IMF KÖTÜ TOHUM EKTİ

IMF ile yapılan stand-by düzenlemesi sona erdi… Bu işin bitmesini en fazla IMF istedi. Çünkü, IMF hep kısa dönemli bakar. Kriz giren ülkenin dış borçlarını ödemesi için gerekeni yapar… Ülkenin uzun dönemli istikrarı ile ilgilenmez.
Türkiye’de kriz sonrası genişleme dönemi bitti. Şimdi daralma dönemi başladı. Artık IMF genişlemenin nimetlerini hem kurtarıcı olarak, hem de 6 milyar doları geçen faizle aldı. Türkiye’den bir an önce kurtulmak için de son zamanlarda her yanlışlığa göz yumdu.

IMF kendini kurtardı… Ancak, gerek Kemal Derviş ve gerekse AKP Hükümeti yoluyla ektiği kötü tohumlar yeşermeye başladı.

1) Enflasyon hedeflemesi:

Enflasyon hedeflemesine gitmek için bir ülkede şartlar uygun olmalıdır…

Enflasyon yapısal olarak tek rakama inmelidir. Türkiye’de döviz kurları çıpa olarak kullanıldı… Düşük kur enflasyonu düşürdü… Kur artınca enflasyonda artıyor… Bu şartlarda enflasyon hedeflemesine gitmek doğru bir yol değil.

Bu kur sistemi fayda vermez

2) Dalgalı kur:

Dalgalı kur, baştan beri yanlıştı… Dolarizasyonun olduğu, vadeli döviz işlemlerinin gelişmemiş olduğu, reel faizlerin çok yüksek olduğu bir ekonomide, dalgalı kur sistemi çalışmaz…

Sıcak para yüksek reel faiz ve spekülatif kârların olduğu ülkelere, aynen köpek balığı gibi reflekse geçerek saldırır… Döviz arzı artar… Kur piyasası oluşmaz ve düşük kalır.

Türkiye’de kur düşük kalınca, ithalat ucuzladı… Ara malı, hammadde ve tüketim malı ithalatı arttı. İthalata dayalı büyüme, ithalata bağımlı bir üretim yapısı oluştu. Cari açık sürdürülemez boyuta ulaştı.

3) Altyapı yatırımları:

Faiz dışı fazla uygulaması, köprü, yol gibi fiziki altyapı yatırımlarını engelledi… Geçen yıla kadar IMF’nin şart koştuğu yüzde 6.5 oranında faiz dışı fazla tutturmak için, AKP Hükümeti en kolay yolu seçti… Altyapı yatırımlarını daralttı…
Aslında personel giderlerini fazla kısamazdı… Zaten maaş ve ücretler düşüktü… Cari harcamalar zaten yetersizdi… Memurun telefonunu kıstı… Bu defa işler hiç yürümedi… Çiftçiye verilen desteği kıstı… Ancak, sosyal güvenlik açıklarına daha çok kaynak aktarmak zorunda kaldı…

Olan eğitim ve sağlığa oldu

SONUÇTA, eğitim ve sağlık harcamaları gibi sosyal altyapı, köprü ve yol gibi fiziki altyapı yatırımlarını kıstı. Bunun içindir ki bugün sağlık ve eğitim sistemi bozuldu… Bunun içindir ki bugün trafik anarşisi doğdu.

Faiz dışı fazla iç borcu da azaltmadı… İç borç stoku reel olarak arttı.

Bizim gibi ülkelerde, önce belediyeler dahil tüm kamu kaynaklarını bir araya getirerek kamu bütçesi oluşturmak gerekir… Sonra bu bütçeyi Meclis denetimi altına sokmak gerekir… Sonra da faiz dışı fazla yerine, bütçe açığının en aza indirilmesi şeklinde hedef seçilmesi gerekir… Aksi halde bütçe ile kamu kaynaklarının etkin dağılımını sağlama imkânı yoktur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir