DEVLET TERBİYESİ

ABD’DE mafya en fazla, vergi memurlarından korkarmış… Geçmişte de birçok mafya teşkilâtının korkulu rüyası olmuş… Yasalar ve toplum, vergi konusuna çok önem veriyor… Çünkü vergi vermeyen aynı zamanda, diğer insanların da hakkını yemiş oluyor… Bu yolla vergi ile devletin diğer insanlara yapacağı hizmetler azalmış oluyor…

Totaliter rejimlerde devlette, memurda bir kişinin devleti veya memurudur… Demokratik rejimler de ise, devlet memuru siyasi iktidarın memuru değil, milletin memurudur.

Bunu neden söylüyorum… Özellikle bu seçim sırasında bazı memurların ve hatta bazı valilerin siyasi iktidar için kampanya yaptıkları taraf tutukları söyleniyor. Aslında bu gibileri AKP’ye de kötülük ediyorlar… Çünkü AKP’nin devleti kullandığı ortaya çıkmış oluyor… AKP’nin yıpranmış olmasının bir nedeni de budur.

Öte yandan, siyasi iktidar da, memuru devletin memuru olarak görmüyor … Kendi memuru olarak görüyor… Bu durum siyasi iktidarla devlet arasında kavgaya neden oluyor.

Siyasi iktidarlarla devlet arasındaki bu kavga, sürekli gündemde olan bir olgudur… Siyasi iktidarlar hep devleti kendi işletmeleri gibi görmüştür… Atamalarda liyakatı değil, kendi siyasi yandaşlarını öne çıkarmışlardır.

Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı

ANAYASAMIZA göre devletin başı cumhurbaşkanıdır… Tarafsız ve devletin başı olduğu cumhurbaşkanları, hükümetlerin devleti kendi şirketleri gibi kullanmaları önünde bir engeldir… Devlet için bir güvencedir…
Bunun içindir ki cumhurbaşkanının parti lideri olması veya parti militanı olması sakıncalıdır… Özal ve Demirel dönemlerinde benzer sakıncalar yaşadık.
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı yanında, cumhuriyetin geleceğine sahip çıkması, devletin bölünmez bütünlüğünün sembolü olması, halkın güvenini kazanmış olması gerekir.

Kamuoyu yoklamalarında, Ahmet Necdet Sezer’e olan güven yüzde 80 dolayında çıktı… Bir siyasi partiye mensup olan bir kişinin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, ne yaparsa yapsın bu oranda güven toplayamaz.
Öte yandan cumhurbaşkanı adayı için tüm siyasi partilerin birlikte hareket etmesi, aday üzerinde mutabakat olması gerekir. Yine Ahmet Necdet Sezer için bu mutabakat sağlanmıştı… Koalisyon ortağı üç parti dışında Meclis’te bulunan iki parti de adaylığını onaylamıştı.

CHP Genel Başkanı, bu nedenlerle cumhurbaşkanının Meclis dışından seçilmesini öneriyor.

Erdoğan ne yapmak istiyor?

TAYYİP Erdoğan bu önerileri AKP’nin iç işlerine karışmak olarak yorumluyor… Yani cumhurbaşkanını bir hükümet üyesi gibi görüyor.

Aslında eğer Gül kardeşini değil de, kendi partisinden Abdüllatif Şener gibi militan olmayan, radikal olmayan birisini aday gösterseydi, bugün ortada bir seçim sorunu olmazdı.

AKP’lilerin Başbakan’a, Abdüllatif Şener’i neden istemediğini, illa da Gül kardeşinin olmasında neden direttiğini sorması gerekir.

Başbakanlar, siyasiler gelip geçer… Kalıcı olan devlettir… Devleti güçlü kılmak, toplumun bugünkü huzuru ve geleceği açısından gereklidir… Hangi siyasi iktidar olursa olsun devletin tarafsızlığını ve milletin ve devletin başı olan cumhurbaşkanının tarafsızlığını önde tutmaları gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir