DÜNYAYA RAHAT MI BATTI?

2017 ve sonrasında, özellikle bizimde içinde olduğumuz temeli mezhep savaşlarına dayanan Ortadoğu sorunu, zengin ülkelerle fakir ülkeler farkının açılması, aynı ülke içinde gelir eşitsizliği, çevre sorunları, toplumsal kutuplaşma, insanlığı uğraştıracağa benziyor.

Dünyada bir post Truth (Gerçek sonrası ) eğilimi ortaya çıktı. Kamuoyu nesnel gerçekler yerine, duygusal ve kişisel görüşlerden, şovlardan ve ideolojik söylemlerden daha fazla etkilenmeye başladı. Bu eğilim, Avrupa’da sağ eğilimli siyasetin öne çıkması, ABD’de seçimler, Brexit ve Ortadoğu da mezhep kavgaları gibi olaylarda görülebiliyor.

Ekonomiye gelince… Dünya küreselleşmenin getirdiği, sermaye hareketlerinin hızlanması nedeni ile göreceli bir bolluk yaşadı. 2009 dünya finansal krizi ile bocalama geçirdi ve inişe başladı. Cari açık eren ülkelerin dış borcu arttı. Sermaye hareketlerinin yavaşlaması ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı, gelişmekte olan ülkelerin dış borçlarını dünyayı bekleyen bir sorun haline getirdi.

Dünya Bankası 2017 yüzde 2.8 olan küresel büyüme tahminini, yüzde 2.7’ye düşürdü. Dünya Bankası tarafından 2017 gelişmiş ülkeler ortalama büyüme oranı yüzde 1,8 olarak,  Yükselen piyasa ekonomileri büyüme oranı yüzde 4.2 olarak tahmin edildi.

 

 

Dünya Bankası raporunda bu sene büyümedeki artışın, gelişmekte olan ülkelerde iç talebin yine güçlü olacağına bağlıyor.  Bu ülkelerde yatırımların ise yine düşük seviyede kalacağı tahmin ediliyor.

Euro Bölgesi dahil Dünyanın ilk 4 büyük ekonomisi, dünya ekonomisindeki gidişatı da belirliyor. 2017 yılında en yüksek büyüme yine Çin’de bekleniyor. Dünyanın en büyük ilk 4 ekonomisi içinde daralma beklenmiyor. (Aşağıdaki Tablo )

ABD ‘de Trump kurumsal olan vergilerde ve gelir vergisinde indirim yapacağını açıklamıştı. Bu vergi indirimleri olursa ve karşılığında kamu harcamaları da kısılmaz ise ABD’ de büyüme oranı yüzde 2.2’den daha yüksek olabilir. Küresel büyümeyi de olumlu etkiler.

Öte yandan bizimde içinde olduğumuz en kırılgan beş ülkenin makro ekonomik göstergeleri, 2017 yılının 2016 yılından daha iyi olacağını gösteriyor.

 

Kırılgan beşli ekonomiler içinde, Türkiye kur artışı ve CDS ( Credit Default Swap ) ın artması nedeniyle diğerlerinden ayrıştı. Dün itibariyle Türkiye’nin CDS’i bir ara 300’ü geçmişti. Aslında 2009 krizinde de 500 ‘ü geçmişti. 23 Ocakta Fitch’in kredi notumuzu düşürmesi halinde CDS ‘in daha da artması söz konusu olabilir. Bu durum ve kur artışı devam ederse, dış borçlarımız açısından sorun yaşaya biliriz.   

Yapmamız gereken, siyasi sorunlardan, Ortadoğu’dan bir an önce kurtulmak olmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir