IMF’SİZ GÜNÜMÜZ OLACAK MI?

Hükümet adına ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ile Merkez Bankası başkanı tarafından , IMF başkanı Rodrigo Rato ‘ya gönderilen son niyet mektubu , özürlerle dolu bir mektuptur.. İnsan bu mektubu okuyunca üzülüyor.. Mektupta ayrıca , IMF’den çok IMF’ci olmak gibi bir yaklaşım görülüyor..

IMF’ Sıcak paraya oynak sermaye diyor.. Bizimkiler Rekor düzeydeki sermaye girişi diyor..

Hükümetin IMF’ye çıpa gibi görmesi aşağıdaki konularda kendimizi ele vermemize neden oluyor :

1) Ekonomik  İstikrar sağlanamadı:

Ekonomik istikrarın henüz sağlanamadığı piyasanın kırılganlığından belli oluyor.. Ekonomide reel dengeler kurulamadığı için , piyasaları  tamamıyla beklentiler yönlendiriyor.. faiz- kur ve borsada ortaya çıkan son hareketler, ekonomik istikrarın sağlanamadığını gösterdi.

Aslında sorun olan ve kırılganlığı artıran  IMF’ nin önerdiği ve kontrol ettiği bu günkü  kısa vadeli politikalardır.. Bu tuzaktan kurtulmak için hükümetin cesur davranması gerekir..    

2) Türkiye’nin  IMF’ desteğine ihtiyacı devam ediyor..

IMF’ye ihtiyaç duyan ülkeler ekonomileri için Özellikle dış çevreler ve yabancı sermaye olumsuz imaj yaratıyor.. Hasta ekonomi imajı yaratıyor. Bu nedenledir ki , yabancı yatrım sermayesi gelmiyor. Bu sene giren yabancı yatrım sermayesi , özelleştirme ve şirket satışları nedeniyle girdi.. Yeni yatrım yapmak için giren sermaye yine olmadı. Özelleşecek kurum kalmayınca , satılacak şirket kalmayınca yabancı sermaye girirşi de olmayacaktır..

3) Kısa vadeli , günlük politikalar devam edecektir..

5 yıllık plan yapıldı.. 3 yıllık mali plan yapıldı.. ancak asıl ihtiyaç Orta ve uzun vadeli yapısal dönüşüm programı yapmaktır.. Ne varki bu günkü şartlarda ve IMF varken böyle bir program yapmak imkanı yoktur..

Çünkü 3 yıllık katılım öncesi ekonomik programda zaten temel politikalar  belirlenmiştir.. Bu politikalar  kamu finansmanının güçlendirilmesini  , toplam talebin kısılmasını ve dış borçla finansmanı öngörmektedir..  Bu nedenle daha önce ortaya çıkmış olan, cari açık , dış borç ve gelir dağılımında bozulma ile  işsizlik sorunları daha çok ağırlaşmıştır.

4) Beklentilere dayalı hükümet politikaları sorunları çözmüyor..Erteliyor.

Beklentilerin piyasayı yönlendirmesi  belirli bir limite kadardır.. Reel dengeleri tamamıyla yeniden kurulmasına imkan vermez.. Hükümet her gün yeni bir beklenti yaratarak , sorunları  seçimlere kadar ertelemek  istiyor..Radikal önlemlerden kaçıyor..Örneğin  dış borçları yeniden yapılandırmak yerine IMF ‘den yeni kredi alıyor.. Maliyetleri topluma yayıyor.. Zira kısa dönemde toplum bu maliyetlerin farkına varmaz.

Bu nedenlerle maalesef IMF olduğu sürece gün yüzü görmeyeceğiz..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir