HEP MANO KAZANIYOR

Türk Dil Kurumu sözlüğünde , ‘’ Ma’no, Kumar oynatan kişinin kazanan taraflardan aldığı pay’’ olarak tarif ediliyor. Bu tarife ekli bir kişinin yorumu da var… ‘’Para döner döner, Manoyu toplayanın cebinde birikir. ‘’ 

Finansal Yatırım Araçları Piyasasında da aynı durum yaşanmaktadır. Bu yatırım araçları emme basma tulumba gibi, bir inip, bir çıkıyor. Parayı Bankalar, aracılar, döviz büfeleri ve sarraflar kazanıyor. 

1)Faiz konusu iki başlı çalışıyor… Tasarruflar için düşük faiz veriliyor. Krediler için yüksek faiz alınıyor.  

Piyasada oluşan faizlerde, Merkez Bankası faiz politikasının güçlü bir etkisi görülmüyor… Bu durum Devlet iç borçlanma senetlerinde daha net olarak ortaya çıkıyor.  

 

 

2013-2014 yıllarında MB gösterge faizi bu günkünden daha yüksekti, Devlet iç borçlanma senetleri reel faiz oranı Nisandan Nisana 2014 yılında yüzde  -2.7 oldu… Söz konusu gösterge faizi 2015 ve 2016 yılında daha düşüktü ve fakat devlet iç borçlanma senetleri reel faizi 2016 yılında yüzde 2.10 oldu.  

Son üç yılda, Parasını devlet iç borçlanma senetlerine yatıranlar, yalnızca enflasyondan korunmuş oldu, 3 yıl önce yatırdıkları 100 liranın Nisan ayındaki reel değeri 100.63 lira oldu.  

Banka mevduat reel faizleri, 2012 yılından beri hep eksi oluyor… Tasarruf sahibi hep kaybediyor. Söz gelimi 2013 yılı nisan ayında bankaya 100 lira yatıran bir tasarruf sahibinin enflasyondan sonra satın alma gücü olarak (Reel ) , 2016 Nisan ayında elinde 92.54 lira kaldı. Üç yılda 100 lirasının reel değeri , 7.46  lira eridi.  

2) En büyük kayıp borsada oluştu… 

Borsanın 2014 Nisan ayında bir yıllık reel kaybı yüzde eksi 21.27 oranında olmuştu. Bu güne kadar borsa bu kaybı telafi edemedi. Nisan ayları itibariyle, son üç yılda Borsaya yatırılan 100 liranın reel değeri 79.70 liraya geriledi. Nerdeyse yatırımcı parasının üçte birini kaybetti. 

Bu sonuçta alınan 3 yıllık zaman diliminin tesadüfi etkisi de olabilir… Ancak genel olarak Borsada profesyonellerin kazandığı da biliniyor. Bu nedenle Küçük tasarruf sahipleri borsadan uzak duruyor. Oysaki borsa küçük tasarrufların toplanıp, yatırıma yönlendirildiği bir piyasa olmalıydı. 

Aslında Bütün dünya borsaları iniş-çıkış yaşıyor. Ancak bizde kırılganlık daha yüksek olduğu için, karda –zararda daha yüksek oluyor.  

3)Dolar ve Euro olarak, son üç yılda dolar kazandırdı…  

2013 yılı Nisan ayında Euro/ Dolar Paritesi 1.3080  iken 3 yıl sonra 2016 Nisanında 1.13 68’e geriledi. Bu nedenle dolar 3 yılda yüzde 25.44 oranında reel getiri sağlarken, Euro yüzde 9.3 oranında reel getiri sağladı. 

Doların yüksek getiri sağlamasının bir nedeni de, 2013 yılına kadar sıcak para baskısı ve MB kur politikası nedeniyle, TL’nin aşırı değer kazanmış olmasıdır. Bu politika 2013 yılından sonra, sıcak para çıkışı ve doların dünyada değer kazanması nedeniyle tutulamamıştır. 

4) Altında da iniş ve çıkışlar oldu…

 Sonuçta son üç yılda yalnızca Yüzde 3.5 oranında reel getiri sağladı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir