HÜKÜMET TÜKETİCİYİ KORUMA NİYETİNDE DEĞİL

Tüketicinin korunması hakkında kanun, 1995 yılının mart ayında yürürlüğe girmişti. Aradan geçen 12 yılda, bu kanunda bazı değişiklikler yapıldı. Ne var ki bu güne kadar tüketiciyi memnun edecek bir sonuca varılmadı.

Örneğin Tüketici Mahkemeleri…

Tüketici Mahkemeleri 15 yıldır ihtiyaca cevap verecek noktaya gelmedi. Yasaya göre Asliye Hukuk Mahkemelerinin bulunduğu her yerde tüketici mahkemesinin de olması gerekir. Ne var ki şimdi yalnız büyük şehirlerde ve yetersiz sayıda var. Örneğin 12 milyonluk İstanbul’da yalnızca 6 adet tüketici mahkemesi bulunmaktadır.

Banka ve kredi kartları faizlerinde, tüketici lehine değil, aleyhine gelişme oldu. Sorun AKP iktidarının tüketiciyi koruma gibi bir niyeti yoktur… Hiç olmadı. Korumak bir yana devletin kendisi tüketiciyi istismar etmeye başladı.
Bu istismarın en iyi örneği, banka ve kredi kartlarından alınan faizlerdir. Bu faizlerin üst limitine Merkez Bankası karar veriyor. Merkez Bankası bu üst limiti yıllık yüzde 94 olarak belirledi. Yani bankalar, banka kartları ve kredi kartlarında en fazla yüzde 94 faiz alabilecek. Yüzde 94 faiz, tefeci faizinin iki katıdır. Merkez Bankası izin verince elbette ki bankaların yüzde 70’i de faizi en üst faizden almaktadır.

Kredi kartında yeni mağdurlar

BU konuda ATO Başkanı Sinan Aygün, sürekli araştırma yaptırıyor. Son araştırmasına göre, 21 bankadan 15’i, banka kartlarından en yüksek faiz limiti olan yüzde 78.1 oranında ve kredi kartlarından da en yüksek faiz olan yüzde 94 oranında faiz alıyorlar.

Yine aynı araştırmaya göre, sorunlu kredi kartları 2005 yılına göre 2.5 kat arttı.1.8 milyar YTL’ ye çıktı. Banka ve kredi kartları, bir yerde aç kalma riski olanın yaşam şartı gibidir. Yaşamını idame ettirmek için başka yolu yoktur. Dünyada olmayan yüzde 94 faiz almak, ne devlet ciddiyetine yakışır… Ne de etik açıdan doğrudur… AKP iktidarını söylemiyorum… Çünkü AKP iktidarının yaklaşımı çok açıktır: “Önce milleti işsiz ve aç bırakıp, iktidarın eline muhtaç kılmak ve sonrada makarna dağıtarak oy almak.”

Bu şartlarda kredi kartlarında yeni bir sorun çıkması kaçınılmaz gibi görünüyor.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın basında yer alan tüketici hakları ile ilgili yasa tasarısında, bu iki sorunda ele alınmıyor. Ancak halkın binde birini ilgilendiren devre mülklerde yeni düzenleme yapıyor.

Son kullanma tarihi

AYRICA, malını satılığa çıkaran, rafa ve vitrine koyan satıcı, tüketiciye hizmet etmek zorundadır. Birçok hipermarkette, sıkışınca muhatap bulmak imkânı yoktur. Çünkü hipermarketler yeterli eleman çalıştırmıyor. Buna rağmen tüketici neden gidiyor derseniz?.. Elbette cevap basittir. Birkaç kuruş daha ucuza mal almak için.

Yine bu hipermarketlerde raftaki mallar kontrol edilmiyor. Tüketici güvenip alıyor. Eve gelince tarihi geçmiş mal olduğu anlaşılıyor… Altı yumurta için yeniden markete gitmek daha pahalı olacağı için, tüketici fiilen zarara girmiş oluyor.

Servislerden de aşırı derecede şikâyet edenler var. Servis hizmetlerine de daha sıkı denetim ve standart getirmek gerekir.

Örneğin banka ve kredi kartları faizleri…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir