DÜŞÜK KUR SANAL ZENGİNLİK YARATTI

Önceki Gün IMF’ nin ‘’Nisan 2007 Dünya Ekonomik görünümü veri tabanı‘’ yayınlandı ‘’Burada satın alma gücü paritesine göre Türkiye’nin fert başına Milli gelirinin 2007 yılında  9629 dolar olduğu ve  2008 yılında ise  10 Bin 177 dolara çıkacağı  yazıldı.

 

Tüm medyada  bu tablolar yayınlandı.. Merak ettim ‘’Satın alma gücü paritesine göre Gayri safi yurt içi hasıla nedir?‘’ diye birkaç kişiye sordum… Kimse bilmiyor. Belki Medyada bu tabiri yazanlar veya konuşanların da bir kısmı bu teknik terimi bilmiyordur.. Çünkü açıklamak kimsenin aklına gelmiyor.

 

Satın alma gücü paritesi (Purchasing Power parity-PPP) farklı ülkelerin birbirine göre yani nispi anlamda satın alma gücünün ölçülmesi için yapılan bir hesaptır. Bu hesapta ABD doları ortak para birimi olarak kullanılıyor..

 

 

Diyelim ki Türkiye de çeşitli mallardan oluşan bir sepet malın fiyatı  ABD’ de elbette dolar olarak 100 dolardır.. Türkiye de ise aynı mal sepetinin fiyatı 50 dolardır..  Bu demektir ki  ABD’ de 3000 dolar maaşı olan birisinin satın alma gücü  ile Türkiye de 1500 dolar maaşı olan birisiyle aynıdır.. Bu şartlarda Türkiye de fert başına Milli gelir 5000 dolar ise satın alma gücü paritesine göre 10 bin dolardır.

 

The economist dergisi, bu işi daha kolay ifade eden bir yol bulmuş.. Aylık olarak bir Big Mac endeksi yayınlıyor.. Bu endekse göre ABD de bir big Mac 2 dolar ve  Türkiye de ise bir dolar ise , Bu şartlarda dolar cinsinden hesaplanırsa Türkiye de big-mac yiyenlerin satın alma gücü ABD’ dekilerin iki katıdır. Bu örnek satın alma gücü paritesini daha kolay izah etmektedir. 

 

 

NEDENİ DEĞERLİ  YTL ..

 

Satın Alma Gücü Paritesine göre Türkiye’de fert başına gelir hiçte 10 bin  dolar dolayında görünmüyor.

 

İktisat Fakültesi Mezunlar Vakfının, İstanbul halkı arasında yaptığı  araştırmaya göre, halkın yüzde 60’ı işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığından şikayet ediyor..

 

Eğer satın alma gücü yıllık 10 bin dolara ulaştıysa, halk neden bu kadar şikayetçidir?

 

Bunun iki nedeni var..

 

1) Kur düşük (YTL aşırı değerli) olduğu için dolar cinsinden  fert başına Milli Gelir daha yüksek çıkıyor.

 

Döviz  kurlarındaki artış, herhangi bir temel yıla göre,  enflasyonun altında kalırsa, kur düşük yani YTL değerli demektir.. Bu bir anlamda YTL-Döviz dengede değil demektir.

 

Çeşitli ülkelerin zenginlik sıralamasında ne durumda oldukları herkesin kendi parasıyla ifade edilirse, karşılaştırma yapılamaz.. Bunun için her ülke Milli Gelir hesaplarını önce kendi parasıyla yapıyor. Sonra bu Milli Gelir dolar kuruna  bölünerek dolar cinsinden Milli gelir hesaplanıyor. Bu Milli gelir de nüfusa bölünüyor.. Bu yolla Dolar cinsinden kişi başına Milli gelir hesap ediliyor.

 

2007 yılı için tahmin edilen Milli Gelirimiz kabaca 620 milyar YTL’ dir. Bunu 73 milyon nüfusa bölersek, fert başına Milli gelir 8.500 YTL olur. 2007 resmi dolar  kuru  tahmini 1540 YTL’ dir.. Bu durumda 2007 yılı için fert başına Milli gelir, 5.400 dolar olacaktır.  

 

YTL’ nin aşırı değerli olduğunu biliyoruz.. Eğer dengede olsaydı bir dolar en az 2 YTL olacaktı.. Bu durumda fert başına Milli gelir de dolar cinsinden 4 .250 dolar olacaktı.. Satın alma gücü paritesine göre fert başına Milli gelir ise  7 veya 8 bin dolar olacaktı.

 

ZENGİN – FAKİR FARKI AÇILDI..

 

2) Türkiye de zengin fakir farkı açıldığı ve zengin daha çok zengin olduğu için, ortalama gelir yüksek çıkıyor.

 

Türkiye de bölgeler arası ve kişiler arası gelir farkı arttı.. Örneğin İzmit bölgesi nüfusunun fert başına geliri, Ağrı’ dan 11 kat daha yüksektir.. İkisinin  ortalamasını alırsak ağrıdakinin geliri de yüksek çıkar.

 

Bir köyde yaşayan yüz kişinin ortalama yıllık geliri 5000 dolar olsun .. Köyün bir yıllık toplam geliri, 500.000 dolar eder.. Köye yıllık geliri bir milyon dolar olan bir zengin geldiğini düşünelim … Bu defa 101 kişinin ortalama geliri 14.850  dolara çıkar.

 

Son söz .. Düşük kur dolar cinsinden hepimizi zengin gösteriyor.. Bunu yaşayanlar anlıyor.. Hükümet te biliyor.. Ancak yinede devlet bakanı bu durumu istismar ediyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir