ENFLASYONA NE OLUYOR?

2004 yılı ocak ayında, yıllık TÜFE oranı yüzde 10.59 idi. Bugün aradan 6 yıl geçti, yıllık TÜFE oranı, ekim ayında yüzde 12 oldu. (11.99) Yani yedi yıllık AKP iktidarı enflasyona çözüm getiremedi.

2001 yılında, kısa vadeli yangın söndürme programı, enflasyonun köpüğünü aldı. Ne var ki, AKP iktidarı orada kaldı. Tersine o günden bu güne Devlet-piyasa ekonomisinde optimal dengeyi bozdu… Piyasada oligopol yapılar oluştu. Sektörel denge bozuldu.

AKP iktidarı devletin altyapı yatırımlarını haraç-mezat satarak devletin gücünü azalttı. Merkezi devlet- mahalli idareler arasında yetki ve sorumluluk çatışmasına neden oldu… Devlette kayırma başladı. Popülizm ön plana çıktı. Anarşi ve terör de, güven vermedi.

Reel sektörün ve tüketicinin bu hükümete ve piyasaya güveni kalmadı.
Sonuçta, enflasyon kemikleşti. Bu nedenledir ki bugün enflasyon 6 yıl öncesinden daha yüksektir.

Öte yandan TÜFE ‘de gerçekleşen yüzde 2.6 oranındaki ekim enflasyonu da son beş yılın en yüksek enflasyonudur. 6 yıl önce 2003 yılı ekim ayında aylık TÜFE oranı yüzde 0.92 olmuştu.

Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) de ekim ayında, yıllık enflasyon olarak, yüzde 13.29 oldu.

Ekim ayında, en yüksek fiyat artışı sezon gereği yüzde 8.46 ile giyim ve ayakkabıda oldu. İkinci sırada gıdada yüzde 3.91 ve üçüncü sırada konutta yüzde 3.79 oldu.

TÜFE ile ÜFE arasında teorik olarak şöyle bir ilişki var… Eğer TÜFE oranı daha yüksek ise, bu toplam talebin yüksek olduğunu göstermektedir. ÜFE oranının daha yüksek olması ise maliyet artışını göstermektedir.

Ekim ayında TÜFE yüzde 2.6, buna karşılık ÜFE daha düşük 0.57 olarak gerçekleşti. Bu durum, yukarıdaki prensibe hiç uymuyor… Çünkü açıktır ki, ekonomide durgunluk var… Ve toplam talep düşüktür.

Ekim ayında TÜFE’nin daha yüksek çıkmasının iki temel nedeni var:

Kur artışı kullanıldı

1) Kur artışı vitrine hemen yansıdı… Zira vitrinlerde ithal malı daha fazladır. Kur artınca, satıcı bunu kullandı, YTL cinsinden daha önce kendisine ucuza gelen ithal eşyanın fiyatını artırdı. Vitrindeki ithal malı artınca yanındaki yerli malın fiyatı da artı. Böylece perakende fiyatlar arttı. Yani TÜFE oranı yüksek oldu.
AKP İktidarı düşük kuru enflasyonu frenlemek için kullandı. Ekim ayında kur artınca enflasyon da arttı. Bu demektir ki döviz kurlarını çıpa olarak uzun süre kullanmak mümkün değildir.

Daha önceki aylarda artan üretim maliyetleri, gecikmeli olarak TÜFE’ye yansıdı. Bu sene ÜFE oranı, mart ayında 3.17, nisan ayında 4.5 ve mayıs ayında ise 2.12 oldu. Bu maliyet artışları, kısmen gecikmeli olarak ekim ayına yansıdı.

İşletmeler artan üretim maliyetlerini, perakende fiyatlara yansıtmaları için, talebin müsait olması gerekir. Ne var ki Türkiye’de talep müsait olmasa da, piyasada oligopol yapı olduğu için, işletmeler artan maliyetlerini yansıtabiliyor.
Ancak, enflasyon artışında temel neden yapısal dengelerin bozulmasıdır. Bu dengeyi bozan AKP iktidarıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir