Dünya Bu Krizden Ders Alacak mı ?

Virüs krizi  sonrasında , Dünyada devlet anlayışında , iktisat politikalarında keskin bir dönüş yaşanır mı ?  Dönüş yaşanır ve fakat keskin olmaz.

Dünyada yaşanan ve panik derecesinde etkili olan  büyük ekonomik krizlere bakarsak , her kriz sonrası siyaset iklimi ve iktisat politikaları değişmiştir.

1873 ekonomik krizi , 18 Eylül 1873’te üretim fazlası nedeniyle yaşanan krizdir. Bu kriz nedeni ile 20 Eylül’ 1973 ‘ten  itibaren New York Menkul Kıymetler Borsası’nın faaliyetleri 10 gün süreyle geçici olarak durduruldu. Kriz öncesi , toplam talebin azalması nedeni ile birçok firma maliyet altında satış yapmak zorunda kaldı. Fabrikalar ve bankalar battı. İşsiz sayısı yükseldi. Kriz sonrası Ayakta kalan bankalar birleşerek kartel oluşturdular. Diğer bankaları ve bir kısım reel sektör firmalarını ucuza kapattılar. Böylece kriz öncesi rekabetçi piyasalardan kriz sonrası monopol piyasa yapısı oluştu.

Kriz sonrasında , 1890 çift metal para sistemi bırakıldı, tüm paraların altına bağlı olduğu sabit kur ‘’altın standardı ‘’ uygulandı. Birinci Dünya savaşı sistemi bozdu. 1914-1924 arasında yalnızca dolar altına bağlı kaldı , diğer paralar dolara göre dalgalandı. 1924 ve sonrasında ise değişti ; dolar altına , sterlin dolara ve altına , diğer tüm para birimleri de sterline bağlandı. 

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ( Büyük Buhran ) Dünyanın yaşadığı en büyük ekonomik krizdir. Bütün Dünyada GSYH yarı-yarıya geriledi. İflaslar arttı. İşsizlik arttı. İntiharlar oldu. Dünya siyasi olaylarını etkiledi. Etkisi uzu sürdü. Sonrasında Demokrasinin en karanlık çağı , Nazizm ve  ikinci Dünya savaşı yaşandı.  İkinci Dünya savaşından sonra , Dünya da  hızlı kalkınmak için , Keynes’in genişletici mali politikaları uygulandı. Bu politikalar 1970 petrol krizine kadar devam etti. Dünya bir refah dönemi yaşadı. Breeton woods  sistemine geçildi. Bir ons altın 35 dolara , diğer paralar da dolara bağlandı.

Dünya  ekonomik buhranından en az maliyetle kurtulan tek ülke Türkiye ‘dir. Türkiye bu dönemde iktisadi konjonktüre göre , ideolojik takıntılara kapalı , pragmatik politikalar uyguladı. 1933 te devletçilik ağırlık kazandı.  Birinci ve ikinci beş yıllık sanayi planları hazırlandı. Altyapılar millileştirildi. Her sektörde devlet , planlanan üstünde fabrika yaptı. İkinci Dünya savaşı nedeni ile ikinci beş yıllık sanayi planı aksadı.

Türkiye planlı dönemde de , 1963-1968 birinci plan döneminde yüksek büyüme yaşadı ve imalat sanayi yatırımları arttı.

2008-2009 krizi , diğer iki kriz kadar yıkıcı olmadı. Küreselleşme’nin burda yararı oldu. Kriz suya atılan taşın dalgaları gibi dünyaya yayılarak , tek bir bölgede veya tek  bir ülkede ağır hasara neden olmadı.  Çözüm olarak  faizler düşürüldü ve para genişlemesine gidildi.

Virüs krizinin etkilerini 1929 Dünya buhranı ile karşılaştırabiliriz. Maliyeti daha yüksek olacak. Dünya’da gelir azalması ve servet azalması olacak. Ancak yapısal sorunlara dayanmadığı için , çıkış daha hızlı olacaktır.

Kriz sonrası ülkeler yeniden içine kapanmaz. Ancak küresel ekonomiye çeki düzen vermek gerekir.

1.Piyasalarda aşırı kırılganlık yaratan Spekülatif sermaye hareketleri, kontrol altına alınacaktır.

2.Gelişmekte olan ülkelerde  ve özellikle bizde ,  dalgalı kur sisteminin ödemeler bilançosunda otomatik denge sağalama fonksiyonu çalışmadı. Kontrol edilebilir kur sitemlerine geçilecektir.  ( Çin ayarlanabilir sabit döviz kuru sistemini uygulamaktadır. Yuan diğer para birimlerinden oluşan bir sepete göre tespit ediliyor.)

3. Dünya para sistemi değişecektir. Söz gelimi Dünyada beş büyük ekonominin paralarının olduğu sepete bağlı bir Dünya para sistemi kurulabilir.

4. Birçok gelişmekte olan ülkede ,kamu hizmetlerine talep artacak ve  Devletin piyasaya müdahalesi artacak ve piyasa -devlet optimal dengesi sağlanacaktır. Ayrıca halk vergilerine daha fazla sahip çıkacak ve  Şeffaf devlet talebi artacaktır.

5. Despot yönetimler zorlanacaktır. Despot yönetimlerin (ABD dahil ) sürekli popülizm yaparak , sürekli dış sorun yaratarak ve her olayı dış güçlere bağlayarak , halkın refahından götürdükleri anlaşılmıştır. Halkın demokrasi talebi artacaktır. Dünyada demokrasi kulüpleri kurulmalı ve bütün ülkeler  artık tek parti veya tek kişi diktasından kurtulmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir