Enflasyon Yüzde 20’de Kronikleşti

Mart  ayında aylık TÜFE oranı yüzde 1.03 ve yıllık TÜFE yüzde 19.71 oldu.

ÜFE oranı da aylık yüzde 1.58 ve yıllık 29 .64 oldu.

Enflasyonda çözüm nedenlerini  iyi teşhis etmekten geçer.

2004 yılından 2017 yılına kadar yüzde 10 seviyesinde kronikleşen TÜFE oranı , yüzde 20 seviyesine sıçradı. Bu seviyede kronikleşmiş görünüyor.

Kur artışı ithal aramalı ve hammadde fiyatlarını artırdı. Geçen sene ÜFE oranı yüzde 39’lara kadar çıktı. Maliyet artışı perakendeye de yansıyarak TÜFE oranının yüzde 20’ler düzeyine çıkmasına neden oldu. Maliyet artışı fiyatlar genel düzeyini bir defa artırır. Ancak kur artsa da düşese de , maliyetler artıyor. Perakende fiyatlar artıyor. Demek ki fiyat artışı bir sürece dönüştü. İşte enflasyon budur.

Çözüm için önce TÜFE’nin yüzde 20’ler seviyesinde kronikleşme nedenlerini iyi tahlil etmeliyiz. Neden kronikleşti ?

TÜFE 2018 2019
Aylık (Mart) 0,99 1,03
Yıllık 10,23 19,71
12 Aylık Ortalama 11,14 18,70
Çekirdek (B) 11,44 17,53
Gıda 10,37 29,77
ÜFE
Aylık  (Mart) 1,54 1,58
Yıllık 14,28 29,64
12 Aylık Ortalama 15,35 29,61
İmalat 14,77 28,23
Ara Malı 17,58 29,89
Enerji 15,09 44,23

 Piyasada oligopol yapılar var. Devlet tekelleri özelleştirildi, piyasa tekelleri oluştu. Piyasa aşırı kırılgan. Spekülasyon hakim. Üretici ve tüketici güveni düşük. İktisadi ajanlar koruma iç güdüsü ile spekülatif  davranıyor.

Söz gelimi Brent Petrol geçen sene 68.47 dolar idi . Bu sene Nisan ayında 69.39’a çıktı. Yüzde  bir  arttı. Ancak maliyet artışını gösteren Enerji fiyatlarında ÜFE oranı yüzde 44.23 oranında arttı.

Kur artınca ithal malların fiyatları artıyor. Ancak ithal girdi kullanmadığı halde bazı  fırsatçılar , vitrindeki yerli mallarının da fiyatlarını artırıyor.

Ekonomide kaynaklar yetkin kullanılmadı. Söz gelimi özel sektör ve devlet inşaat sektörüne gereğinden fazla kaynak ayırdı. Bu gün bu sektör kısmen ölü yatırıma dönüştü.

Bütçe kaynakları da etkin kullanılmadı. Popülist harcamalara daha fazla kaynak ayrıldı. Yatırımlara daha az kaynak ayrıldı. 2019 bütçesinden yatırımlara ayrılan pay yüzde 6 dolayındadır. Devlet altyapı yatırımlarını kamu- özel sektör işbirliği anlaşmaları ile yaptı. Ne var ki bu defa yatırım maliyetleri yüksek oldu.

Gıda fiyatları TÜFE’nin üstünde arttı. Gıdada Yıllık fiyat artışı yüzde 29.77 oldu. Bunun nedeni devletin piyasa ile inatlaşmasıdır.

Tanzim satışların olumlu psikolojik etkisinden daha çok , olumsuz algı yaratması oldu. Tanzim satışlar  Zimni olarak gıda arzında ve fiyatlarında sorun olduğu imajını yarattı. Bu defa gıda fiyatları daha çok arttı. Kaldı ki  Devlet Et- Balık Kurumu gibi piyasayı tanzim eden kamu kurumlarını özel sektöre devredilerek özel tekeller yarattı. Bu tekeller piyasa başarısızlıklarının artmasına yol açtı.

Piyasada oligopol yapılar varsa, stokçuluk varsa, bunu tanzim satışları veya sıkıştıkça et ithal ederek çözmeyiz. Piyasada rekabeti sağlayacak devlet müdahalesi gerekir.

Bu gün Yüzde 20’ler düzeyindeki bu enflasyon, eğer iç ve dış siyasi bir sorun yaşamazsak ve yüksek bir kur artışı olmazsa, bu sene yüzde 15’e kadar düşebilir. TÜFE oranı 2018 yılında Ağustos’ta yüzde 2.30, Eylül’de yüzde 6.30 ve Ekim’de yüzde 2.67 olmuştu. Bu sene aynı aylarda gerçekleşen TÜFE oranları daha düşük olursa, 2019 enflasyonu yüzde 15 olur. Ne var ki, 2019 yılında dünyada ortalama enflasyon beklentisi yüzde 2-3’tür. Biz yüzde 20 enflasyonu yüzde 15’e indireceğiz diye kendimizi başarılı göremeyiz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir