GLOBAL EKONOMİYE TRUMP ETKİSİ

Trump’ın ilk gününde, dolar Japon yeni ve Rus Rublesi karşısında değer kaybetti, diğer paralar karşısında değer kazandı. Dünde İsveç kronu dışında bazı paralar karşısında ve TL karşısında dolar değer kazanmaya devam etti. 

Doların değer kazanması, Trump’ın FED başkanının faiz politikasını yanlış gördüğünü açıklaması ve faiz artışı yönünde bir görüş benimsemiş olmasından ileri geliyor.  

Trump’ın ilk gününde kur hareketleri şöyle oldu:

 

Kurlardaki hareket, Trump’un açıklayacağı politikalar yanında bu alandaki manipülasyonların da etkisi altındadır. Bizde Merkez Bankasının neden müdahale etmediği de ayrı bir sorundur.   

 

 

Öte yandan , Trump’un ABD’ için öngördüğü iktisat politikaları hem küresel sürecin gidişatını, hem de global ekonomiyi etkileyebilir.

 

Trump ,aşırı regülasyonların ABD’ yi her yıl 2 trilyon zarar uğrattığını ekonominin yüzde 25 daha küçük kalmasına neden olduğunu ve regülasyonların azaltılacağını söylüyor.

 

Ekonomide Regülasyon , piyasa ekonomisinin daha  etkin işlemesi için yapılan devlet müdahaleleri veya  aynı amaçla  kamusal düzenlemelerini (regülasyonları) ifade eder . Genel olarak bunlar,  Rekabetin sağlanmasına yönelik devlet müdahalesi , yatırım teşvikleri , çevrenin, çalışanların, tüketicilerin vs. korunması alanındaki düzenlemelerdir.

 

Aslında regülasyon tartışmaları 1870 li yıllarda ABD’ de piyasa rekabet açısından başlamıştır. Ancak bu gün bu ülkede devlet düzenlemeleri ve devlet  müdahalesi sınırlıdır. Buna rağmen Trump’ın programında yer alması , devlet müdahalesinin daha da azaltılacağını gösteriyor. 

 

Küresel sürecin  inişe başladığı bir zamanda , Trump’un  ayrıca , regülasyonların kaldırılacağı , gelir vergisi oranlarının üçe yüzde 12,yüzde 25 ve yüzde 32’ye indirileceği , yüzde 35 olan kurumlar vergisinin yüzde 15’e çekileceği, Kuzey Amerika ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA )nın kaldırılması  gibi politikalar , aynı zamanda dünyada yeni bir ekonomik yaklaşımına yol açabilir.

 

Global ekonomide değişiklikler elbette bizi de etkiler. Türkiye de de giderek artan sosyal güvenlik açıkları ve devlet sosyal yardımları ile faizler , bütçenin önemli bir kısmını oluşturuyor. Bütçe ile kamu hizmeti yapmak zora giriyor. Kamu –özel işbirliği ile yapılan altyapı yatırımlarının da daha fazla genişletilmesi imkansız görünüyor. Zira Türkiye’nin potansiyel gelirlerini bu güne ıskonto ederek kullanmasının da bir sınırı  vardır.

 

İlk ağızda Bütçeden yapılan aile yardımları azalabilir. 2017 bütçesinde bu destekler yüzde 4 azalıyor. (Aşağıdaki tablo )

 

 

 

Türkiye için doğru olan Bütçeden yapılacak yardımların bir kısmını aynı insanlara iş yaratmak için harcanmasıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir