Enflasyon Neden Direniyor ?

Açıklanan Temmuz  ayı enflasyonu, yıllık TÜFE olarak yüzde 11.76 oldu. Yıllık Yİ-ÜFE oranı da yüzde 8.33 oldu. Gelişmiş ülkeler ekonomide canlanma için biraz enflasyon olsun istiyor. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde de enflasyon sorunu kalmadı.

2018 kur şoku ile Ekim 2018 de ;TÜFE yüzde 25,24’ e , Yİ-ÜFE yüzde 45,01 seviyesine çıkmıştı. Ama 2019 ‘un ikinci yarısında kur şoku etkisi kalmadı. Zira 2019 yılında TÜFE  yüzde 11,84 oldu.

2019 Ocak- Temmuz ilk 7 ayında TÜFE oranı yüzde 6,37 oldu. Bu senede aynı 7 ayda yüzde 6,44 oldu.

Neden Enflasyon yüzde onun üstünde direniyor.?

1. Hükümet özellikle mi enflasyon istiyor ?

Merkez Bankasının para basması ve bu yolla bütçeyi finanse etmesi , aynı zamanda  enflasyon yoluyla vatandaşın devlete vergi vermelerinde olduğu gibi satın alma gücünün düşmesine neden oluyor. Vatandaş reel gelirindeki azalma kadar , gizli vergi ödemiş oluyor.

Yine enflasyonun şişirmesi  ile çalışanlar kısa sürede bir üst gelir gurubuna geçiyor. Çalışanlar ve gelir vergisi mükellefleri daha yüksek vergi dilimine yakalanmış oluyorlar.  Literatürde buna  Mali sürüklenme ( Fiscal drag), deniliyor. Devletin gelir vergisi artarken vatandaşın da vergi yükü artmış oluyor.

2. Merkez Bankası güvenirliğini kaybetti.

Bunun bir nedeni 2006 yılından beri enflasyon hedefi uygulaması ve başarısız olmasıdır. Zira enflasyon hedeflemesinde para ve faiz politikası tamamıyla bu hedefe göre belirlenir. Buna rağmen 14 senedir Merkez Bankası enflasyon hedefini tutturamadı. Dahası yılda beş defa hedef tespit ederek , kendisi ile çelişkiye düşüyor.

İkincisi , Hükümetin Merkez bankasına müdahale etmesidir. Ekonomi politikası gereği olarak Merkez Bankaları bağımsız olmayabilir. Ancak ilan edildiği halde müdahale edilmesi , uluslar arası piyasalarda güven kaybına neden oldu.

3. Piayasada oligopol yapı , kartelleşme ve stokçuluk var.

Piyasada oligopol yapılar , tekelci yapılar var. Telekom gibi devlet tekelleri özel tekel haline geldi. Fiyatları istedikleri gibi ayarlıyorlar. Yine toptan fiyatları ayarlayan stokçuar var. Et fiyatlarının artmasını önleyen, üreticiden piyasa değerine alan ve tüketiciye karsız satan  Et balık kurumu gibi kurumlar özelleştirildi.

Kur artışları vitrinde eski ürünlere anında uygulanıyor. Rekabet şartlarının yetersiz kalması ve denetimsizlik nedeni ile perakende satanlar  fiyatları yüksek tutuyor.

4. Yapısal sorunlar , enflasyonu kronikleştirdi.

Üretimde ithal girdi payı yüzde 40 dolayındadır. Kur artışları kendisinden daha yüksek oranda enflasyona yansıyor. Üretimde ithal girdi payını yüzde 10 düzeyine düşürmek gerekir.

Reel sektör  ile finans sektörü arasında denge kurulmalıdır. Sermaye piyasası  ve bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmalıdır.  Bu piyasalardaki spekülatif kârları ve istismarları önlemek gerekir. Bankacılıkta yabancı payı düşürülmelidir.  Hükümetler elinde kullanılan ve bu nedenle piyasa düzenini bozan , haksız rekabete neden olan  dört kamu bankası özelleştirilmelidir.

Devleti yeniden yapılandırmak gerekir. Merkezi Devlet , mahalli idareler arasında yetki ve sorumluluk yeniden tarif edilmelidir. Devlette şeffaflık , liyakat esası getirilmeli ve devlet kurumsallaştırılmalıdır. Bürokrasi önlenmelidir.

Doğal tekellerin, kamu altyapı yatırımlarının, blok satış yoluyla, yabancılara ve yerli yandaşlara verilmesi, piyasada haksız rekabet yarattı. Bu tür özelleştirme durmalıdır. Özelleştirilen tekeller ve altyapı yatırımları devletleştirilmelidir.

5.Gelir dağılımının bozuk olması, üretimi de etkiliyor. İşletmeler kitlesel üretim yerine, daha lüks ve fakat kârlılığı daha yüksek üretime öncelik veriyorlar. Sanayi düşük kapasitede çalışıyor. Bu nedenle üretim maliyetleri artıyor. Gelir dağılımının iyileşmesi için kamuda çalışanların refahını artırmak, çiftçiye ve esnafa destekleri artırmak gerekir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir