CHP’NİN ÖNEMİ

Habercilik konusunda herkesin bildiği bir benzetme var.. Bir defa daha hatırlatayım.. “Köpeğin insanı ısırmasının haber özelliği yoktur.. Ancak insanı köpeği ısırması iyi bir haberdir.”

 Seçim öncesine kadar CHP’nin yaptıkları veya yapmak istedikleri haber olmadı.. Şimdi parti içi kavgalar manşetlere taşınıyor.

 Bu durum CHP açısından hem iyi.. Hem de kötüdür..

 İyidir.. Çünkü Bu haberler aynı zamanda CHP’nin Türkiye için ne kadar önemli ve bugünkü sistemin devamı için ne kadar vazgeçilmez bir parti olduğunu gösteriyor.

 Yine iyidir.. Çünkü bu haberler, CHP’li olup da partiye sahip çıkmayanların.. Aynı şekilde sosyal demokrasiye inanıp da tarafsız kalanların dikkatlerini çekecektir.. Bu gibilerin düşünmesine ve tavır almalarına yardımcı olacaktır.

Öte yandan, parti içi tartışmalar kamuoyunu “Muhalefette olmasına rağmen neden oylarını artıramadı?” konusunda düşünmeye yönlendirecektir. Ve şu soruları gündeme getirecektir?

1)       

21 gün önce yapılan anketler neden “seçimlerden bir gün önce şişirilmiş anketler neden yayınlandı?”

2)        Hemen seçim öncesinde Kemal Derviş neden toplantı yaptı? İyi niyetli de olsa Kemal Derviş bu toplantının medyaya yanlış yansıyacağını ve bu toplantı ile CHP’nin “iç çekişmelerin yaşandığı bir parti” şeklinde algılanacağını ve sonuçta partinin oy kaybına neden olacağını hesaplayamadı mı?

3)        Acaba bazı partililer neden seçimlerden önce “CHP’ye oy vermeyin.. Baykal gitsin..” şeklinde kampanya açtılar? Birileri Genel Başkan olsun diye halkın siyasi tercihlerini değiştirmek partiye, demokrasiye ve Türkiye’ye zarar vermez mi? Bazıları parti yönetimini de geçirsin diye, parti aleyhine çalışmak etik açıdan doğru mudur?

4)        Bir siyasi partide yönetimde bulunalar yönetimden ayrıldığında hemen muhalefete mi başlar? Demokraside böyle bir gelenek var mı?

CHP’nin manşetlere taşınmasının partiye zararları da olacaktır.. Bunların başında Derviş’in açıkladığı, bazı il ve ilçe örgütlerinin özel çıkar sağladığı şeklindeki  iddialardır..

Bu gibi iddialar seçim öncesinde kamuoyunda da tartışıldı.. Bu iddialar ne kadar gerçekçidir? Parti yöneticilerine düşen bu konuyu kamuoyu önünde tartışmak değil.. Araştırmaktır.. Aksi halde kendileri de görevlerini yapmamış olurlar.. Ve yine kamuoyu bu gibi açıklamaları parti yönetiminde zafiyet olarak algılar..

Ve nihayet zaten kamuoyunun kafasında, “Bazı dış misyonlar acaba CHP’yi nereye çekmek istiyor?” Bu hareketlerin finansmanını kimler ne neden yapıyor?” soruları daha fazla ağırlık kazanır.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.