EKONOMİ TUTSAK OLDU (II)

Dün bu köşede, Türkiye’nin özelleştirme ile ve dış borçlarına verdiği faiz ile dışarıya kaynak transfer ettiğini ve edeceğini yazdım .

 

1)2007 ortasında özel sektörün dış borçları 130 milyar dolara ulaştı. Bu dış borçların yaklaşık 40 milyar doları

bir yıl ve daha kısa vadeli dış borçtur. Bu kısa vadeli dış borçlar içinde ,bankalarında  yaklaşık  13- 15 milyar dolar  olan dış borçları da bulunmaktadır.

 

 

Kur artışı olduğunda , özel sektörün ve bankaların dış borçları , YTL cinsinden kur artışı kadar yükselmektedir. Orta ve uzun vedeli dış borçlarda , gerek bankalar ve gerekse diğer özel sektör , artan borç maliyetlerini  talebin elverdiği ölçüde  mal ve hizmetlerine yedirebilir.. Ancak  Kısa vadede  döviz pozisyon açığı olanlar borçlarını ödemek için  daha fazla YTL maliyetine katlanıyor..

 

  • Kısa vadeli dış borçları artınca, Bankalar ve özel sektörde ,   Kur lobisi oluşturuyor.. MB’nı ve hükümeti baskı altında tutuyor..

 

  • Türkiye’nin dış borçlarının artması , yeni kredilerin daha pahalı olmasına yani faiz oranlarının artmasına yol açıyor..  

 

CARİ AÇIK KAN KAYBI OLDU

 

2) En önemli kayıp , cari açık nedeniyle ortaya çıktı.   AKP iktidarında Türkiye toplam olarak 97 milyar dolar dış işlemler cari açığı verdi.

 

 

 

CARİ AÇIK

 

 

YILLAR

CARİ AÇIK (Milyar Dolar)

2002

1,5

2003

8,0

2004

15,6

2005

 

23,2

 

2006

31.6

2007(7 AY)

18.6

TOPLAM

                                        97.0

 

 

 

 

 

 

 

     

Doğrudan yatırım sermayesi dışında borçlanma ve sıcak para ile finanse edilen cari açık , eninde sonunda ülkeden kaynak çıkacağını gösterir.

 

Öte yandan Satılan şirketlerin yerine de yeni yatırım yapılmadı.

 

  • Özelleştirmeden yabancıya satışlar, cari açık ve bütçe açığını kapamada kullanıldı.
  • Özel şirket ve banka satışları karşılığı Türkiye’ye gelen yabancı  sermayeyi alanlar  yeni yatırımı yapmadı. 2006 yılı 4  çeyrekte sabit sermaye   yatırımlarındaki artış büyüme oranın altında kaldı.  Demek ki  satışlar karşılığı gelen bu sermaye fiilen yine geri çıkıyor.
  • Zaten ithalat bu sene içinde de yatırım malı oranı yüzde 14 oldu.

 

 

 

 

 

EKONOMİYİ SICAK PARA YÖNETİYOR.

 

3) Sıcak para stoku Mayıs ayında 88.1 milyar dolara çıktı.

  • Faizi sıcak para belirliyor.
  • Piyasada kırılganlık  arttı.
  • Sıcak para girişi   döviz arzını artırdı. Kur düştü. YTL aşırı değer kazandı.İthalat ihracattan daha hızlı arttı. Dış İşlemler cari açığı arttı.  İçeride aramalı üretimi düştü.

 

 

 

 

4) Bankaların yabancıya satışı işin tuzu –biberi oldu.. Bu satışların ekonomik,siyasi ve sosyal maliyetleri ortaya çıktı. var.

 

  • Finans sektörü lobi oluşturmak yoluyla  bir ülkenin siyasetini önemli ölçüde etkiliyor.. Çoğu zaman tayin ediyor.. Bankalar yabancılaşırsa ulusal politika uygulamak imkanı kalmaz..

 

  • Bankalar siyaseti etkilemek ve istedikleri zemini oluşturmak için aynı zamanda medyaya el atıyor.. Türkiye’nin geleceği ile oynayan soroz’un açık toplum enstitüsü gibi fonlarla işbirliği yapıyor..

 

  • Bankalar, reel sektörle ilişkileri noktasında , üretimi ve büyümeyi etkiliyor.

 

  • Bankaların risklerine gelecekte de bu toplum katlanacaktır.. Banka bir devlet imtiyazıdır.. Mevduatın bir kısmı devlet güvencesi altındadır.. Faaliyetteki bir banka karını dışarıya transfer edecektir.. Ancak bir kriz halinde , faaliyet izni iptal edilen bir bankanın yönetimi ve denetimi yasaya göre  fona geçecektir..  Yani batan banka yabancı banka da olsa , maliyetine bu toplum katlanacaktır.. 

 

  • Yabancı bankalar yerli bankalardan ve devlet bankalarından daha çok faiz alıyor..Örneğin kredi kartlarında en yüksek faizi , yüzde 94.5 akdi faizi ve yüzde 108  gecikme faizini alan ilk beş banka yabancı banka veya yabancı ortaklı bankadır.

 

  • Yabancılar  bugün banka almak için para getiriyor..Cari açık kapanıyor.. Ancak aynı yabancılar yarın kar transfer ederek cari açığın daha çok artmasına neden olacaklardır.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir