Konutta Devlet Tekelini Kaldırmalıyız

2008 VE 2009 ABD’ de ve bütün Dünya da  krizleri tetikleyen konut fiyatlarının balon yapmasıydı. Konut en temel ihtiyaç olduğu için , ekonomilerin genişleme dönemlerinde konut fiyatları şişer. Devlet bunu kullanır veya oluşan serabı önlemezse, bu süreç spekülasyonu besler.

2008 -2009  krizi 158 yıllık yatırım bankası Lehmann Brothers’ın batmasıyla  belirginleşti. Ancak krizi , ABD’deki aşırı şişen taşınmaz mal piyasasının birden değer kaybetmesi ve bunun sonucu olarak ipotekli  satışlardaki kişisel iflasların artması tetikledi. Krizle birlikte bütün dünyada konut fiyatları düştü.

2008-2009 KRİZİNDE KONUT FİYATLARINDAKİ DÜŞME

  2008 2009
ABD -6,2 -4,1
JAPONYA -2,0 -1,7
ALMANYA -0,7 -1,0
FRANSA -1,6 -6,7
İTALYA -1,4 -3,5
İNGİLTERE -3,9 -9,0
KANADA -2,8 -4,0
İSPANYA -3,2 -7,7

Türkiye’de ki  konut fiyatları ve kiraları birkaç yılda reel olarak yaklaşık  dörtte bir oranında geriledi.  Buna rağmen 2019 Ocak -Şubat ilk iki ayda konut satışları da  bir yıl öncesi aynı aylara göre yüzde 21.5 oranında düştü.

Aşağıdaki tabloda konut satışlarının genel olarak düşmesi yanında dikkat çeken üç husus var :

1.İpotekli konut satışları daha hızlı yüzde 72.7 oranında geriledi. İpotekli satışların toplam satışlar içindeki payı , 2018 yılı ilk iki ayında yüzde 29.3 idi. Yani satılan üç konuttan  yaklaşık birisi banka kredisi ile satılmıştı. 2019 ilk iki ayında bu oran yüzde 10.2’ ye geriledi. Yani artık on konuttan birisi ancak banka kredisi ile satılıyor.

İpotekli satışların düşmesi , fert başına gelirin düşmesi ,işsizliğin artması , çalışanların reel gelirlerinin gerilemesi nedeniyle halkın taksit  ödeme kapasitesinin düşmesinden kaynaklandı.  Ayrıca kriz psikolojisi içinde kimse harcama yapmak istemiyor. Dahası da bankalar da kredileri daralttılar.

2.Yeni konut satışı olan İlk satışlarda toplam satışlardan daha hızlı düşme var. Eskiden konut fiyatları arttığı için , konut ihtiyacı olmayanlar da konut alıp-satarlardı. Konut fiyatlarının düşme sürecinde bu tür alımlar ortadan kalktı.

3.Yabancıya satışlar yüzde 86.9 oranında arttı. Bunun nedeni konut alanlara vatandaşlık hakkının kolaylaşmasıdır. İlk sırada Araplar var. Ne var ki yabancıya satışlar toplam satışlar içinde , yalnızca yüzde 4 oranında bir yer tutuyor. 

2018 -2019 OCAK-ŞUBAT İLK 2 AYDA KONUT SATIŞLARINDA DEĞİŞME

YÜZDE
TOPLAM SATIŞLAR  -21.5
İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI -72.7
İLK SATIŞLAR -27.7
YABANCIYA SATIŞ 86.9
İPOTEKLİ SATIŞ PAYI
2018 29.3
2019 10.2

Türkiye bu tablodan nasıl çıkar ?

Konut politikasını değiştirmek gerekir. Ekonominin canlanmasında inşaat sektörü sürükleyici bir sektördür. Ancak bu sektörün sürekli desteklenmesi, kaynakların atıl kalmasına neden oluyor.   Söz gelimi konut yapıldıktan sonra , ortaya çıkan stoklar atıl yatırım olarak kalıyor.

İkincisi konut inşaatını devlet tekelinden çıkarmak gerekir. Devlet konut politikasını hem popülizm amaçlı kullanıyor , hem de TOKİ  yoluyla lüks konut yaparak piyasa düzenini bozuyor. Piyasada haksız rekabet yaratıyor. TOKİ ‘nin faaliyetlerini yalnızca sosyal konut yapılması ile sınırlı tutmak gerekir.

 

One thought on “Konutta Devlet Tekelini Kaldırmalıyız

  1. Yapılan binalara kat sınırı getirilmiş olsaydı şu an da halen inşaatlar devam ediyordu. İşsizlik de bu kadar artmamış olacaktı. Müteahhitler daha çabuk para kazanmak için yüksek bina yapmayı talep ederler. Çünkü yüksek bina yapmak daha pratik ve hızlıdır. Hem kaldı ki deprem kuşağı olduğumuzu da çabuk unuttuk galiba.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir