KONUT ALMAK ZORLAŞTI

İPOTEK esasına dayanan konut kredileri yasası (Mortgage) ve arkasından bu yasanın uygulamasına dönük üç adet yönetmelik de yayınlandı.

Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in dediği şekilde konut kredi sistemi tamamlandı.

Ne var ki, pratikte bu yolla konut sahibi olmak için, en az 50 bin YTL birikime sahip olmak gerekir. Bu kadar paranız olsa da, yine size bir yararı olmayacaktır… Çünkü en düşük faiz aylık yüzde 1.5’tir… Yıllık yüzde 20 eder… Kimse bu faizin altına girmek istemez. Zaten dünyada aylık faiz diye bir uygulama yok… Yıllık faiz var…

Öte yandan, bankaların aylık faiz oranlarına da aldanmamak gerekir… Çünkü, tüketici dernekleri başkanı bazı bankaların faizi düşük gösterdiğini ve fakat komisyonu yüksek tuttuğunu açıkladı. Bu şartlarda bazı bankaların gerçek faizi gizledikleri ve tüketiciyi aldattıkları ortaya çıkmış oluyor. Konut kredisi alacak olanların bu konuları incelemesi gerekiyor.

Özetle yasa ve mevzuat tamamlandı… Ancak bugünkü şartlarda halka ve tüketiciye bir hayrı olmayacaktır.


Kantarın topuzu…

BİR özel sektör yöneticisi, “tatlı bir durgunluk var…” diye geçenlerde bir beyanda bulundu… Hani 40 yıldır iktisatla uğraşırım… Tatlı bir durgunluğu ilk defa duydum. İyimser görünmek için, ekonomik konjonktürün en kötü durumu olan durgunluğa tatlı demeye, halk dilinde “kantarın topunu kaçırmak” denir…
Ekonomide temel faktör tüketicidir… İç ve dış talep olmazsa, üretim de olmaz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı tüketici endeksleri de tüketicinin sıkıntıda olduğunu gösteriyor.

2006 ocak ayında tüketici güven endeksi 101.74 idi… (Endeksini yüzün üstünde olması tüketici güvenini gösteriyor.) Bu sene bu endeks yüzün altında seyrediyor..

Oysa ki şimdi, açıklanan mayıs ayı tüketici güven endeksi 95.9 oldu. Bu endeksteki gerileme 2006 ortasında başladı… Giderek de düşüyor.

Kötüye gidiyor

TÜKETİCİNİN beklentilerini yansıtan en iyi gösterge “satınalma gücü” göstergesidir.

Bu gösterge de geriledi… 82.48’e düştü. Yani tüketici “satın alma gücüm düştü” diyor.

Aynı şekilde Tüketici Güven Endeksi’nde tüketici, iş bulma olanaklarının da azaldığını, genel ekonomik durumun kötüye gittiğini, konut ve dayanıklı tüketim malı satın alma olanağının azaldığını söylüyor.

Netice… Tüketicinin durumu hiç de tatlı durgunluğa uymuyor.

Demek ki gerçekten de “Tok açın halinden anlamıyor”

AKP fiktif iş yapıyor

HASSO ile Memo sohbet ediyor…
– Ola memo bal kaymak yemek ne güzel oluyor… diyor.
Memo hayret içinde soruyor…
– Ola haso, sen bal kaymağı nereden buldun?
Hasso cevap veriyor…
Ben bulmadım… Ağa yerken, kapı deliğinden seyrettim.

Yoksulu, işsizi görmüyor…

EKONOMİDE ikili bir yapı oluştu… Bir yanda lüks villalar hemen satılıyor… Öte yanda toplu konuttan dahi ev alamayacak milyonlarca insan var.

Bir yandan, lüks ithal malları kapış kapış gidiyor… Öte yandan peynir alamayanlar çoğunluktadır.


Kantarın topuzu…

BİR özel sektör yöneticisi, “tatlı bir durgunluk var…” diye geçenlerde bir beyanda bulundu… Hani 40 yıldır iktisatla uğraşırım… Tatlı bir durgunluğu ilk defa duydum. İyimser görünmek için, ekonomik konjonktürün en kötü durumu olan durgunluğa tatlı demeye, halk dilinde “kantarın topunu kaçırmak” denir…
Ekonomide temel faktör tüketicidir… İç ve dış talep olmazsa, üretim de olmaz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı tüketici endeksleri de tüketicinin sıkıntıda olduğunu gösteriyor.

2006 ocak ayında tüketici güven endeksi 101.74 idi… (Endeksini yüzün üstünde olması tüketici güvenini gösteriyor.) Bu sene bu endeks yüzün altında seyrediyor..

Oysa ki şimdi, açıklanan mayıs ayı tüketici güven endeksi 95.9 oldu. Bu endeksteki gerileme 2006 ortasında başladı… Giderek de düşüyor.

Kötüye gidiyor

TÜKETİCİNİN beklentilerini yansıtan en iyi gösterge “satınalma gücü” göstergesidir.

Bu gösterge de geriledi… 82.48’e düştü. Yani tüketici “satın alma gücüm düştü” diyor.

Aynı şekilde Tüketici Güven Endeksi’nde tüketici, iş bulma olanaklarının da azaldığını, genel ekonomik durumun kötüye gittiğini, konut ve dayanıklı tüketim malı satın alma olanağının azaldığını söylüyor.

Netice… Tüketicinin durumu hiç de tatlı durgunluğa uymuyor.

Demek ki gerçekten de “Tok açın halinden anlamıyor”

AKP fiktif iş yapıyor

HASSO ile Memo sohbet ediyor…
– Ola memo bal kaymak yemek ne güzel oluyor… diyor.
Memo hayret içinde soruyor…
– Ola haso, sen bal kaymağı nereden buldun?
Hasso cevap veriyor…
Ben bulmadım… Ağa yerken, kapı deliğinden seyrettim.

Yoksulu, işsizi görmüyor…

EKONOMİDE ikili bir yapı oluştu… Bir yanda lüks villalar hemen satılıyor… Öte yanda toplu konuttan dahi ev alamayacak milyonlarca insan var.

Bir yandan, lüks ithal malları kapış kapış gidiyor… Öte yandan peynir alamayanlar çoğunluktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir