HÜKÜMETİN KRİZDEN HABERİ VAR MI?

ABD’nin 158 yıllık yatırım bankası , Lehman Brothers’in hisseleri yüzde 94 değer kaybetti. Banka sonunda iflasını istemek zorunda kaldı.Yine zorda olan Merrill Lynch’te , 50 milyar dolara Bank of America’ya satıldı.


7 Eylül 2008ëde ABD’de, ekonomi tarihinin en büyük müdahalesi ile, toplam mort-gage kredilerinin, yarısına yakın kısmına sahip olan veya garanti eden Fannie Mae ve Freddie Mac’ın tam kontrolü Hükümete geçmişti.
Bu iki banka ile birlikte ABD ocak 2008 ayından Eylül ayı ortasına kadar, 13 Bankaya el koydu.
İflaslar piyasa ekonomisinin sigortasıdır. Çürük şirketler gider.. Yerine daha sağlıklı şirketler gelir. Ancak önemli olan dünyada liberal ekonominin lideri olan ABD’nin 13 bankaya el koymasıdır. Bu kriz demektir.

Küresel krizde en kırılgan ekonomi bizim ekonomidir.

 


Dün ve önceki gün en hızlı düşen borsa IMKB oldu. Dün öğle saatlerine göre, yılbaşından bu güne IMKB yüzde 38 değer kaybetti.
Cari açık, özel sektörün dış borcu, düşük kur, yüksek faiz bu kırılganlığı yaratan faktörlerdir.
Bizim sorunumuz, ekonomiyi biz değil, IMF ëdahil başkalarının yönetmesidir.
İster gelişmiş, ister gelişmekte olan ülke olsun, tüm ülkeler için, her zaman aynı ekonomik reçete yapılamaz. Ekonomik politikalar, ülkeden ülkeye farklı etki yapar. Çünkü, her ülkenin sosyal ve siyasi yapısı, halkın anlayışı ve tepkileri farklıdır.
Aynı ülke de, farklı zamanlarda da, yine aynı reçeteler geçerli olmaz. Çünkü konjonktürün çeşitli dönemlerinde uygulanacak politikalar da farklıdır. Bu nedenlerle, en doğrusu her ülkenin İktisadi kalkınma ve gelişme programlarını , kendi iktisatçılarıyla yapmasıdır.


IMF reçeteleri


Türkiye her zaman ve her hükümet döneminde yabancıya ve özellikle IMF reçetelerini ön planda tutmuştur. Bu nedenledir ki başı dertten kurtulmuyor.
Örneğin, IMF 1999 yılı sonunda Türkiye ye “sabit kur rejimi “ uygulanmasını istedi. Bu rejim 2001 krizine neden olunca, bu defa tam tersi , “dalgalı kur sistemi”ni uygula dedi. Dalgalı kur bir gecede kriz çıkarmadı, ancak da ülkeden kaynak kaybına yol açtı. Türkiye , bir gecede oluşacak krizden daha uzun dönemli bir durgunluk yaşayacaktır.
Yine IMF ve Kemal Derviş, kısa vadeli talep kısıcı politikalar uygulamaya koydu. Aynı politikalar ülkeyi şimdi, yüksek faiz- düşük kur ve kronik enflasyon kapanına soktu. Ekonomide makro dengelerin bozuk olması, büyüme oranında düşme, işsizlik oranının yüksek olması ve ekonomide aşırı kırılganlık, krizin altyapısını oluşturan şartlardır. Bu dengeler bozuldukça, aynen depremde olduğu gibi, olumsuz enerji birikir. Ekonomik- siyasi ve sosyal, iç ve dış nedenle kriz patlar. Kriz şartları oluştuğu içindir ki, bir beklenti var. Aslında beklentilerde önemli ölçüde ekonomik gidişatı yönlendirir.
Türkiye’de ekonominin duvara çarpacağı kesindir . Bu defaki kriz , bir gecede devalüasyon şeklinde olmaz. İki yıl kadar dönemli bazı sektörlerde daha büyük daralma, durgunluk şeklinde devam eder. İşsizlik daha da artar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir