EKONOMİDE ALARM

Akp iktidarı ekonomiyi güllük-gülistanlık olarak gösteriyor. Bazı bakanlar “Küresel kriz, bizim için fırsat olur” diyor. Bazıları “Borsa birkaç gün içinde eski düzeyine gelir” diyor. İktidar kanadı Türkiye’de bir ekonomik kriz olabileceğine ise hiç ihtimal vermiyor.

Ekonomik ajanlar ise farklı düşünüyor. Esnaf kesimi kendi durumlarını “Piyasada yaprak kımıldamıyor” diye tarif ediyor. Üretici ve tüketici memnun değil. Çalışan kesim, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasası ile kazanılmış haklarını kaybetmiş olmanın sıkıntısını çekiyor ve geçim sorunu yaşıyor. Yerli ve yabancı sermayeli işletmeler, Borsa’nın yılbaşından bu yana yüzde 30 değer kaybından endişe duyuyor.

İş adamları kur artışı ve 160 milyar dolar tutan dış borçlarından dolayı telâş içindedir. Borsa’dan sıcak para çıkışı yaşanıyor.

Bu şartlarda ilgili Bakanın “Global kriz bizim için fırsattır”, yabancı sermaye daha çok gelir şeklindeki bir yaklaşım, deve kuşu örneği kafayı kuma sokmaktır.
Türkiye küreselleşme sürecine hiçbir önlem almadan, tersine döviz kurlarını düşük tutup rekabet gücünü kaybederek daldı. Global ekonomiye tam adapte oldu. Ulusal politikalar terk edildi.

Cari açığın finansmanı zor

ULUSAL politikalar olmadığı içindir ki şimdi global krizden en fazla Türkiye etkileniyor. Global kriz devam ederse, sermaye daha güvenli limanlar arayacaktır. Kaldı ki AKP Hükümeti’nin can kurtarma simidi olarak gördüğü sıcak parada da çıkış yaşanıyor… Ayrıca Spekülatif ve fırsatçı sermaye girişi de azaldı.

Uluslararası derecelendirme kurumları ya Türkiye’nin ratingini düşürdü veya uyarıda bulundu. Global kriz şartları da eklenince Türkiye’nin dışarıdan borçlanması zor ve daha pahalı olacaktır.

Bu demektir ki cari açığın finansmanı da zorlaşacaktır. Finansmanı yapılamayan ara malı ithalatı zora girerse, üretimde ve büyümede zora girecektir. Zira ithal ara malının sanayi üretimindeki payı yüzde 70’tir.

Başbakan yeniden Arap ülkelerini dolaşmaya başladı.

Ancak ekonomide ve ticarette sorunlar Arap hayranlığı ile çözülmüyor… Örneğin Cumhurbaşkanı’nın protokolü bozarak Suudi Kralı’nın otelde ayağına gitti… Buna rağmen Suudi Arabistan uluslararası Expo 20015 fuarı için İzmir’e değil Milano’ya oy verdi.

Global ekonomide yaşananlar

ASLINDA küreselleşme süreci, spekülatif sermaye ve kısa vadeli sermaye, köpek balığı iştahı ile hareket eden “hedge fonların” günümüz dünyasına bir tuzağıdır. Şimdi tüm dünya bu tuzaktan nasıl kurtulacağını hesaplıyor. Refahın dünyaya yayılması olarak takdim edilen küreselleşme süreci şimdi bir “küresel tehdite” dönüştü. Buna karşılık bizimkiler hâlâ umut pompalıyor.

ABD’de başlayan ve tüm dünyaya yayılan küresel kredi krizinin yol açtığı zararın en az 200 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Mortgage krizi, dünya finans krizine dönüşüyor. İflas eden finans kurumları ve fonları kurtarmak için ABD ve İngiltere Merkez Bankaları müdahale etmek zorunda kalıyor.

Gelişmiş ülkeler, dünyada fakirliğin önlenmesini Dünya Bankası’na havale etmiştir. Oysa Dünya Bankası Başkanı Zoellick, “Gıda fiyatlarındaki artışa acil çözüm gerekiyor… 100 milyon insan aç kalacak” diyor. Dünya Bankası’na göre geçen yıl buğday ve pirinç fiyatları iki katından fazla arttı.

Sosyal patlamalar yaşanıyor

AÇLIĞIN artması, tüm dünyada küreselleşmenin getirdiği kaçınılmaz bir sondur. Bu son, sosyal patlamalara neden olmaya başladı. Haiti’de ayaklanmalar oldu. Hükümet düştü. Hindistan Maliye Bakanı, “ayaklanmalar artabilir” diyor. Fransa Tarım Bakanı, hükümetin harekete geçtiğini söylüyor.

Tarımda kıtlık ve tarım ürünlerinde fiyat artışı en fazla Türkiye’de yaşanıyor. Fransa önlem aldığını söylüyor. Türkiye’de iktidar pirinç yemeyin diyor!

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir