EKONOMİDE ÇOK YÖNLÜ TEHDİT ALTINDAYIZ

Türkiye bir yandan küresel kriz tehdidi altındadır. Bir yandan özellikle son günlerde arşa çıkan yolsuzluk olaylarıyla sarsılmıştır. Bir yandan işsizlik ve yoksulluk sınırları zorlanmıştır. Bir yandan da bölgeler arası kalkınmışlık farkının yüksek olması , sosyal sorunlar yaratmaktadır olduğunu gösteren rakamlar verdim.

Küreselleşme anlayışı ülkeler arasında, fakiri daha fakir, zengini daha zengin yaptı. AKP ënin küreselleşme anlayışı da Doğu Anadolu Bölgesi’nin daha da geri kalmasına neden oldu..

Küreselleşme, post modern anlayış, yaklaşım olarak takdim ediliyor.. Bu anlayışa göre, ulus devletler artık gününü doldurdu.. Planlama yapmak, kaynakların tek merkezden planlanması ve ekonomide ulusalcı yaklaşımlar ve nihayet bir ülkenin uluslar arası düzeyde kendi çıkarlarını koruması küreselleşmeye engeldir.. Zira ülkeler kendi ekonomik çıkarlarını korursa, dünya kaynaklarının etkin dağılımı sağlanamaz..

Türkiye, bu yaklaşımla çok kan kaybetti.. Ekonomik açıdan, faiz ve cari açık yoluyla dışarıya karşılıksız kaynak transfer etti.Ayrıca bu postmodern anlayışla , bölge kalkınmasında da merkezi planlama yerine, 26 ocak 2006’da AB ile uyum çerçevesinde Kalkınma Ajansları Yasas’ını çıkardı..

Kalkınma ajansları deve mi, kuş mu?

Kalkınma ajansları ne kamu, ne özel olan, arada kalmış bir hilkat garibesidir.. Bu ajansların,

·  Çalışması özel hükümlere göredir..

·  İç ve dış denetimi, bağımsız denetim kurumları tarafından yapılacaktır.

·  Vergi gelirlerinden pay alacaktır ,

·  Çalışanlar memur statüsündedir..

Bu karmaşa içinde bir organizasyonun çalışması ve yararlı olması mümkün değildir.. 26 kalkınma ajansı vardır..

İstanbul, Ankara ve İzmir tek il olarak ayrı bölgeler şeklinde organize olmuştur.
Aslında doğu Anadolu’da GAP gibi tek bir bölge kalkınma planı yapmak ta kalkınma amacına uymuyor.. Çünkü , Doğuda iller arasında, doğal yapı ve iklim farklıdır.. Her ilin ve hatta ilçelerin potansiyel imkanları farklıdır. Özetle heterojen bir yapıya sahiptir. Örneğin her ile verilmesi gereken teşvik, farklı olmalıdır.

Ne yapmalıyız?

Bu heterojen yapının koordinasyonu, merkezi bir planlamayla ve kuş bakışıyla ancak mümkün olur.. Bu anlamda:

·  Bölgesel Kalkınma Yasası çıkarılmalı

·  Bölgesel Kalkınma Bakanlığı kurulmalı

·  Bölgesel Kalkınma Fonu oluşturulmalı

·  Devlet altyapı yatırımlarını (yol-sulama-enerji-eğitim-sağlık) ve çevre koruma yatırımlarını tamamlamalı

·  Yatırımlara yüzde 50’si yatırımdan önce , yüzde 50ësi ise yatırım tamamlandıktan sonra olmak üzere en az yüzde 25 oranında nakit teşvik verilmelidir.

·  Tarımda, devlet doğrudan tohum ve gübre dağıtmalıdır.

·  Doğu Anadolu’yla ilgili Kalkınma Projeleri’ne alınacak dış kredilere hazine kefalet vermelidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir