CHP, KÜRESEL EMPERYALİZME SAHİP Mİ ÇIKIYOR?

CHP’ genel Başkanı Kılıçdaroğlu , kurultaydan önce bir televizyonda  ’parti yön değiştirdi mi ?‘’ sorusuna aşağıdaki cevabı veriyor..

‘’Dünya değişiyor. 1930’ların, 40’ların, hatta 80’lerin dünyası yok. Küreselleşmeyi reddedemezsiniz, onun getirdiği yararları toplumun önüne koymalıyız. Asıl CHP makas değiştirecekse bu yönde değiştirmeli. Ana öznesi insanların mutluluğu olmalı.’’

 

 

Bu söylemden  iki sonuç çıkıyor… 1) Kendinden önceki  CHP  yönetiminin  ve  Deniz  Baykal’ın küreselleşmeye karşı olduğu anlamı çıkıyor. 2) Küreselleşme Türkiye için olmazsa olmaz şarttır. Yönümüzü  Küreselleşmeye  çevirelim.

 

Her iki anlamda da Kılıçdaroğlu yine acele etmiş ve altyapısı olmadan konuşmuştur.

Çünkü, Deniz Baykal’dan korktular..!
Deniz Baykal, Atatürkçülük’ten asla taviz vermedi; anti-emperyalist duruşuyla küresel güçlere karşı Sapasağlam durdu; Vatanını satmadı; Devletini parçalatmadı; Milletini böldürtmedi!!! Kıbrıs’ı vermedi, 1 Mart tezkeresinin reddedilmesini sağladı, Mayınlı arazilerin İsrail’e teslim edilmesini engelledi, Altı Ok’u savundu, Yıkıcı Açılımlara karşı durdu ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” dedi, Atatürk’ün en büyük İki Eserine de sonuna dek sahip çıktı… Nasıl ki Ata emaneti CHP’yi yeniden kurdu; şimdi de Amerikan YENİ’lerine karşı, YENİDEN CHP diyoruz! Deniz Baykal’ı göreve davet ediyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne LİDER gerek, Deniz Baykal gerektir. Özerklik vereceğiz diyenlere karşı, Cemaatlere sıcağız diyenlere karşı, Atatürk’ü unutturmaya çalışanlara karşı; Nato’yu dost Abd’yi müttefik sayanlara karşı; Atatürkçülük düşmanı İkinci Cumhuriyetçilere karşı… DENİZ BAYKAL GÖREVE, YENİDEN KEMALİST DEVRİME!!!

[Sayfa Kurucusu, HASİBE AYHAN]Çünkü, Deniz Baykal’dan korktular..!
Deniz Baykal, Atatürkçülük’ten asla taviz vermedi; anti-emperyalist duruşuyla küresel güçlere karşı Sapasağlam durdu; Vatanını satmadı; Devletini parçalatmadı; Milletini böldürtmedi!!! Kıbrıs’ı vermedi, 1 Mart tezkeresinin reddedilmesini sağladı, Mayınlı arazilerin İsrail’e teslim edilmesini engelledi, Altı Ok’u savundu, Yıkıcı Açılımlara karşı durdu ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” dedi, Atatürk’ün en büyük İki Eserine de sonuna dek sahip çıktı… Nasıl ki Ata emaneti CHP’yi yeniden kurdu; şimdi de Amerikan YENİ’lerine karşı, YENİDEN CHP diyoruz! Deniz Baykal’ı göreve davet ediyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne LİDER gerek, Deniz Baykal gerektir. Özerklik vereceğiz diyenlere karşı, Cemaatlere sıcağız diyenlere karşı, Atatürk’ü unutturmaya çalışanlara karşı; Nato’yu dost Abd’yi müttefik sayanlara karşı; Atatürkçülük düşmanı İkinci Cumhuriyetçilere karşı… DENİZ BAYKAL GÖREVE, YENİDEN KEMALİST DEVRİME!!!

[Sayfa Kurucusu, HASİBE AYHAN]

1)Ne CHP nede Baykal Küreselleşmeye karşı olmadı. Kılıçdaroğlu Küresel emperyalizm ile küreselleşmeyi birbirine  karıştırıyor. Baykal  küreselleşmeye karşı değildi , küresel emparyalizme  karşı idi. Spekülatif sermayenin küreselleşmeyi kullanarak , sıcak para yoluyla ve cari açık yoluyla ülkeleri sömürmesine karşıydı. Her şey bir yana Baykal bir mart tezkeresi ile emperyalizme karşı dik durmuş tek insandır..

 

Ancak Sömürü ve emperyalizme dayanmayan bir küreselleşme , hem parti hem de Baykal tarafından kabul edilmekte idi. Söz gelimi parti programında dışa açılma gibi yaklaşımlar yer almıştır. Uygulamada da  Kemal Derviş ‘gibi küreselleşme aktörlerine yer vermiştir.  Çünkü, Deniz Baykal’dan korktular..!
Deniz Baykal, Atatürkçülük’ten asla taviz vermedi; anti-emperyalist duruşuyla küresel güçlere karşı Sapasağlam durdu; Vatanını satmadı; Devletini parçalatmadı; Milletini böldürtmedi!!! Kıbrıs’ı vermedi, 1 Mart tezkeresinin reddedilmesini sağladı, Mayınlı arazilerin İsrail’e teslim edilmesini engelledi, Altı Ok’u savundu, Yıkıcı Açılımlara karşı durdu ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” dedi, Atatürk’ün en büyük İki Eserine de sonuna dek sahip çıktı… Nasıl ki Ata emaneti CHP’yi yeniden kurdu; şimdi de Amerikan YENİ’lerine karşı, YENİDEN CHP diyoruz! Deniz Baykal’ı göreve davet ediyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne LİDER gerek, Deniz Baykal gerektir. Özerklik vereceğiz diyenlere karşı, Cemaatlere sıcağız diyenlere karşı, Atatürk’ü unutturmaya çalışanlara karşı; Nato’yu dost Abd’yi müttefik sayanlara karşı; Atatürkçülük düşmanı İkinci Cumhuriyetçilere karşı… DENİZ BAYKAL GÖREVE, YENİDEN KEMALİST DEVRİME!!!

[Sayfa Kurucusu, HASİBE AYHAN]

 

Kaldı ki , Kılıçdaroğlu da 2002 den beri parti içinde aktif görev almıştır. En son gurup başkan vekili idi. Eğer parti küreselleşmeye karşı idiyse kendisi neden Küreselleşmeyi  savunmadı?

 

2) Aslında benim anlayışıma göre , Küresel dünya , spekülatif sermayenin bir kumar masasıdır… Bu masada  sağ veya sol düşünceye sahip olmak  önemli değildir. Önemli olan ülke çıkarlarını ön planda tutan bir politika uygulamaktır. Bu politikanın adı , ulusal politikadır. Ulusal çıkarları ön planda tutan ülkeler söz gelimi Çin , Almanya bu süreçten cari fazla vererek galip çıkmıştır. Buna karşılık Türkiye  Dünyada en fazla cari açık vererek , bu masada devamlı kaybeden ülkedir.

 

Cari açık için , kimse Petrolü  bahane etmesin , çünkü Çin’de petrol ithal ediyor. Buna karşılık Türkiye’nin de petrol kadar  önemli Turizm geliri var. Türkiye ulusal politika uygulamadığı için , devamlı dış açık veriyor.

 

Küresel süreçte , Türkiye dalgalı kur sistemi yerine , kontrollü kur sistemi uyguluyor olsaydı , paralel olarak sıcak para’yı kontrol edip kur dengesini sağlasaydı , aramalı ve hammadde üretimine ve  çiftçiye destek vererek , ithalata bağımlı bir üretim yapısı oluşturmasaydı küreselleşme  Kılıçdaroğlu’nun söylediği yararları getirmiş olurdu. Ne var ki Kılıçdaroğlu açıkça Ulusal politikalara karşı olduğunu söylüyor. Partide ekonomiye bakanlarda aynı çizgide olanlardır.

 

Maalesef  Spekülatif sermaye , bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde kurdurduğu  vakıflar yoluyla basında ve  siyasi arenada  özellikle bazı  insanları bulup , ideoloji tartışması yaratıyor. Bu karmaşa içinde kendisi sıcak para , spekülatif sermaye yoluyla  spekülatif karlar sağlıyor. Ülke cari açık vererek kan kaybına uğruyor ve fakat küresel oyunda ekonomik emperyalistler  kazançlı çıkıyor. CHP bu gelişmelerin  yolunu daha çok mu açacak ?

 

Kaldı ki , CHP’ nin emeği ön planda tutması gerekir… Küresel süreçte sermaye hareketleri hızlandı… Ancak emeğin hareketine tersine sınır getirildi.. Finans sektörü aşırı balon yaptı… Reel sektörü temsil etmekten uzaklaştı.

 

Finans sektörünün spekülatif balon yapmasını , toplumlar ödüyor. Devletler  bankaları halkın vergisi ile kurtarıyor.  Halk sıkıntı çekiyor. Dünyada küresel süreçte zengin – fakir devlet farkı açıldı … Açlık sınırında yaşayanlar sayısı arttı…İnsanlar mutlu olmadı… Buna karşılık Soros gibi sepkülatif sermaye ve bunların vakıfları ile , söz gelimi Türkiye de bunların uzantısı olan ve herkesin tanıdığı vakıflarla ilişkisi olanların  , ulusal bütünlüğü tartışmaya açanların  şansı ve yolu  açıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir