EKONOMİDE VE SİYASETTE GÜVEN DİBE VURDU

Ekonomide durgunluk ve siyasetteki gerginlik, üreticinin de tüketicinin de moralini bozdu. Reel kesimin ekonomideki gidişata olan güveni azaldı. Tüketici güveni de tarihinin en düşük düzeyine geriledi.

 

Reel kesimin ekonomideki gidişata olan güveni Mart ayı itibariyle, 2011 yılında yüzde 115.9 idi. Yani reel sektör ekonomik gidişatı iyi görüyordu ve güveniyordu. Merkez Bankası ile TÜİK’in birlikte hazırladığı bu endekslerde 100 üstü güveni gösteriyor.100 altı ise güvensizliği gösteriyor. 

 

Tüketicinin ekonomiye ve yönetime güvenini gösteren Güven endeksi de Mart ayı itibariyle, 2010 yılında yüzde 84.74 iken, 2014 yılında yüzde 64.39 a geriledi.

 

 

Ekonomik sorunlar ile güven arasında karşılıklı etkileşim var. Güven azalması ekonomide durgunluğu artırıyor. Yatırım ortamını köstekliyor.  Buna karşılık ekonomide durgunluk artıkça da üretici ve tüketicinin morali bozuluyor. Güveni azalıyor. Sorun ekonominin içine düştüğü bu bunalımdan nasıl çıkacağıdır?

 

Bunalımın birçok nedeni var… Ancak başta gelen neden, iç ve dış siyasi sorunlarda da ortaya çıkan bunalımdır. Bu bunalım tırmanması nedeni ile halkın siyasi partilere olan güveni de iyice azaldı.

 

 

 

Yukarıdaki tablo Kadir has Üniversitesinin yaptığı araştırmadan alınmıştır. Bu araştırmaya göre, karasızları bir tarafa bırakırsak, 2011 yılında halkın yüzde 22 ‘si siyasi partilere güveniyorum derken, bu güvenenlerin oranı 2014 yılında yüzde 18.8’e inmiş. Yani siyasi partilere zaten güven azken son yıllarda iyice azalmış. Buna karşılık siyasi partilere güvenmiyorum diyenler aynı yıllar itibariyle yüzde 48.7’den, yüzde 55.8’e çıkmış. Yani artık halkın çoğunluğu siyasi partilere güvenmiyor. Siyasete güvenmeyen hiç kimse, ister yerli ve isterse yabancı olsun, uzun dönemli yatırım planı yapmaz ve yatırım gerçekleştirmez.

 

İç siyasette başkanlık tartışmaları da güven ortamını zedeledi.

 

Aşağıdaki grafikte Kadir Has Üniversitesi araştırmasından derlenmiştir. , 2010 yılında halkın yüzde 21’i başkanlık sistemi iyi derken, 2014 te bu oran yüzde 12,6 olmuş. Buna karşılık parlamenter demokratik sistem iyi diyenler 2010 yılında yüzde 65.8 iken 2014 yılında yüzde 79.3’e yükselmiş.

 

 Türkiye de 5 kişinin dördü, parlamenter demokrasiden yana olurken, hala başkanlık sistemini tartışmada tutmak, halkın tercihlerini rencide ediyor.  Bu tartışmaları gündemde tutanlar, neden kamuoyunun tercihlerini dikkate almıyor?

 

Siyasi partiler kamuoyunun tercihlerini dikkate almadığı sürece siyasette ve ekonomideki sorunlar daha da ağırlaşacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir