DİPLOMALI İŞSİZ SAYISI BİR MİLYON

Uluslararası İlişkiler, Gazetecilik ve Mühendislik mezunu, 20 genç, ‘’Diplomalı İşsizler Derneği’‘ni kurdu. Üniversite bitirdikleri halde iş bulamayan gençler amaçlarını, işsizlerin sorunlarına çözüm üretmek olarak açıkladılar.

 

 

Öte yandan Anka Ajansı TÜİK verilerinden hesap ederek, Türkiye de 600 bin Üniversite mezunu işsizin olduğunu açıkladı.

 

Üniversite mezunlarının oluşturduğu işgücü toplamı 5 milyon 284 bin kişidir. Bu kişilerden yalnızca 4 milyon 698 bini istihdam ediliyor… 600 bin kadarı da işsiz durumdadır.

 

Buna göre, her 5 işsizden birini üniversite mezunları oluştururken, diplomalı işsizler ordusunun 241 binini erkekler, 346 binini ise kadınlar meydana getiriyor.

 

Ne var ki , TÜİK  verileri diplomalı işsiz sayısını tam yansıtmıyor. Çünkü TÜİK umudu kaybolduğu için iş aramayanları , eş ve akraba vasıtası ile el altından iş arayanları , hem işgücüne dahil etmiyor… Hem de işsiz olarak kabul etmiyor. Gerçekte ise bu gibiler için TÜİK , ‘’iş bulsalar başlayacaklar  ifadesini ‘’ kullanıyor. Yani fiilen bunlarda işsizdir. Bu şartlarda diplomalı işsiz sayısı bir milyon dolayına çıkıyor.

 

Diplomalı işsiz sayısının artması , sosyal sorunlar yaratma potansiyeline sahiptir. Bu gibilerin tepkileri daha sert oluyor. Ayrıca diplomalı insanı gişede çalıştırırsanız , hem tepki gösteriyor… Hem de verimliliği düşüyor.

 

İşverenler  çalıştırdıklarının çoğunu  asgari ücret vererek işçi çalıştırmak istiyorlar. Çünkü , istihdam üzerindeki vergi ve prim yükleri yüksektir. AB’ de yüzde 25 , OECD’ de ortalama yüzde 30 , bizde ise yüzde 37’dir.Ayrıca işverenler  Üniversite mezunu için asgari ücret teklif edemiyorlar. Kaldı ki   Üniversite mezunları  da asgari ücretle çalışmak istemiyorlar.

 

Gençlerde ve  eğitimli olanlarda işsizlik oranının , genel işsizlik oranından daha yüksek olması , işsizliğin getirdiği riskleri ve işsizliğin sosyal maliyetini artırmaktadır.

 

Yüksek öğrenim görmüş Gençlerin işsiz kalmasının daha  ağır maliyetleri var…

 

1)Bir genci okutup , Üniversite mezunu yaptıktan sonra , onu işsiz bırakmak kaynak israfıdır. 4 yıllık eğitim maliyetleri heba olmuş oluyor. Gençlerin uzmanlıkları hem boşa çıkmış oluyor… Hem de işsiz kalmış oluyorlar. Veya uzmanlık istemeyen bir işe girmek zorunda kalıyorlar. Eğer  bir genç yüksek öğrenim gördükten sonra , uzmanlığı ile ilgili bir işte çalışmaz ise , o zaman boşu boşuna eğitim yapmış demektir.

Eğitim giderleri  de lüzumsuz yere  yapılmış oluyor. Her ekonomide kaynaklar kıttır. Bu kaynaklar çar-çur edilmiş oluyor.

 

Bu gün beşeri sermayenin önemi , fiziki sermaye kadar artmıştır. Bu insanları işsiz bırakmak , bu sermayenin atıl tutulması demektir. Kaynak kaybı ve kaynak israfı demektir.

 

2)Eğitim yapmış gençler işsiz kalınca , Radikal  düşüncelere ve guruplara katılıyor. Terör ve sosyal anarşi için zemin hazırlanmış oluyor.

 

Öte yandan ,  eğitimli gençlerde , işsizliğin genel işsizlikte daha yüksek olmasının iki temel nedeni var:

 

Bir..  son yıllarda uygulanmakta olan iktisat politikalarının istihdam ayağı yoktur.. Bu  durum işe  yeni başlayanları etkiliyor..

 

İki .. ‘’Eğitimde insangücü planlaması veya işgücü planlaması ‘’yapılmadığı için, eğitimli olanlarda ve özellikle yüksek öğrenimde , bazı dallarda arz fazlası var.. Örneğin , mühendislerde , iktisat dalında , arz fazlası var.. Buna karşılık , tıp ve ara eleman dallarında arz eksiği var.

 

Yapılması gereken , işgücü planlaması yaparak , yüksek öğrenimde fakülteleri ve öğrenci sayısını  geleceğin ihtiyacına göre planlamaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir