KREDİ KARTINA FAİZ SINIRI GELMELİ Mİ?

Kredi kartlarında, yıllık aidat ve yüksek faiz, bankalarla tüketiciler arasında uzlaşmazlığa neden oluyor… Eğer banka ve kredi kartları faizleri, kredi kartı mağdurları yaratıyorsa, bunu çözecek olan siyasi iktidardır. Ancak siyasi iktidar da her seferinde bankalardan yana taraf oluyor… Sorun çözülmüyor.
Medya da bu güne kadar hep bankalardan yana tavır koydu. Örneğin iktidar partisinin kredi kartları konusundaki yaklaşımlarını duyurdu… Ancak CHP’nin bu güne kadar, kredi kartlarındaki fahiş faizin düşürülmesi için verdiği kanun tekliflerini görmedi.

Medyanın bu konuda tüketici yanında bir lobi oluşturması gerekirken, bu güne kadar bankalar yanında lobi oluşturdu. Çünkü kârı gazete satışından değil, banka reklamlarından elde ediyor.

Tüketici de kendi sorununa sahip çıkmıyor… Birkaç dernek dışında sesi çıkmıyor.

Hükümet bankaların lobisi mi?

Sanayi Bakanı, hükümetin hazırlamakta olduğu yasa tasarısında, bankaların her yıl farklı olarak aldıkları kredi kartı ücretinin, yalnızca kart verildiğinde bir defa alınmasını düzenlediklerini söylüyor. Bu doğrudur da… Ancak bankalar bunu da istismar ederler… Bir defaya mahsus yüksek ücret tayin ederler ve bunu 5 yıl da her yıl taksitler halinde alırlar. Veya kart verirken hiç almazlar, sonradan faturalara eklerler.

Asıl sorun kredi kartları faizleridir… Maalesef, hükümet asıl bu sorunda bankalardan daha çok bankacı oluyor. Örneğin Sanayi Bakanı, “Faize sınır olmasın… Tüketicinin istediği bankada, kimin ne kadar faiz verdiğini görerek uygulama içinde olması gerekir.” diyor.

Zafer Çağlayan, çekirdekten gelen bir sanayicidir. Türkiye’nin şartlarını iyi bilir. Tüketiciyi iyi tanır. Buna rağmen neden başbakan gibi konuşuyor?
Başbakan ve AKP iktidarı, kendine göre bir piyasa ekonomisi, kendine göre bir ekonomi dünyası kurmuştur… Başbakan 263 milyar dolar olan dış borç için, “Türkiye’nin net dış borcu 10 milyar YTL’dir” dedi. Bu güne kadar ister hesaplasın, ister hesaplamasın, net dış borçtan bahseden bir ülke olmadı. Çünkü net borç dedikleri gerçek borç yükünü göstermez. Nakit varlığını gösterir.

Bankaların faiz tekeli var

Sanayi Bakanı Çağlayan da, herhalde Başbakan’ın etkisi altında kaldı. Aksi halde, serbest faizin, Türkiye şartlarına uymayacağını bilir.

Zaten şimdi de uymuyor.

– Yasaya göre MB kredi faizlerinde üst sınırı tayin ediyor… Üst sınır akdi faizde yüzde 60’ı, gecikme faizinde yüzde 70’i geçiyor. İki -üç banka dışında bütün bankalar en üst sınırdan faiz alıyor.

– Mevduat faizine yüzde 20 dolayında üst sınır gelirken, kredi kartlarına neden reel faiz olarak, bunun 6 katı faiz geliyor. Eğer faiz serbest ise veya serbest olması gerekiyorsa, neden bankalar tezgah altı denilen gizli faiz veriyorlar.

– Dünyanın hangi ülkesinde faizler aylık ilan ediliyor? Aylık faiz üzerinden hesap ediliyor? Faiz denilince yıllık faiz anlaşılır… Neden kredi kartlarında aylık faiz uygulanıyor?

– Kredi kartlarında aylık faiz, birçok ülkenin yıllık faizinden yüksektir. Bu nasıl garabettir? Bu şartlarda Türkiye’de istikrara hangi enayi inanır?

– Eğer piyasa ekonomisi çalışsaydı, bankalar arası rekabet olsaydı, bankalar kredi kartlarından farklı oranlarda faiz almaz mıydı? Bankaların oligopol piyasa oluşturduğunu Sayın Çağlayan bilmiyor mu?

– Asgari ücretli birisinin yüzde 70 faiz vermesi, kamuoyunun vicdanını rahatsız ediyor. Bankaların vicdanını rahatsız etmediği belli… Demek ki hükümetin de etmiyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir