DEVLET TERBİYESİ NE DEMEKTİR?

ABD’de mafya en fazla , vergi memurlarından korkarmış.. Geçmişte de birçok mafya teşkilatının korkulu rüyası olmuş.. Yasalar ve toplum , vergi konusuna çok önem veriyor.. Çünkü vergi vermeyen aynı zamanda  , diğer insanların  da hakkını

yemiş oluyor.. Bu yolla Vergi ile Devletin diğer insanlara yapacağı hizmetler azalmış oluyor..

Sermaye Piyasası kurulu Başkanı  Doğan cansızlar da , kendisini geçimsiz olarak niteleyenlere karşı ‘’ ben siyasi iktidarın değil , Devletin Memuruyum ‘’ diyor.

Siyasi iktidarlarla devlet arasındaki bu kavga , sürekli gündemde olan bir olgudur..Siyasi iktidarlar hep devleti kendi işletmeleri gibi görmüştür.. Atamalarda liyakatı değil , kendi siyasi yandaşlarını öne çıkarmışlardır.

Anayasamıza göre Devletin başı Cumhurbaşkanıdır..Tarafsız ve Devletin başı olduğu , Cumhurbaşkanları  hükümetlerin  devleti kendi şirketleri gibi kullanmaları önünde bir engeldir.. Devlet için bir güvencedir..  Bunun içindir ki Cumhurbaşkanının parti lideri olması sakıncalıdır.. Özal ve Demirel Dönemlerinde benzer sakıncalar yaşadık .

Bu dönemde Devlet anlayışı iyice rafa kalkmış  görünüyor..  TÜSİAD  Merkez Bankası başkanlığına , faizsiz bankacılıktan gelen birini   atamanın yanlış olacağını belirtti..Bunu üzerine  Başbakan  şimdi ‘’ O kendi işine baksın.. O mu atama yapacak ? ‘’ diye cevap veriyor..

Aslında MB Başkanlığı bir iş adamını doğrudan ilgilendiriyor.. MB’ nın para politikası , faiz politikası bir işletmenin sonunu iyi veya kötü getirebilir..  İnsanlar hangi konuda uzmanlaşırsa , hangi konuda formasyon  sahibi olursa , yeni işlerinde  ister istemez o konunun etkisi altında kalırlar.. Faizsiz Bankacılık , yalnızca bizim gibi birkaç ülkede olan uydurma bir sistemdir.. Bu nedenle bu sistemden gelende önce geldiği sistemi koruyacaktır.. Bu sistem içindeki sermayeyi koruyacaktır.. Bu durum piyasa ekonomisine aykırıdır.. İstikrarı bozar.. İstikrar bozlunca da yalnızca işletmeler değil , herkes zarar görür.. Bu nedenle MB başkanının tayini bir devlet meselesidir.. TÜSİAD’ da her vatandaş ta fikrini açıkça söyleyecektir..

Kaldı ki , özel sektör zora girince apar topar başbakana gidiyor .. O zaman Başbakan , Herkese neyse size de o   ‘’ işçi de zorda … Vatandaş ta zorda ..’’diye neden geri göndermiyor?

Başbakan ilave olarak TÜSİAD  başkanı için ‘’ Kendisi fabrikasına yatırım yaparken, bize mi danışıyor .. Bizimle mi paylaşıyor ? ‘’ diyor.  

Aslında yatırımı kim yaparsa yapsın ,

Bir .. Hükümetin çıkardığı yasalar ve kararlar doğrultusunda yapıyor.. Yani Başbakan karışmak bir yana işin yolunu da çizmiştir..

İki..  Yatırım yapan herkes , aynı zamanda Başbakanın benim yerime imza at dediği bürokratlardan geçiyor..

Üç .. Her yatırım yapan vergi veriyor.. Dolayısıyla devletle paylaşıyor.. Zaten Başbakanla paylaşma  söz konusu olmaz..

Başbakanlar , siyasiler gelip geçer.. Kalıcı olan devlettir.. Devleti güçlü kılmak , toplumun bu günkü huzuru ve  geleceği açısından gereklidir.. Devletin asli görevlerini özel sektöre devretmek  veya devleti kendi işletmesi gibi görmek ,hem özel sektöre hem de  devlete zarar vermektedir..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir