CİDDİ MUHALEFET GEREKİYOR

Son yapılan kamuoyu yoklamaları, CHP ve MHP’nin oy kaybettiğini,  AKP’nin ise oyunu birkaç puan artırdığını gösteriyor. Aynı kamuoyu yoklamalarında, çözülmesi gereken en önemli sorunun terör sorunu olduğu belirtiliyor.  

 

 

 

Öte yandan, dış ilişkilerde de sorunlar birikti. Toplum önemli iç ve dış sorunlar olduğunda, daima iktidar partisine avans vermiştir. Kamuoyu yoklamalarında, AKP’ye verilen bu avanstır. Başbakan için bu güne kadar aldığı en büyük sorumluluk bu avanstır. Bu avans başbakanı ve AKP’yi bitirebilir de.   

 

Muhalefete gelince, CHP için oyların düşmesi kadar önemli bir diğer bir gösterge, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na olan kamuoyu desteğinin ve güvenin hızlı düşmesidir… O kadar ki Konsensus’un yaptığı son ankette, kamuoyunun Sarıgül’e olan güveni (23.8 puan), Kemal Kılıçdaroğlu’na olan güvenden (22.6 puan) daha yüksektir.

 

Partinin kan kaybetmesi, CHP tabanını üzüyor. CHP gençlik kollarında çalışmış, parti meclisi üyeliği ve milletvekilliği yapmış bir CHP’li olarak, ben kendi hesabıma, uyarı düzeyinde düşünce belirttim… Partinin zarar göreceğini düşünerek sustum… Ne var ki fayda vermedi… Artık hepimiz parti için doğru olanı söylemek zorundayız.   

 

Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra ve seçimlerden 6 ay önce bu ekiple çalışmamın imkânsız olduğunu söyledim ve herkesten önce aday olmayacağımı açıkladım. Hiçbir zaman tasfiye edilmiş bir isim olmadım. Şimdi, Kılıçdaroğlu hakkında düşündüklerimin doğru çıkmış olması da, beni üzüyor. CHP’nin tek kurtuluşu, Kılıçdaroğlu’nun yapamadım diyerek istifa etmesidir. Zaten kamuoyuna “yapamazsam giderim’’ diye bir sözü de var. Kılıçdaroğlu 15 ay önce genel başkan seçildi. Ancak 15 ayda partiyi tanınmaz hale getirdi… CHP’nin misyonu kalmadı… Partinin kimyasını bozdu… Parti eksen değiştirdi.  

 

Söz gelimi, Başbakanın Alman Vakıfları Polemiğine, Kılıçdaroğlu’nun   “Hangi belediye söylesin… Kulağından tutup, kapıya koyarım” şeklinde verdiği cevap, CHP genel başkanın vermesi gereken cevap değildir. Bu cevap, Kılıçdaroğlu’nun ne kadar antidemokratik olduğunu ve CHP genel başkanlığını hazmedemediğini gösteriyor. Elbette hiçbir CHP’li PKK’ya destek veren bir belediye başkanını istemez… Ancak bu belediye başkanı, Kılıçdaroğlu’nun memuru değil, ülkenin seçilmiş belediye başkanıdır. Kılıçdaroğlu en fazla “böyle bir belediye başkanı varsa partiden ihraç ederiz” diyebilir… İhraç işi de genel başkanın talimatıyla olmaz… CHP tüzüğüne göre, partiden ihraç için üç aşamalı bir süreç var… Bir… Kurultayın seçtiği Yüksek Disiplin Kurulu var… İki… Yüksek Disiplin Kuruluna karşı itirazın görüşüldüğü ve Kurultaydan sonra en yetkili organ parti Meclisi var… Üç… Yetmedi…  Yargı Denetimi var…

 

Kaldı ki, Kılıçdaroğlu başbakana, sen başbakansın… Polemiğe girmek yerine elinde delil varsa, gereğini neden yapmıyorsun? Diyebilirdi. Ayrıca, CHP’nin daha önce verilmiş, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı vakıf ve dernekler, bunların kime ve nasıl yardım yaptıkları ile ilgili soru önergesi de var.

 

Bu güne kadar CHP’ de hiçbir genel başkan bu kadar nezaketsiz, bu kadar dikta tavırlı ve bu kadar yanlış içinde olmadı. Kılıçdaroğlu’nun bu tür yanlışları, demokrasiyi getiren ve bu uğurda bedel ödeyen CHP’ye hem de ülkenin en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde zarar veriyor.

Kılıçdaroğlu, genel başkan olmadan önce, gandi havası içinde, demokratik bir görünüm veriyordu… Meğerse içinde büyük bir dikta hevesi varmış… İlk aylarda İl başkanlarını görevden alma tehditleri ile bu hevesini ortaya koydu. Dediğini de yaptı… Halkın desteği bende diye, CHP örgütünü dışladı. 12 Haziran seçimlerinde il ve ilçelere para göndermedi. Söz gelimi, Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmasından sonra,  bu güne kadar İstanbul’a atanan 4 İl başkanı ile kimsenin bir sorunu olmadı. Sorun 15 ayda 4 il başkanın değişmesidir. Biz, il başkanını Kılıçdaroğlu atamaktan vaz geçsin, örgüt seçsin diyoruz. Örgüt isterse bu günkü il başkanını da yeniden seçebilir. 

 

Türkiye’ye demokrasiyi getiren bir partinin, demokrasinin yerleşmesinde ve uygulanmasında da yardımcı olması gerekir. Astığım astık, kestiğim kestik, diyen bir genel başkanla CHP demokrasi önderi olamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir