Krizin Derinleşmesini Önlemeliyiz

1999-2000 ve 2001 ocak ayında, o zamanki gözcü gazetesinde sürekli krize karşı önlem alınmasını önerdim. Bu yazılarım o yıllarda kitap olarak yayınladı. 

Teknik olarak, Dünyada ve bizde yaşanmış krizlerin gidişatına bakarsak, bir tespit olarak mevcut Ekonomik ve sosyal göstergeler, maalesef krizin derinleşeceğini gösteriyor.

1- Raiting kuruluşları, Türkiye de krizi derinleştirebilecek riskler olarak;

  • Enflasyon baskısı ve yüksek enflasyonla mücadele süreci. (Ayrıca Enflasyon yüzde 30 da kronikleşti.)
  • Döviz rezervleri: Rezervler üzerindeki dönemsel baskılar ve dış finansman ihtiyacı.
  • Makro ihtiyati tedbirler: Piyasa istikrarı için yapılan yoğun kamusal/döviz müdahaleleri.

Olarak görüyor.

2- 2026 ilk 7 ayında doğrudan yabancı yatırım sermayesi girişi durdu, tersine 166 milyon dolar çıktı.

3- İlk 7 ayda cari açık 34 milyar 830 milyon dolar oldu. Net hata ve noksan kaleminden kaynağı belirsiz döviz çıkışı 14 milyar 350 milyon dolar oldu. Dış açıkların tamamı kısa vadeli dış borç ve sıcak parayla finanse edildi. Şimdi de sıcak para da çıkıyor.

Köprülerin ve otoyolların gelirlerinin özelleştirilmesinden gelecek döviz bir süre durumu idare edebilir. Ancak yeterli ve çözüm değildir. Tersime krizin ömrünü uzatır.

4- Tüketici ve ihtiyaç kredilerinde takibe düşen kredi oranı yüzde 5 ile yüzde 6 arasındadır.

5- TL aşırı değer kazandı. Dış ticarette rekabet gücümüz düştü. 2025 temmuz ayında 95,3 olan dış ticaret haddi, bu sene aynı ayda 91,3 oldu. Bu demektir ki, Türkiye’nin ihraç ettiği mallar, ithal ettiği mallara göre daha az değerli hale geldi. Bir birim ithalatı karşılamak için daha fazla ihracat yapmak gerekir.

6- Reel ekonomide, yılın ikinci çeyreğinde inşaat sektöründe eksi büyüme (daralma oldu) sanayi sektöründe düşük büyüme yaşandı.  Yatırımların göstergesi olan gayrisafi sabit sermaye oluşumu, 2026’nın ikinci çeyreğinde reel olarak çok düşük yüzde 0,6 büyüdü.  Konkordato ve iflaslar attı.

7- Borsada yeni manipülasyon, kriz riskini artırdı.

8- Türkiye dünyada gelir dağılımı en bozuk ülkelerden birisi oldu. Bu durum sosyal tepkilere neden oluyor. OECD ve Eurostat’a göre 2025 Gini kaysayısı (bir yaklaştıkça gelir dağılımı daha bozuk)

  • Türkiye 0,427
  • OECD ortalaması 0,316
  • AB ortalaması 0,292

9- Türkiye demokrasi, hukuk alanında çok boyutlu güven sorunu yaşıyor.

Özetle; Türkiye’de ekonomik kriz derinleşecek. Ancak, bir finansal krize dönüşmesini yada ani duruşu önlemek için;

  • İMF bağlantılı yeni bir istikrar program yapmak gerekir.
  • Avrupa, İnsan hakları ve Anayasa mahkemesi kararlarını uygulamak, yargı bağımsızlığına dikkat etmek gerekir.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir