EKONOMİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI

31 yaşındaki bir trader, Fransa’ nın ikinci büyük bankası Societe Generale’ i 7 milyar dolar zarara soktu. Bu genç Piyasa değeri 52.6 milyar dolar olan banka adına 73.3 milyar dolarlık işlem yapmış. Umduğu sonuçlar çıkmayınca, yatırdığı fonları zarar getirmiş.

 

Bu olay ne ilktir… Nede son olacaktır.

                                                                                                              

ABD’ de Mortgege sisteminde bir dolarlık gayrimenkul değeri için piyasada 88 dolarlık kağıt dolaştığı açıklandı. Bu nasıl oluyor?  Mortgage sistemi yoluyla bir dolarlık kredi veren banka, gayrimenkul karşılığı fon oluşturuyor. Bu fonları satıyor. Kredileri sigorta eden şirketler de yine fon oluşturup satıyor… Birinci aracı… İkinci aracı… Bir bakıyorsunuz gayrimenkul değerinin kat be kat üstünde piyasada fon satışı ortaya çıkmış. Kağıttan kuleler oluşmuş.

 

 

 

FED eski Başkanı geçen yıl   ‘’dünyada sermaye hareketlerinin boyutu reel sektörün on katına çıktı ‘’ demişti.  

 

Dünyada yaşanan asıl sorun, reel sektör ile finans sektörünün arasındaki dengenin bozulmasıdır. Finans sektörü reel sektörü temsil etmekten çok uzaklaştı. Yani balon yaptı. Bu balon aynı zamanda piyasaları aşırı kırılgan yaptı.

 

HEDGE FONLAR

 

Hedge fonlar bu kırılganlığı artırdı. Bu fonlar spekülatif kar elde etmek için çok hızlı yer değiştiriyor… Spekülatif sermayenin bu doymak bilmez iştahı nedeniyle bu fonlara köpek balığı fonları deniliyor. Bu fonlar yüksek sepkülatif kar kokusu alınca, aynen köpek balığı gibi reflekse geçiyorlar. Arkasını düşünmeden saldırıyorlar. Yetişmiş yetenekli gençler emrinde olan bu fonlar yüksek karlar sağlıyorlar. Ancak aynı zamanda yüksek risk te taşıyorlar. Genç traderler daha heyecanlı, daha cesur ve daha az tecrübeli oldukları için, tökezlemeleri de daha kolay oluyor. Ancak bu tür tökezlemeler piyasaları daha çok korkutuyor.

Mortgage krizi devam ederken, ABD ekonomisindeki olumsuz göstergeler, dünya borsalarını allak – bullak ediyor. Dünya borsaları şimdiye kadar görülmemiş oranda günlük hareketler yaşıyor.

 

Türkiye de sermayeye piyasası daha kırılgan olduğu için, bu hareket daha yüksek oranlı, örneğin günlük yüzde 4 ile yüzde 6 arasında değişebiliyor. Bu oranda bir dalgalanmanın kendiliğinden durulması olası görünmüyor.

 

TECRÜBE ŞARTTIR

 

Yönetimde hızlı karar vermek bir avantajdır. Ancak aynı zamanda ihtiyatlı davranmakta riskleri azaltır.

 

Maalesef, finans sektörü çoğu kere bu gençleri kendi hedefleri doğrultusunda kullanabiliyor. Bu nedenle gençlerin daha dikkatli olması gerekiyor.

 

Ben bu konuda birkaç deneyim yaşadım.

 

Bir bankaya ait ve gündüz ağırlıklı bir televizyon, her gün genç uzmanlara analiz yaptırıyor. Bu televizyonda şimdiye kadar kimse piyasanın bu kadar kırılgan olmasının sürdürülemez olduğunu söylemedi. Ben söyleyince bu televizyon bana yasak getirdi. Düşündüm… İMKB endeksi ne kadar artarsa, ne kadar balon yaparsa, Bankanın kârı o kadar artıyordu. Elbette doğrunun söylenmesi bu bankanın işine gelmezdi. Burada yanlış olan, Medya patronluğuna yasayla sınır getirilmemiş olmasıdır.

 

Finans sektörünün temel yanlışı, bugünkü spekülatif karları, yarınki depreme tercih etmesidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir