EKONOMİ GERİLDİ

Borsa endeksi iki haftada 73.000 ‘den 63.885’e geriledi. Yüzde 12.5 oranında düştü. Borsanın düşmesi veya artması reel ekonomiyi üretim açısından değil, finansman açısından etkiliyor. Şirketlerin piyasa değeri düşünce, kredi olanakları, finansman imkanları da daralıyor. Ayrıca ülke riskini ve yabancı sermaye hareketlerini de etkiliyor.

Operasyon öncesi dolar kuru da 2.03 iken Cuma günü 2.17 oldu. Yani on günde yüzde 7 oranında arttı.

Aslında Merkez Bankası, 2003 yılı ve TÜFE bazlı reel kur endeksine göre bu günlerde denge kur için dolar kurunun 2.20 olması gerekir. Dolar kurunun reel değerini koruması ve TL’ nin aşırı değer kazanmasının önlenmesi için geçmiş yıllarda kabaca doların, Dolar ve TL enflasyonları arasındaki fark kadar artması gerekirdi. Ne var ki geçmişte Merkez Bankası ve sıcak para kur artışını engelledi. Serbest kur sistemini kur baskısı için kılıf olarak kullanıldı.


Ben beş senedir, 2 yıllık bir geçiş dönemi içinde kurların tedrici artışının sağlanması gerekir diyordum. Bu gün ani kur artışı, öncelikle özel sektörün dış borç yükünü artırdı. Çünkü Türkiye’nin bir yıl veya daha kısa 125.5 milyar dolar dış borcu var.

Sanayi üretiminde ithal aramalı ve hammadde kullanımı yüzde 70’ oranındadır. Kur artışı otomatik olarak fiyat artışı yaratacaktır. 2014 Merkez Bankasının yüzde 5’lik enflasyon hedefinin, beklenen durgunluğa rağmen tutma olasılığı zayıftır. Ayrıca ithalatın finansmanı sorunu da ortaya çıkabilir. Bu şartlarda aramalı ve hammadde üretiminde de sıkıntı olabilir.

TÜİK’ ve MB gibi resmi kurumların yayınladığı istatistikler ve anketlerden ortaya çıkan olumsuz beklentiler de ekonomiyi geriyor.

Eksi faiz tasarrufları vuruyor… 2012 Kasım ayı ile 2013 Kasım ayı arasında geçen bir yılda TL mevduatın reel faiz oranı yüzde -1.39 oldu. Eksi faiz reel kayıp demektir. Parayı TL olarak tutmak el yakıyor… Tasarrufların düşmesine neden oluyor. Dövize talep artıyor. Buna karşılık Eksi faizde yatırımların artması gerekir. Ancak belirsizlik ve ülke riski yüksek olduğu için yatırımlar da artmıyor.

Merkez Bankasının hazırladığı uluslar arası net yatırım pozisyonu açığı 2002 yılında 85.5 milyar dolar iken geçen zaman içinde şimdi 421 milyar dolara yükseldi.

2002 yılında 129.6 milyar dolar olan Türkiye dış borç stoku bu yılın üçüncü çeyreğinde 367.3 milyar dolara yükseldi.

2002 yılında 0,6 milyar dolar olan cari işlemler asgari 2013 te 60

Milyar dolara yükseldi. Son on yılda Türkiye 400 milyar dolar cari açık verdi.

2012 Eylül ayı işsizlik oranı yüzde 9,1 idi… 2013 Eylül ayında işsizlik oranı 9.9 ‘a yükseldi.

Ekim ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre yüzde 3.1 oranında geriledi,

Beklentilerde iyi değil…

  • Kasım ayında 104.5 olan reel kesim güven endeksi yüzde 2.3 oranında düşerek Aralık ayında yüzde 102.1 ‘e geriledi. Reel kesimde olumsuz beklentiler, üretimi ve istihdamı etkiliyor.

  • Tüketici güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 3.3 oranında geriledi.

  • Aynı endekste Tüketicinin genel ekonomik durum beklentisi, yüzde -0.5 oranında kötüleşti

  • Yine ,İşsizlik sayısı beklentisinde kötümserlik var. Bir önceki aya göre beklentilerde düşme oranı yüzde 4,8 oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir