EKONOMİDEKİ EROZYON NEREYE GİDER?

Çin, Hindistan ve Brezilya, 1990’lı yıllardan beri dünya ekonomisinde devam eden iyileşmeden pay almasını bildiler. Gelişmekte olan ülkeler içinde bu süreçten en zararlı çıkan ülke Türkiye oldu. Çünkü, AKP iktidarında bu güne kadar cari açık şeklinde yabancıların cebine 130 milyar dolar koyduk.
Aynı dönemde düşük kur uygulaması ile sanayimiz ve ihracatımız yüzde 70 oranında ithalata bağımlı bir yapı kazandı.

Şimdi, dünya ekonomisi inişe geçti. Bu inişten de en zararlı biz çıkıyoruz.
CHP Genel Başkanı da gurup toplantısında, ekonomide daralmanın nasıl ortaya çıkmaya başladığını, açıkların nasıl arttığını vurguladı.

TÜİK’ in açıklamasında, 2008’in ilk 4 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre, kapanan şirket ve kooperatiflerin toplam sayısı yüzde 73 oranında artarak 22 bin 294’e yükseldi… TİM Başkanı, Ardahan’da yaptığı bir açıklamada bu kapanan şirketlerin üretici şirketler olduğunu açıkladı.

Gaziantep organize sanayi bölgesinde mevcut 540 fabrikadan 40’ı durgunluk nedeniyle üretimini durdurdu. 20 bin kişi işsiz kaldı.

Kahramanmaraş’ta ticaret ve sanayi odasının verilerine göre, 177 tesisten 26’sı faaliyetine ara verdi. Son bir yılda 3 bin kişi işten çıkarıldı.

Faizler ve kırılganlık arttı

2007 yılının mayıs ayında Hazine’nin iç borçlanma faiz oranı yüzde 18.81 idi. Bu sene aynı ayda Hazine’nin iç borçlanma faiz oranı 0.76 puan artarak 19.75’e yükseldi.

Hazine’nin daha pahalı borçlanması, bütçeden faize daha fazla pay ayırmak demektir. Bu durumda hükümetler kamu harcamalarına ve özellikle kamu yatırımlarına yeteri kadar pay ayıramıyor… Bu defa AKP kamunun elindeki mevcut yatırımları da, özelleştirme yoluyla elden çıkarıyor.

Yine TÜİK’in geçici verilerine göre, nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37 oranında arttı. Bu artışa çok fazla sevinemedik. Çünkü, nisan ayında ithalat geçen seneye göre daha fazla, yüzde 38 oranında arttı.

Nisan ayı itibarıyla yıllık dış ticaret açığı da bu sene yine yüzde 27.8 oranında arttı. Yıllık dış ticaret açığı geçen mayısta 53.7 milyar dolar iken bu sene 68.7 milyar dolara çıktı. Oysaki 2002 yılında dış ticaret açığımız 15.6 milyar dolar idi.
Dış ticaret açığının bu kadar artması, uygulanmakta olan yüksek faiz, düşük kur politikasının bir sonucudur. Zira düşük kur, ihracatın pahalı, ithalatın ucuz olmasına neden olmaktadır.

Yine, ocak ayından bu yana geçen beş ay içinde, dünyanın en fazla düşen borsası İMKB oldu. Önceki gün itibarıyla beş ayda yüzde 28.43 oranında geriledi.

Borsa’daki aşırı kırılganlık, ülke riskinin yüksek ve piyasanın kırılgan olduğunu göstermektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir