FAİZDE DOĞRULAR VE YANLIŞLAR

Merkez Bankası gecelik borçlanma faizlerinde iki puanlık bir indirim yaptı… Gecelik faiz oranlarını yüzde 13’e indirdi.

Faiz indirimini 3 gerekçeye bağladı…

– Ekonomi durgunluğa girdi.

– Canlandırmak için, faizleri indirmek gerekir.

– Küresel kriz uzun sürecek…

İç ve dış talebin düşmesi, petrol fiyatlarındaki gerileme nedeniyle, enflasyon hedefin altında kalacak. Yüksek faizle, enflasyonu kontrol altına almaya gerek kalmadı. Faiz oranlarının düşmesi ,ekonomide canlanmayı hızlandırır. Başta yatırımların artmasına imkân verir. Sermaye yatırım yapmayı daha kârlı görür. Yatırımın artması, piyasada talep yaratır. İstihdam yaratır. Ekonomi canlanır. Yatırımların artması için, faiz indirimi yanında hükümetin de önlem alması gerekir. Bunların başında, kamu altyapı yatırımlarını artırmak gelir.

IMF’nin önceliği borçlar

Kamu altyapı yatırımlarının artması, özel sektör maliyetlerinin azalmasına ve yatırım ortamının oluşmasına neden olur. Gel gör ki, hükümetin krizi görmezlikten gelmesi, bırakın altyapı yatırımlarını artırmasını, tersine 2009 bütçesinde yatırım ödeneklerinde 3 milyar liranın üstünde bir kısıntıya gitti. Bu kısıntı IMF’nin korkusuyla oldu. Zira IMF için durgunluktan önce ülkeye dış kaynak girişi ve Türkiye’nin bu kaynaklarla dış borcunu ödemesi önemlidir.
Hükümetin bütçede yatırım ödeneklerini kısmasının bir nedeni de bütçe açığını düşürmektir. Zira, mart seçimleri için, hükümet popülist harcamaları artırmaktadır. Artan bu popülist harcamaları, yatırım harcamalarını kısarak telafi etmek istemiştir.

Ayrıca faizler düşerse, borsaya talep artar. Borsa canlanır. İşletme değerleri artar… İşletmeler daha çok kaynak sağlamış olurlar. Ekonomi canlanır. Yine faizler düşerse, tüketim artar. Yüksek faiz, tüketimin kısılmasına ve tasarrufların artmasına neden oluyor. Tüketimin artması, ekonominin canlanmasına ve krizden çıkışı hızlandırır.

Dış kaynak girişi

Türkiye’ nin 2009 yılında yaklaşık 130 milyar dolar dış kaynağa ihtiyaç var. Bu dış kaynağın girmesi için, hükümet yüksek faize güveniyor. Bizzat Maliye Bakanı Meclis’te, faizler yüksek olduğu için, dışarıdan kaynak geleceğini ifade etmişti. Faizlerin düşmesi, dış kaynak girişini azaltır. Aslında gerek küresel kriz ve gerekse Türkiye’de ülke riskinin yüksek olması, yüksek faize rağmen dış kaynak girişinin azalmasına neden oldu. Hatta son çıkarılan “Varlık Barışı” Yasası ile de kaynak girişi sağlanmadı. Faizlerde düşme kaynak girişini daha da azaltır. Buna rağmen, öncelik ekonominin canlanması olmalıdır. Bunun için MB faizlerde indirimde geç kalmıştır. Hatta yanlış yapmıştır. Enflasyonu frenleyeceğim diye, geçen sene, mayıstan temmuza kadar faizleri artırmıştır. Mayıs’ta 15.25 olan gecelik faiz oranlarını, temmuzda 16.25ëe yükseltmiştir.
Oysaki, geçen senen sonbahardan başlayarak,ekonominin durgunluğa gireceği açıktı. Dünya ekonomik krizi olmasaydı da, Türkiye AKP’ nin açık ve borca dayanarak yürüttüğü büyüme politikasının sürdürülmez olduğu açıktı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir