KİMSE HALİNDEN MEMNUN DEĞİL

İktisat politikalarının ne kadar doğru olup olmadığını, uygulama sonuçları gösterir. Ekonomi bilimi de, bir ülkede mevcut olan kaynakların en etkin şekilde kullanılmasını öngörmektedir. Kaynaklar etkin kullanılırsa, verimlilik artar… Ekonomide büyüme olur. Sonuçta toplum refahı artar… İşte iktisat politikaları da eğer sonuçta toplumun refah düzeyini artıyorsa, uygulanan politikalar doğru politikalardır.

Öte yandan her ülke ekonomik istikrar için belirli bir süre refah kaybını göze alabilir… Bu anlamda refahtan pay alacak toplumun tamamı, istikrar önlemlerinin getirdiği maliyetleri de bölüşmek zorundadır.

Türkiye’de oluşan dengeler bu iki temel ekonomik kurala uymuyor… Zira faiz geliri elde edenler dışında halkın refahı azaldı.

1)     Sık sık dile getirdiğim gibi büyüme toplum refahına yansımıyor… Zira uygulanan politikalar sonucu ücretler reel olarak geriledi. İşsizlik arttı. Halkın satınalma gücü düştü.

 

2)      Sanayici, esnaf ve işadamı ağır vergi yükü altında eziliyor… Türkiye vergi yükü en hızla artan ülkedir. Ücret maliyetinin yüzde 47’si, sosyal güvenlik kesintileri ve vergilere gidiyor. Bir esnafın takip etmesi ve ödemesi gereken vergilerin sayısı 30’a ulaşmaktadır.

3)      İşçi halinden memnun değil... Çünkü 1997 baz yılına göre, ortalama verimlilik 100’den 130’a yükseldi.. Buna mukabil reel ücretler 100’den 85’e geriledi.

4)      Düşük kur politikası nedeniyle ihracatçı zarar etmeye başladı. Böyle giderse, ihracat olanakları tıkanmaya başladı. Ocak-Şubat aylarında ihracat rakamları düştü.

5)      Türk Lirası dışında tasarrufu olanlarda halinden memnun değil… Son bir yılda altın, döviz gibi tasarruf araçları yüksek oranda reel zarar getirdi.

Öte yandan istikrar politikaların maliyeti de muayyen kesintilerin, özellikle çalışanların sırtından çıkıyor. Medya savaşları halkın gerçekleri öğrenmesine engel oluyor. Medya kamusal işlevini yapamıyor. Üstelik halkın bekleyişlerini yanlış yönlendiriyor… Örneğin, yabancı para cinsinden mevduat azaldı diye yazıyor… Oysaki dolar ve euro olarak tutulan döviz tevdiat hesaplarında bir azalma yok… Eğer bu hesaplar Türk Lirasına çevirirseniz sonuç düşük kurdan dolayı azalma var gibi görünüyor.

Yine medya da hergün tüm ekonomi sayfaları borsa günlük hareketlerine ayrılmış durumdadır. Buna karşılık aynı medya fakir-fukaranın işçi kesiminin, kırsal kesiminin sorunlarına eğilemiyor.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.