CİDDİ YATIRIM GEREKİYOR

Cari Açığın ekonomik ve sosyal yapı üstündeki olumsuz etkileri orta ve uzun dönmede ortaya çıkar. Bunun içindir ki kısa dönemde yalnızca açıklandığı zamanlarda tartışılıyor.

Öte yandan Cari açık konusunda ekonomi yönetimi taraftır. Bu nedenle hükümetin ekonomi yönetiminin “cari açık sorun yaratmaz” şeklindeki değerlendirmelerini çok doğal karşılamak gerekir. Zaten hükümette  bu dönemde sık sık cari açığın sorun yaratmayacağını vurgulamıştır. Cari açık tek başına kriz anlamına gelmemekle beraber, krizin altyapısını oluşturan en önemli faktörlerden birisidir.

 

Aslında bugün yüksek faiz ve düşük kur’un nedeni de  cari açıktır.. Bu  Cari açığın finansmanı için , yüksek faiz sıcak paraya bir taviz olarak , bir teşvik olarak veriliyor.

 

 

 

Cari açığın artmasının en önemli nedenleri, iç tasarruf açığı, büyüme ve düşük kur politikasıdır.

 

Türkiye’de son dönemde uygulanan kur politikasının ithalat fiyatlarını ucuzlatması sonucunda ithalata bağımlı bir büyüme meydana gelmiştir. Yanlış kur politikaları, ülkenin uluslar arası rekabet gücünü de olumsuz etkilemiş, halka yansımayan suni bir büyüme yaratmıştır.

 

KAYIP 100 MİLYAR DOLARI GEÇTİ..

 

AKP döneminde cari açık toplamı 97.1 milyar dolar oldu.

 

 

CARİ AÇIK (MİLYAR DOLAR)

YILLAR

CARİ AÇIK

(Milyar Dolar)

2002

1,5

2003

8,0

2004

15,6

2005

23,2

2006

2007 (7AY)

31,7

18.6

 

AKP’NİN4YIL.8 AYI         

 97.1

 

 

Cari açığın kendisi kadar finansmanı da risk taşıyor. Cari açığın  Dış borç ve sıcak parayla finansmanı ,ekonomik ve sosyal yapımıza  cari açığın kendisi kadar zarar veriyor.

Sıcak para, ülkede risk arttığında, dünyada ki ekonomik gelişmelere ve özellikle de ülke içinde faiz- kur makasına bağlı olarak girip-çıkan bir paradır.  

Bu para YTL’nin aşırı değer kazanmasına neden oldu ve da  ekonomide kırılganlığı arttırdı.

 

 

 

SICAK PARA STOKU (Milyar Dolar)

Nisan 2007

Hisse Senedi

45,0

Devlet Borçlanma Senedi

31,8

Mevduat

4,2

TOPLAM

81,0

 

SICAK PARA BÖYLE GİTMEZ..

Sıcak para aniden çıktığı için döviz dengelerini alt-üst ediyor… Ve Devalüasyona neden oluyor… Bu  nedenle, Merkez Bankası yüksek miktarda döviz rezervi tutmak zorundadır… Döviz tutmanın da bir maliyeti bulunuyor… Merkez  Bankası bu dövizlere faiz ödüyor… Buna rağmen çok hızlı çıkışlarda panik yaşanıyor… Ve rezervler de yetmiyor… Çünkü, çıkan yalnızca sıcak para olmuyor… Yanında yurtiçi  yerleşikler de döviz  çıkarıyor… Ve  sıcak para göründüğünden daha sıcak oluyor.

Eğer cari açık, uzun vadeli  yabancı yatırım sermayesi ile kapatılsaydı  önemli sorun olmayacaktı… Hatta eğer yabancı yatırım sermayesi, teknoloji getiren, istihdam yaratan, ekonomide verimliliği artıran bir yatırım şeklinde olursa ve kar transferleri dış borç faizlerinin altında kalırsa, daha da yararlı olacaktı.

TÜRKİYE DE YATIRIM GÜVENLİ LİMANDIR.

 

Sıcak paraya vergi getirirseniz bu ya faizlere yansır veya sıcak parayı ürkütür.. Yasak getirmek zaten mümkün değil.. Hem de daha yanlış olur.

 

Daha önce sıcak parayı teşvikle , kolaylık göstererek  kısmen de olsa yatırıma yönlendirebileceğimizi yazmıştım.. Bu konuda gelen sorulardan birisi şudur :

 

Sıcak para spekülatif kar peşinde koşar .. Elini taşın altına koymaz.. Yani yatırım yapmaz.

 

Bu endişe doğrudur.. Ancak ekonomik konjonktürü de dikkate  almak gerekir..

 

Son yıllarda sermaye hareketleri çok arttı.. Kısa vadeli sermaye endişelenmeye başladı.. Daha güvenli liman arıyor… Bu güvenli liman ya gelişmiş ülkelerdir.. Ki bu ülkelerde de faiz düşüktür.. Veya varlığa çevirmektir … Bu nedenledir ki dünyada varlık fiyatları arttı.  

 

Türkiye de ciddi yatırım yapmak , sıcak para için güvenli bir liman olabilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir