EKONOMİDE EZBER BOZULDU

ABD’ de Mortgage krizi (İpotekli Kredi Krizi ) sonrası , iflasları önlemek ve çöken  piyasayı canlandırmak için parasal genişleme başlatıldı.   

Krize Kadar ABD Merkez Bankası olan FED ‘in çıkardığı tedavüldeki dolar miktarı 900 milyar dolar idi. Krize girince , Kasım 2008 ile Haziran 2011 arasında , 1.3 trilyon dolar   , Haziran 2010 ile Eylül 2012 arasında 600 milyar dolar çıkardı. Sonrasında her ay FED 85 milyar dolar çıkardı. 

Yani Krize kadar emisyonda olan 900 milyar dolara karşılık bu gün piyasada 5 trilyondan fazla  dolar var.    

FED’ in parasal genişlemeye gitmesi ile , birçok iktisatçı ve piyasa aktörü tarafından , enflasyonun artacağı şeklinde yorumlandı. Hatta yalnızca FED değil , Avrupa Merkez Bankası ve Japonya da yüksek boyutlarda para genişlemesine gittiler. Ancak enflasyon olmadı  

2014 sonunda Petrol fiyatlarındaki düşme de enflasyon artışını frenlemeye bir destek oldu.

 

 

Sonuçta , ABD’ de enflasyon artmadı … Büyüme hızlandı ve İşsizlik azaldı..

A.B.D ‘DE MAKRO GÖSTERGELER (YÜZDE )

                                       2009               2017

ENFLASYON                   1.9                 1.9    (EYLÜL )

BÜYÜME                        -0.3                  2.6    (İKİNCİ ÇEYREK )

İŞSİZLİK                          9.3                  4.4    (EYLÜL )      

İktisatta kalıplaşmış olan ‘’para genişlemesi enflasyon yaratır  ‘’ ezberi bu defa çalışmadı. Ve artan para hacmi neden enflasyon yaratmıyor? Sorusunu gündeme getirdi.

ABD için bu sorunun ekonomi alanında bazı cevapları var… 

Krizden dili yananlar , kriz sonrası sıfır faize rağmen daha dikkatli ve daha az borçlandı. 

Gayrimenkul fiyatlarının düşmesi , tüketicileri daha dikkatli harcamaya yöneltti. Servet etkisi ile artmış olan tüketimlerini  kıstılar. 

Kriz yılı işsizlik artınca , bu durum tüm toplumu fiilen ve psikolojik olarak ta etkiledi. Birçok insan  Yaşam biçimini değiştirdi.

Bu saydıklarımız , paranın dolanım hızını düşürdü.

ABD’ küreselleşmenin de etkisi ile , hem dış ticaret yoluyla hem de doların rezerv para olması nedeniyle sorunlarını  başka ülkelere de ihraç edebiliyor. Söz gelimi Çin Merkez Bankasının ağırlıklı dolar olmak üzere , 3 milyar doların üstünde döviz rezervi var. ABD’ yılda 400 -500 milyar dolarlık cari açığını Çinin ABD hazine bonolarına yatırdığı dolarlarla kapatıyor. 

Kaldı ki İktisat politikaları her zaman aynı sonucu vermiyor. Söz gelimi Keynesgil politikalar da 1930 buhranından sonra , ekonomilerde canlanmaya neden oldu… Ancak daha sonraki dönemlerde enflasyon yarattı.

Aynı şeklide ekonomi siyasi sorunların da etkisi altındadır. Siyasi güven ortamı , ekonomide kırılganlık ekonomik istikrarı etkiler. Bunun için aynı politika farklı ekonomilerde farklı sonuçlar veriyor.

Söz gelimi Türkiye de 14 yıldır enflasyon yüzde 10 dolayında devam ediyor. Çünkü , Dünya Bankası verilerine göre , Türkiye Kırılganlık Endeksinde 145  ülke içinde birinci sıradadır. Yani Dünyanın en kırılgan ülkesidir.  Bütçe şeffaflığı endeksinde de  102 ülke arasında 2012 yılında 40 sırada iken , 2015 yılında 58 sıraya düşmüştür.

Sonuç olarak , global Dünyada ekonomik referanslar ve teoriler artık marjinal kalmaya başlamıştır. Biz bundan ders alarak , her gün bir cin fikir açıklamak yerine , yada bu gün alınan kararı yarın değiştirmek yerine , ekonomik ve sosyal yapımıza uygun , uzun vadeli ve bağlayıcı planlama yapmalıyız. Yapmazsak bu günleri bile çok ararız. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir