DÜNYA ÇOK DEĞİŞECEK…

Biz senelerdir, 1944 yılında doları anahtar alan Bretton- Woods sisteminin ve bu sistemin bekçisi olan , kur istikrarı ve ekonomik istikrar sağlamakla görevli olan IMF’ nin modası geçti diyoruz.

Hükümetin ve IMF’cilerin işine gelmiyor.

 

Maalesef kriz olduktan sonra herkesin aklı başına geldi.

 

Şimdi IMF ‘ başkanı Dominique Strauss-Kahn , ‘’Global Finansal Sistem erimeye başladı ‘’ diyor.

 

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick ‘’ Yeni Küresel Ekonomi için çağdaş bir çok taraflı sistem gerekiyor’’ şeklinde konuşuyor.

 

 

İngiltere Başbakanı Gordan Brown , Avrupa Birliği zirvesinde’’ Yeni bir finansal kriz yaşanmaması için Dünya Finans sisteminde Reform yapalım ‘’ diyor.

 

Kendileri söylemesine rağmen bizimkiler anlamıyor.. Hala IMF’ yi yeniden çıpa olarak kullanmak isteyenler var. Hatta bu bazı  bakanlarla da sınırlı değil… Bazı Finans yazarları da hala IMF’yi çıpa olarak kullanmak gerektiğini söylüyor.

 

IMF ben öldüm diyor.. Bizimkiler anlamıyor.

 

Herkesin anlaması gerekiyor ki bu Kriz dünyadaki yapıları , sistemlerin değişmesini zorunlu kılacaktır.

 

BORSA MI – KUMAR MASASI MI ?

 

Borsa bir kumar masasıdır… Bu masada hep masa kazandı. Nasıl ki kumarda oynayanlar hep kaybeder.. Hep mano kazanırsa, borsa da hep aracılar kazanır. Buna rağmen yatırım bankaları da fiilen tükendi.

 

Borsa  küçük ve dağınık tasarrufların yatırıma yönelmesini sağlayan bir araç olarak düşünülmüştür. Bizim gibi ülkelerin kalkınmasında  teorik olarak çok önemli bir kurumdur. Ne var ki Sermaye piyasalarının ve Borsanın bu yapısı ile yararlı olması mümkün değildir. Tersine artık borsa spekülatif piyasa haline gelmiştir.

 

Bu nedenle , sermaye piyasası ve Borsa tanımlarını yeniden ele almak ve bu piyasaları yeniden  düzenlemek gerekir. Örneğin , borsada kağıt satın alanın bu kağıdı en az bir hafta elinde tutmasını zorunlu kılmak gerekir. Aynı hisse senedini , aynı kişi bir günde beş defa alıp- satarsa ,Elbette  borsa kumar masası olacaktır.

 

SERMAYENİN DE TERÖRİSTİ VAR

 

Bu güne kadar başbakan ve bakanlar , ‘’Türkiye’ye şu kadar yabancı yatırım sermayesi geldi ‘’diye övündüler.  Yatırım sermayesi dedikleri , borsaya gelen sıcak para, karlı işletmeleri satın almaya gelen spekülatif sermaye , hedge fonlar gibi sermayedir. Şimdiye kadar reel sektörde yatırım yapan bir sermaye olarak İzmit’te  bir otomativ fabrikası var. AKP iktidarında bundan başka reel sektörde yapılan  bir yatırım yoktur.

 

Türkiye ye gelen yabancı yatırım sermayesi denilen bu sermaye Küreselleşme sürecinde de  hangi sermayenin serbest dolaştığını da açıklayan bir olgudur. Maalesef küreselleşme yalnızca bu spekülatif sermayeye yaradı. İşgücü dolaşmadı. Reel yatrım sermayesi aynı hızla dolaşmadı.. Ve bu sepkülatif sermaye , sistemde terör etkisi yaptı.

 

Bu kriz Küreselleşmeye de yeni bir bakış getirecektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir