DEVLETİ GÜÇLENDİRMELİYİZ

Dünyada, küresel krizin en büyük nedeni, devlet- piyasa dengesinin bozulmasıdır.

 

Devlet – piyasa dengesini, toplumun ihtiyaçlarına, ekonomik konjonktüre ve kalkınma modeline uygun olarak tutmak gerekir.

 

Devlet yalnızca vergi toplayan ve harcayan bir devlet anlayışı yanlıştır. Hükümetler devlet gücünü kullanarak, kaynak yaratmasını, istihdam yaratmasını ve yaratılan bu kaynakların adil bölüşümünü de sağlayan bir güç olmalıdır.

 

Türkiye de devlet- piyasa ilişkisi yanlış anlaşılmıştır.

Denge bozulmuştur. Devleti yeniden yapılandırmak gerekiyor.

 

 

Ekonomide toplumsal faydası, özel faydasından daha yüksek olan,

 

  • Yol, su, liman gibi altyapı yatırımlarını devlet yapmalı ve işletmelidir.

 

  • Piyasanın bozulması ve tekelleşmeye yol açabilecek örneğin doğalgaz, telefon, elektrik dağıtımı gibi doğal tekelleri devlet yapmalı ve işletmelidir. Örneğin, Telekomun satış geliri ile dış açık kapatılmıştır.  Ancak hayat boyu yurt dışına kar transferi olacağından, Türkiye kaynak kaybeden bir ülke olacaktır.

 

  • Eğitim ve sağlığı ya devlet yapmalı veya devlet kontrolünde olmalıdır. 

 

  • Buna karşılık devletin, otel işletmeciliği yapması, elbise ayakkabı üretmesi, devlet piyasa dengesini bozar. Devlet eliyle haksız rekabet yaratılmış olur. 

 

DEVLETTE ŞAFFAF OLMALIDIR.

 

Türkiye’ de devlette şeffaflık kalmadı… Örnekler verirsek…

 

Bir… İhale yasası 17 defa değişti.  Bu durumu Avrupa birliği de, Türkiye ilerleme raporunda tenkit etti. 

 

Pazartesi günkü basında, kamu ihale kurumu başkanı da, Şikayetler karşısında resen harekete geçemediğini ve yerinde inceleme yetkisinin olmadığını açıkladı.

 

Bunun çözümü için ihale yasasının tüm kamuyu kapsayacak şekilde yeniden yapılmalıdır.

 

İki… Bütçe ve hazine nakit hesaplarında şeffaf uygulama yapılmıyor

 

Örneğin 2008  bütçesine,

İşsizlik fonundan ………………1 milyar 300 milyon,

Özelleştirme fonundan ……….6 milyar 839 milyon,

Toplam …………………………9 milyar 139 milyon,

Gelir kaydedildi.. Bütçe açığı düşük çıkarıldı.

 

Benzer uygulamalar, fon hesaplarında da yapılmaktadır.

Bunun çözümünde ise tüm kamu kurumlarını içeren ve tamamı meclis denetiminde olan global bütçe sistemine geçilmelidir.

 

Üç… Hükümet 2009 yılı maaş zammını, ilk altı ay yüzde 4 ve ikinci altı ay ise yüzde 4.5 olarak açıkladı. Sonrada 2009 yılı için memura yüzde 8.7 zam yaptık denildi. 

 

Zam demek, memurun son aldığı maaş yapılan ilave demektir. Yani memur 2008 yılının son ayında 100 lira alıyor ise Ocak-Haziran 2009 arasında 104 lira, Temmuz – Aralık arasında ise 108.7 lira alacaktır. Yani 108.7 lirayı yalnızca altı ay için alacaktır.

 

Başka bir ifade ile ilk 6 aylık maaşı 104 x6 = 624 eder. İkinci 6 aylık maaşı ise 108.7 x 6 = 652.2 liradır. 12 ayda toplam eline geçen 1276.2 liradır. 1276.2 : 12 = 106.35 liradır. Demek ki 2009 yılında memurun eline aylık ortalama olarak 106.35 lira geçecektir. 2008 yılının aralık ayındaki maaşına göre aldığı ortalama zam yüzde 6.35’tir.

 

Hükümet memura yapılan zammı doğru açıklamalıdır. Aksi halde devlete ve devleti yönetenlere güven kalmıyor. Ayrıca memura enflasyon yanında, ekonomik büyüme ve verimlilik artışından da pay verilmelidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir