ÇEKİRDEK ENFLASYON YÜKSEK ÇIKTI

Ağustos  ayında, TÜFE (Tüketici fiyat endeksi) yüzde 0.85, ÜFE ( Üretici fiyat endeksi ) ise yüzde 1.04 oranında  arttı…

Fiyatlar genel düzeyi genellikle Ağustos ayında, Haziran ve Temmuz aylarına göre daha yüksek çıkar. Bu nedenle çok fazla sorun gözükmüyor…

Enflasyonda tek risk kur artışından sonra  olabilir… Ancak yine de eski enflasyonları yaşamamız olası değildir.

Ağustosta dikkat çeken ve enflasyon açısından sorun olabilecek bir gelişme, “Çekirdek enflasyon“un yüksek çıkmış olmasıdır.

Çekirdek Enflasyon, fiyatlar üzerinde etkili olan geçici  faktörler çıkarıldıktan sonra ve yapısal nedenlerden ileri gelen enflasyonu gösterir. Çekirdek Enflasyonun enflasyon trendini gösterme gücü yüksektir. Başka bir ifade ile enflasyonda gerçek eğilimin belirlenmesinde etkili bir göstergedir.

2005 yılına kadar,  özel imalat sanayi Toptan eşya fiyatları çekirdek enflasyon göstergesi olarak kullanıldı… 2005 yılından sonra DİE, çekirdek enflasyon olarak “Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri”ni hesaplamakta ve kullanmaktadır.

Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri, Tüketici Fiyat endeksinden tüm geçici faktörlerin etkisi çıkarıldıktan sonra fiyatlardaki değişmeyi ölçmektedir… Bu anlamda:

–   Uluslararası piyasalardaki fiyat hareketlerine bağlı olduğu için Enerji Fiyatları,

–       Mevsimlik  etkiler altında kalabilen ürün fiyatları,

–     Devletin kontrolünde ve resmi kararlarla belirlenen kamu malı fiyatları,

–       KDV gibi dolaylı vergiler…

Dışlanarak çekirdek enflasyon hesaplanır.

Ağustos ayında mevsimlik ürünler hariç Çekirdek enflasyon oranı yüzde 1.57 oldu. Bu bize şunu  gösteriyor: Ağustos ayında  Gıda fiyatlarının düşmesi TÜFE olarak enflasyonun yüzde 0.85  şeklinde düşük çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca Giyim ve sağlık harcamalarındaki düşme de aynı şekilde TÜFE daha düşük çıkması sonucunu doğurmuştur…

Gıda ve enerji birlikte hariç tutulduğunda özel kapsamlı TÜFE oranı yani çekirdek enflasyon bu defa  yüzde 1.11 oluyor.

Aslında enflasyondaki korku kur artışı olduğunda yaşanabilir.

İthalatımız içinde, mamul ve hammade ithalatının payı yüzde 70 dolayındadır. Kur artarsa ithal girdilerin fiyatı artacak ve bu artış maliyet artışı yaratacaktır. Bu maliyet artışının bir kısmı perakende fiyatlara yansıyacaktır. Ancak eğer talep yapısı uygun değilse bu yansıma bir defalık fiyatları genel düzeyini arttıracak ve orada kalacaktır. Tersine durumda ve siyasi risklerde artarsa, enflasyon olayı süreklilikle yaşayacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir