HER DOĞAN ÇOCUK AŞ VE İŞ İSTER

TÜİK, 2009 yılı bölgelere göre, doğum hızını ve her anneye düşen ortalama çocuk sayısını açıkladı. Açıklamaya göre Türkiye’de doğum hızı ortalama binde 17.3’tür. Doğum hızı bölgelere göre değişiyor. En düşük olduğu bölge batı Marmara dır. En yüksek olduğu bölge ise Güney Doğu Anadolu’dur. O kadar ki, Batı Anadolu’da doğum hızı binde 11.6 iken, Güney Doğu Anadolu’da bunun 2.3 katı, binde 27.2 dir.

 

 

Her anne ye düşen çocuk sayısı da ortalama 2 çocuktur. Batı Anadolu’da 1.51 iken Güney doğu Anadolu’da 3.46’dır.

—————————————————————————————-

TÜRKİYE DE KABA DOĞUM HIZI VE ÇOCUK SAYISI

                                          KABA DOĞUM HIZI      ÇOCUK SAYISI

                                                 (BİNDE)                

Türkiye ortalaması                      17.3                            2.06

İstanbul                                          16.1                           1.73

Batı Marmara                                 11.6                           1.51

Ege  Bölgesi                                   13.7                           1.66

Doğu Marmara                               15.1                            1.75

Batı Anadolu                                   15.7                            1.80

Akdeniz Bölgesi                              18.1                            2.16

Orta Anadolu                                   17.5                            2.12

Batı Karadeniz                                 14.2                           1.82

Doğu Karadeniz                               14.1                           1.83

Kuzey doğu Anadolu                        21.7                           2.75

Ortadoğu Anadolu                           22.9                            2.88

Güney Doğu Anadolu                      27.2                            3.46

——————————————————————————————

 

Nüfus artış sorunu, öteden beri İnsanlığı meşgul eden bir sorundur.

 

R.T. Malthus,1789 da bu güne kadar tartışılan ve tartışılacağı anlaşılan Nüfus artış sorununu başlattı. Öne sürdüğü Teoriye göre ‘’Nüfus geometrik bir dizi şeklinde artıyor. Yani 2 iken ertesi yıl 4, 4 iken 8 oluyor. Buna karşılık yiyecek arzı, aritmetik diziyle, yani 2 iken 3, 3 iken 4 oluyor.  Bu durum zaman içinde kitlesel açlığa neden olacaktır’’

 

Malthus’a göre, yiyecek kıtlığı azalan besin kaynakları üzerinde tekellerin oluşmasına sebep olacak, bu yol hem ölümleri hızlandıracak, hem de savaşlara sebep olacaktır.

 

Bu teori dünya da gerçekleşmemiş olsa da, orantısız nüfus artışının Türkiye de fert başına ortalama geliri gelişmiş ülkeler göre düşük kalmasına sebep olmuştur. Yoksulluğa ve sosyal sorunların tırmanmasına yol açmıştır.

 

Hızlı nüfus artışı sosyal refahın artmasını önlemiştir. Her doğan çocuk yeni iş, yeni okul ve yeni hastane demektir. Bu hizmetleri vermediğiniz zaman, bu gün Türkiye de görüldüğü gibi sorun, terör ve anarşiyi besleyen bir sürece dönüşür.

 

Türkiye de, 1983 yılında, 2827 sayılı ‘’Nüfus Planlaması‘’ kanunu çıkarıldı. Bu kanunun 2. maddesi nüfus planlamasını şöyle tarif ediyor:

 

‘’Nüfus Planlaması, fertlerin istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olmaları demektir. Devlet Nüfus planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. Nüfus planlaması gebeliği önleyici tedbirlerle sağlanır’’

 

Nüfus planlaması için devlet tarafından eğitim ve destek sağlanmıştır. Ne var ki, bu eğitim ve desteği bazı bölgelerde yaşayanlar farklı kabul etmiştir. Örneğin Güney Doğuda bu önlemleri istenmemiştir. Her bölgede etkili olmuş ve fakat güney doğuda etkili olmamıştır. Nüfus dengelerinin bozulması karşısında, devlet zorunlu olarak nüfus kontrolünü durdurmuştur.

 

Dünyada bazı ülkeler, nüfus artışını veya nüfus sınırlamasını, yeni çocuğa vergi teşvikleri vererek veya tersine nüfus sınırlamasında fazla çocuklar için daha ağır vergi yükü salarak yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.