ENFLASYON NE GÖSTERİYOR?

Aralık ayında, Tüketici Fiyatları (TÜFE ) yüzde 0.41 ve Üretici Fiyatları (ÜFE ) yüzde 3.54 oranında geriledi. 2008 yılı ÜFE oranı yüzde 8.9 ve TÜFE oranı da yüzde 10.06 oldu. 2008 yılı içinde, 12 aylık enflasyon çok değişken bir seyir gösterdi. ÜFE oranı yıl içinde 12 puan arttı. 2007 Aralık ayında 5.9 olan ÜFE oranı, Temmuz 2008’de yüzde 18.41′ e yükseldi. Aralık 2008 de yüzde 8.11íe geriledi. Yinede bir önceki seneden yüksek oldu. Üretici fiyatlarının altı ayda 12 puan artmasında petrol ve emtia fiyatlarının etkisi vardır.

Ancak diğer ülkelere bakarsak, gelişmekte olan ülkeler içinde ÜFE’nin en hızlı arttığı ülkenin biz olduğunu görebiliriz. Üretici fiyatları bir ekonomide üretim maliyetindeki artışları göstermektedir. Bu nokta da sorun yalnızca petrol fiyatlarının artmasıyla izah edilemiyor. Ekonomide yapısal sorunların da önemli rolü var. Örneğin piyasada oligopol yapı varsa, firmalar ürettikleri malın fiyatını maliyet artışından daha önce ve daha fazla artırabilirler. Eğer piyasada oligopol yapı yerine rekabet olsaydı, fiyat artışını talebi dikkate alarak daha dikkatli yapmak zorunda kalacaklardı. Yıl içinde TÜFE’nin ÜFE’ye göre daha az artmış olması, Üreticinin perakendeciden daha çok kar ettiğini göstermektedir.

Talepte hızlı düşüş oldu

2008 sonbaharında, iç talebin çok hızlı düşmesi yanında dış talebin de daralması, oligopol yapıda da olsa , firmaları ya üretimini kısmak veya fiyat indirmek zorunda bırakmıştır. Yıl içinde TÜFE’de hareket ÜFE’ye göre daha düşük oranda oldu. 2007 aralık ayında yüzde 8.4 iken , temmuz 2008 de 4 puan artarak , 12.6’ya yükseldi.

TÜFE artışı talep yapısını göstermektedir. Yine 2008 sonbaharında toplam talebin çok hızlı düşmesi , TÜFE’nin de düşmesine neden olmuştur.

TÜKETİCİ EĞİLİM ENDEKSİNDE DEĞİŞME (%)

TALEP GÖSTERGESİ                              EKİM          KASIM

SATIN ALMA GÜCÜ                                  -8.96             -5.53
İŞ BULMA OLANAKLARI                        -10.41            – 6.42
DAYANIKLI TÜKETİM MALI ALIMI            -2.56           -11.64

Durgunluk ve talepte gerileme, enflasyonun da düşmesine neden olmuştur. Yukarıdaki tablo, talebin neden ve ne oranda düştüğünün de bir göstergesidir. Durgunluk ve talepteki bu gerileme, enflasyonun da düşmesine neden olmuştur. Dolayısıyla enflasyondaki düşme hükümetin bir becerisi değildir. Kaldı ki 2008 Yılında elektrik, gaz ve su fiyatları yüzde 60 oranında artmıştır. Eğer 2009 yılında da aynı oranda artarsa , birçok firma iflas edecektir. Durgunluk ve işsizlik artacaktır.

2009 enflasyonu risksiz

Türkiye’ de 2001 yılında yaşanan krizle , bu gün yaşanan kriz farklıdır. 2001 krizinde dünyada bir kriz yoktu. Ayrıca bu günkü kadar yapısal sorunlar birikmiş değildi. Devletin müdahale gücü daha yüksekti. Kriz finans sektöründe patladı ve reel sektöre etkisi daha az oldu.

Oysa ki bugünkü kriz , piyasada dengelerin bozulması , devlet- piyasa dengesinin bozulması, finans sektörü ile reel sektör arasındaki dengenin bozulması , piyasada oligopol yapılaşmanın oluşması gibi, aramalında dışa bağımlı bir üretim yapısı oluşması şeklinde yapısal sorunlara dayanan bir krizdir. Üstelik dünya krizi de işin tuzu- biberi olmuştur. Bu nedenle daha derin ve daha uzun sürecektir. Dünyada da son on yıldır ortaya çıkan tüketim çılgınlığı çökmüştür. Talebin uzun süre yeniden aynı düzeye çıkması mümkün değildir. Bu nedenle bu krizdeki enflasyonda, 1970 ve 1974 petrol krizindeki enflasyondan farklı olacaktır. O yıllarda petrol fiyatları artmıştı , ancak OPEC fonları yine gelişmiş ülkelere gitmiş ve talep daralması yaşanmamıştı. Bu nedenledir ki o yıllarda bir yandan petrol fiyatlarının maliyetleri artırması nedeniyle durgunluk artmış , bir yandan da talep nedeniyle enflasyon artmıştır. Yani stagflasyon ortaya çıkmıştı. Bu krizde talep daralması da olduğu için durgunlukla birlikte enflasyonda düşecektir. Bu nedenle Türkiye için sorun durgunluk ve işsizliktir. Enflasyon üçüncü plandadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir