatlar  kendi yerlerini sağlamlaştırmak ve maddi çıkarlarını  sağlamak için biatçı bir toplum isterler ve bu nedenlerle laikliğe karşıdırlar. Fetö terörünü yaşadık ve gördük.

Gerçekte ise Laik devlette din karşıtı değildir. Laik devlet anlayışında Din baskısı yoktur. Din daha bağımsız ve özgürdür. Başka bir ifade ile Laiklik dine karşı değil , dini tahakküma , istibdata , inanç istismarına karşı bir duruştur. Bu yolla dini siyasete alet edenlere ve dine zarar verenlere karşı bir sigortadır.

Laik devlet aynı zamanda demokrasinin de güvencesidir. Şeriat düzeni demokrasiye karşıdır.

Toplum olarak laiklik üstüne titremeliyiz. Çünkü , dini siyasette kullanan siyasilere , siyasi islama izin veren ve tanıyan ülkeler sonunda şeriat devletine dönüşmüş ve demokrasiye elveda demişlerdir. Pakistan , Bengaldeş , İran  ve daha birçok islam ülkesi bu dönüşüme örnektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir