GENÇLERDE İŞSİZLİK

Haziran ayı için işsizlik oranı yüzde 9.6, Yine Haziran ayı mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise yüzde 10.4 olarak açıklandı. TÜİK’in açıkladığı işsiz sayısı 2 milyon 880 bin kişidir ve geçen sene Haziran ayına göre 226 bin kişi artmıştır. .  

Aslında, eğer işsizliğe çözüm bulmak istiyorsak fiili işsiz sayısını ve dikkate almak zorundayız… İş bulamayıp ta umudu kaybolduğu için iş aramaktan vazgeçenler,   son bir ay içinde iş aramayanlar, yakınları vasıtası ile el altından iş arayanlara ‘’ İş bulsa çalışacak olanlar’’ deniliyor.  Resmi istatistiklerde bunlar işsiz sayılmıyor.  Bu gibilerin sayısı 2 milyon 416 bin kişidir. Bunları da katarsak ,  ‘’fiili işsiz sayısı 5 milyon 296 bin’’e ulaşıyor ve  ‘’Fiili işsizlik oranı da yüzde 16.30  ‘’oluyor. (Aşağıdaki tablo )

 

 

 

Tarım sektörü işsizliği absorbe ediyor… İşsizliği gizliyor. Bu nedenle şehirlerdeki işsizlik, tarım dışı işsizlik daha önemlidir. Tarım dışı fiili işsizlik oranı, genel işsizliğe göre oranlarsak yüzde 19.90’ a yükseliyor. Yani şehirlerde yaşayanlardan beş kişide birisi işsizdir.

 

Toplum açısından daha da önemlisi, genç nüfusta işsizliktir. Genç nüfusta fiili işsizlik oranı da aynı hesaba göre yüzde 30.09 oluyor. Yani üç kişiden birisi işsizdir. 

 

OECD’ raporuna göre Avrupa’da 17-25 arasındaki gençlerin en fakir olduğu ülke Türkiye’dir. Bu raporda Türkiye’deki işsiz ve atıl genç oranı yüzde 31.3 olarak hesap ediliyor. Bu oran bizim hesap ettiğimiz fiili işsizlik oranını doğruluyor.  

 

 

Terör ve anarşiye karşı mücadele ederken, gençlerde işsizliği ön plana koymamız gerekir.

 

Bu bağlamda gençler arasındaki işsizl
ik oranını düşürmek için:

 

1)Önce yatırım ortamını iyileştirmek zorundayız.  Türkiye ‘de işsizlik ve yatırımlar arasında bir kısır döngü var. İşsizlik terörü tetikliyor… Terör yatırımları engelliyor… Yetersiz yatırım işsizliği artırıyor… İşsizlik terörü besliyor.

 

Bu noktada tek çözüm siyasetten geçer. Bu günkü Siyasi kadrolar, siyaseti tıkamıştır. Değişmesi gerekiyor.

 

2) İnsan gücü planlaması – işgücü planlaması – eğitimde iş gücü planlaması yapılması gerekir.

 

İnsan gücü planlaması, ülkenin ihtiyacına göre, piyasanın talebine göre, kalite ve vasıfta insan yetiştirmektir… Gençleri mesleğe ve uzmanlığa yönetecek bir eğitim planlaması yapılmalıdır.

 

3)Son yıllarda eğitim sisteminde sürekli bir imam hatip kavgası var. Bu kavga olduğu sürece eğitimde etkinliği ve eğitimden en yüksek sosyal faydayı sağlamak mümkün değildir. Doğrusu, imam –hatip kavgasını bırakıp, orta öğrenimde ara eleman teknisyen yetiştirecek okulları artırmaktır.

 

 

Türkiye de, AKP iktidarı bırakın insan gücü planlaması yapmayı, var olan DPT’yi de kapattı.

 

Not: Dünkü yazıda ‘’Sosyal medya da ‘’CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun Cizre’de görev yapan polisler hakkında suç duyurusunda bulunması ‘’ partiye karşı tepki oluşturmaktadır.’’ Şeklindeki yazımıza, ilgililer telefon ederek, Sezgin Tanrıkulu’nun böyle bir suç duyurusunda bulunmadığını, sosyal medyada bu haberin karalama amacıyla çıkarıldığını söylemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.